Veyis Güngör, 3. Dünya Türk Forumu’nda konuştu

Türkevi Araştırmalar Merkezi Başkanı Veyis Güngör, 3. Dünya Türk Forumu’nda önemli bir konuşma yaptı. İşte o konuşma...

Kültür Diplomasisi, sivil toplum ve bir aktör olarak diaspora grupları

-Drs. Veyis GÜNGÖR Türkevi Araştırmalar Merkezi (Hollanda) Başkanı

Giriş Günümüzde, özellikle uluslarası ilişkiler alanında kültür diplomasisi, kamu diplomasisinden sonra kullanılmaya başlayan en önemli araçlar arasında yerini almaktadır. Bir başka ifadeyle ‘kültür’ artık bir çok devletin dış politikasının integral bir bölümü haline gelmiştir. Sadece ülkeler değil örneğin Avrupa Birliği de ‘kültür diplomasisi’ politikalarının geliştirilmesi üzerinde uzun soluklu bir çalışmanın içindedir. Hatta UNESCO’nun Lozan’da yaptığı bir anlaşmaya göre ‘kültür’ ülkelerin her stratejik programının ayrılmaz bir parçası olarak müteala edilmelidir. Kültür diplomasisinin aktörleri ve uygulayıcıları arasında devletin sorumlu birimleri (dışişleri, büyükelçilikler, kültür ateşelikleri, enstitüler) yanısıra özel sektör, sivil toplum kuruluşları, sanatçılar, turizm, film/sinema, gastronomi, yabancı dillerde yapılan yayınlar gibi bir çok alanda etkin ve ehil olanlar da yer almaktadır. Konuşmamı, bu sektörlerden, bizim de içinde yıllardır bir aktör ve uygulayıcı olarak yer aldığımız, daha çok gönüllülük esasına dayanan sivil toplum alanında diaspora gruplarıyla sınırlı tutmak istiyorum.

Kültür diplomasi modelleri Çağımızda sivil toplum kuruluşlarının küresel anlamda üstlendikleri görevleri göz önüne aldığımızda, yapılan çalışmalar ve projelerle ikinci ve üçüncü ülkelerin vatandaşlarını etkilemeleri ve bu kitlelerin değişim sürecine katkıda bulundukları tartışma yer vermeden kabul edilmektedir. Sivil toplum kuruluşları ve diğer sivil aktörler kültür diplomasisi ile, temsil ettikleri kültürün, medeniyetin, fikrin ve ideolojinin değer ve normlarını da ikinci ve üçüncü ülkelerin insanlarına taşımaktalar. Uluslararası uygulanan kültür diplomasisi ile sosyal değişimlere katkıda bulunmaktalar. Son yıllarda, kültür diplomasisinde karşımıza çıkan bir üçüncü model de ‘dijital diplomasi’dir. Her geçen gün insanlar artık internet üzerinden iletişim kurmaktalar. Yeni iletişim yani yeni medya yukarıda ifade etmeye çalıştığımız sosyal değişim süreçleri ve değer ve normların iletilmesine yardımcı olmaktadır. Bu yol artık tabuları ve sansürleri kırmakta ve ortadan kaldırmaktadır. Örneğin blog yazarları yazılarıyla günümüz insanını meşgul etmekte ve gündemi belirlemeyi denemektedirler.

Türkiye ve Türk Dünyası Kültür Diplomasisi uygulamalarında öne çıkan başta İngiltere ve Yeni Zelanda olmak üzere, Almanya ve Noveç, son on yılda da Türkiye yeni oluşturduğu birimlerle, kamu diplomasisi yanısıra kültürel diplomasi alanında da önemli yol almaya başladığını görmekteyiz. Artık Türkiye, diplomasinin sadece diplomatlara bırakılması yerine, uluslararası kurumlarıyla kültür diplomasisi uygulamaya başlamıştır. Bunun en somut örneklerinden bir tanesi Yunus Emre Enstitüsü ve Türk Kültür Merkezleri projesidir. Ancak Fransa’nın Fransız Enstitüsü, İspanya’nın Cervantes Enstitüsü, Çin’in Çin Kültür Merkezleri: Konfüçyüs Enstitüsü’lerini göz önüne aldığımızda, hatta Almanya, Fransa, Norveç gibi ülkelerin kültürel diplomasi alanına yaptıkları yatırımları hatırladığımızda Türkiye’nin stratejik kültür diplomasisinin daha yeni olduğunu söylememiz gerekmektedir.

Dünya Haberleri

İSVEÇ TÜRKİYE'YLE KARIŞTI!
TRUMP'A SUİKAST GİRİŞİMİ
TÜRKİYE'DEN KORKAN YUNAN FRANSA'YA SARILDI
Macaristan'da Orban Devri Kapandı: Fidesz'de Yeni Dönem Başlıyor
FİLİSTİN SEÇİME GİTTİ