Yağmur yağmazsa 3 gün oruç tutulur

Konyalılar kıtlık ve kuraklık zamanlarında yağmur duasına çıkarlardı...

Küresel ısınma sorunu 2007 yılında Türkiye gündemine yaşanan kuraklık ve yağışsızlık sebebiyle damgasını vurdu. Konuyla ilgili birçok haber yapıldı, Konya’da KOSKİ öncülüğünde UKİDEK toplantısı düzenlendi. Köylüler peşi sıra yağmur duasına çıktılar, hatta hakim medya yağmur duasına çıkanlarla sözümona dalga geçti.

Durum böyle olunca M. Sabri Koz’un hazırladığı, Anadolu kültüründeki yağmur duası geleneklerini konu edinen ve çeşitli şehirlerde yağmur duasına çıkma adabını anlatan yazıları bir araya getirmesiyle oluşan ‘Yağmur Duası Kitabı’ Anadolu-Türk kültüründe bu geleneklerin tuttuğu yeri merak edenlere iyi bir başvuru kaynağı olma özelliği taşıyor.

Kitapta “Konya’da Yağmur Duası” başlıklı bir yazı da var. Folklorcu, edebiyat tarihçisi Mehmet Halit Bayrı’ya ait yazı ilkin Tanrıdağ dergisinin Temmuz 1942 tarihli 10. sayısında yayınlanmış. Bayrı, İstanbul Hukuk Fakültesi’nden mezun kırk iki yaşındaki Konyalı Tahir Hakgüder’den 23 Kasım 1929’da edindiği malumatı kaleme almış yazısında.

 

KIRK BOĞUMLU ÇUBUK OKUNUR, AYGIR KAFATASINA DUALAR YAZILIRDI

Hakgüder’in Bayrı’ya verdiği malumata göre Konya’da ilkbahar gelip hava biraz kurak gidecek olursa, hocalar gizlice kırk boğumlu bir çubuk bulur, bu çubuğun her bir gözüne bir Yasin suresi okurlar. Bundan başka aygır kafatası da buldurarak bunun üzerine de dualar yazılır. Bu işlemden sonra gerek çubuk, gerek aygır kafası suya basılır. “Eshab-ı Bedir, Şifa-i Şerif” okunur. Hocaların yakınları “filan hoca çubuk okumuş, falan hoca aygır kafası yazmış” tarzında ortalığa rivayetler yayarak hocalar lehinde propaganda yaparlar.

 

OKUNMUŞ YETMİŞBİN ÇAKIL DEĞİRMEN ÇAYINA BASILIRDI

Eğer çubuk okunmasına, aygır kafası yazılmasına rağmen yağmur yağmazsa, Hakgüder’in anlatımına göre, halk camilerde toplanır, namazdan sonra dua edilir. Önceden hazırlanmış yetmiş bin çakılın her birine ayrı ayrı “Ve hüvellezi yünezzi’ül gayse…” ayetini okur, ayet okunup bittikçe çakıl dille ıslatılarak torbaya doldurulur. Torbaları gençler omuzlarına alarak halkla birlikte ilahiler eşliğinde Değirmen çayına götürüler ve torbaları suya basarlar. Bu sırada kuzu, inek gibi hayvanlar da bağırtılır. Çakıl taşları suya basıldıktan, dua edildikten sonra zengin sayılan birkaç kişi yakalanarak suya atılır. Zahire tacirleri ve madrabazlar tarafından çalınmasın diye torbaların başına bekçi konur. Çakıl taşları suya salındıktan sonra yağmur yağmayacağına inanmayan pek yoktur. Yağmur çok yağarsa çakıl torbaları sudan çıkarılır.

 

MUSALLA’DA YAĞMUR DUASI NASIL YAPILIRDI?

Çakıl torbaları suya basıldığı halde yine yağmur yağmazsa halk birbiriyle helallaşır, herkes üç gün oruç tutar. Oruç tutulan günlerde Musalla’ya gidilerek kuru toprak üstünde sabah namazı kılınır, Kur’an okunur, dua edilir. Musalla’da dua üç defa yapılır ve dua edilirken eller yukarı doğru açılmaz, yere doğru çevrilir. Çünkü “yağmurun kıblesi topraktır” derler. Dua esnasında herkes elbisesini ters giyer. Duadan sonra yağmur yağacak olursa, “filan hocanın, yahud falan şeyhin duasın Allah kabul etti” denir, eğer yağmur yağmazsa halk “Hocalarda ağız yok ki Allah dualarını kabul etsin” diye hocaları, hocalar da "İnanç yok, fenalık çok" diye halkı haksız çıkarmaya uğraşırlardı. Murat Güzel-Memleket

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?