Konyalı Tahir Hakgüder’in anlatımına göre hava bulutlanarak biraz çisenti olursa, her mahallenin çocukları toplanarak ‘Kelis’ oynarlar. Kelis yağmuru davet oyunu demektir. Çocuklar herhangi bir evden büyük bir tencere alırlar, aralarından biri bu tencereyi başına giyer. Öbür çocuklar başında tencere olan çocuğun etrafında toplanarak evden eve dolaşılır, her evin kapısında durdukça çocuklar bir ağızdan:
Yağmur yağmur yağ ister
Kaşık kaşık ekmek ister
Analar ekmek ister
Çocuklar güdük ister
Gökten rahmet
Yerden bereket
Tarzında bir türküyü özel bir besteyle okurlar. Bazı mahallelerin çocukları da:
Ekin ektim kamış gibi
Ucu çıkmış gümüş gibi
Arabada çamur
Teknede hamur
Ver Allah’ım ver
Hayırlı bir yağmur
diye haykırırlar.
Evlerde çocukların seslerini işiten kadınlar, pencerelerden başına tencere giymiş çocuğun üstüne bir testi su boşaltırlar, sonra çocuklara kapıdan bulgur, yağ, yumurta verirler. Toplanan yağ ve bulgurla çocuklar başa giyilen tencerenin içinde pilav pişirerek hem kendileri yerler, hem de gelip geçene dağıtırlar. Çocukların kapı kapı dolaşmalarının ve topladıkları bulgur ve yağ ile pilav pişirerek yemeleri ve dağıtmalarının da yağmur yağmasına yardım edeceğine eski Konya’da inanmayan kişi sayısı pek azdır. Memleket