Velev ki iktidar samimi…

Mustafa Yiğit

Başbakanın “velev ki başörtüsü siyasal simge” diye başlayan cümlelerden sonra,  “MHP’nin başörtüsü konusundaki tavrını samimi buluyorum...” diye başlayan yazıları sık sık okumaya başladık.

Özellikle liberal kesim ve iktidara yakın gazetelerde yazan yazarlar bunu çok sık dile getiriyor.

Bu yazılarda her şeyden önce MHP’nin tavrının önemine dikkat çekiliyor.

Düne kadar, hiç de hazzetmedikleri MHP genel başkanına övgüler yağdırılıyor.

Hatta,  Salı günü Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında yaptığı konuşmayı özgürlük manifestosu diye yere göğe sığdıramayanlar, bu metinden bazı pasajları köşelerine taşıyanlar var.

Aslında bu yazıları biraz da şöyle okumak gerekiyor  “MHP’den bunu beklemiyorduk ama nasıl oldu da oldu”  gibi içten içe bir merak, biraz da şüpheyi içeren yazılar bunlar.

Bu yazarların kafasının bir yerinde hala bir şey olacak ve ip kopacak düşüncesinin olduğunu hissediyorum.

Çünkü şaşırıyorlar MHP genel başkanın bu hamlelerine…

Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanlığı seçimi, başörtüsü meselesi konusundaki açılımları hem AKP’nin hem de MHP’nin geleceğini belirleyecek iki büyük hamleydi. 

Ve bu hamleler ciddi manada şok etmişti bu yazarçizer takımını.

“22 Temmuz’dan bu yana AKP’nin çıkmaza girdiği her durumda MHP, iktidarın yolunu açtı, onları zordan kurtardı” diyen ulusalcı/solcu cepheden farkları yok aslında onların da.

MHP her iki kesim açısından da, dikkat edilmesi gereken, özgürlükçü anlayıştan uzak, hatta karşısında, üstüne üstlük derin devletin uzantısı olan bir yapılanma.

Özellikle iktidara yakın olan medya yazarları, yine de MHP’nin bu çıkışının arkasındaki nedenlerin peşinde koşmuyorlar ve ona methiyeler düzüyorlar, “sen aslansın, sen kaplansın” diyorlar.

Peki niye bu tarz bir tavır içindeler?

Neden hiç de hazzetmedikleri MHP’yi mal bulmuş mağribi gibi manşetlerine taşıyorlar.

Bunun sebeplerinden birisi onların da MHP’yi devlet gibi görüyor olması.

Devletten onayın çıktığının bir göstergesi olarak kabul ediyorlar MHP’nin bu tavrını.

Problemin çözümünde MHP onlar için bu anlamda çok önemli.

Başka bir sebebi daha var tabii bunun.
MHP’nin bu çıkışının oya dönüşmeyeceğini düşünüyorlar.

Onlar içlerinden şöyle düşünüyorlar: Nasıl olsa MHP daha sonra yine bir ulusalcı ve bürokratik hamle yapar,  başörtüsünün çözümüne yönelik sarf ettiği çabayı ve  onun çözümünden  elde edeceği artıları   AKP’nin hanesine yazdırır.

Bu manada diyebiliriz ki, aslında bu meseleyi bir hafta on gündür köşelerinde gündeme alanlar, MHP’nin başörtüsü konusundaki tavrını öyle gazetelerinde yazdıkları, televizyonlarında söyledikleri gibi samimi bulmuyorlar, yalnızca kendileri açısından işlevsel buluyorlar.

Oysaki MHP bu konuda samimidir.

MHP İstanbul Milletvekili Meral Akşener’in Gerçek Hayat yazarı Bekir Fuat’a verdiği röportajda söyledikleri bu açıdan çok ilginç.  

Meclis Başkan vekili Meral Akşener bu röportajda “Devlet Bey MHP’yi sivilleştiriyor” derken başörtüsü meselesini MHP’nin böyle algıladığını söylüyor.

Devlet Bahçeli ve MHP’nin tavrını bu bağlamda ele almak daha doğru geliyor.

MHP bu sorunun gerçekten çözülmesini istemektedir, ancak bu çözümün bir rant kavgası haline dönüşmesine gönlü razı değil.

Yine Akşener’in Bekir Fuat’a verdiği röportajda söylediği gibi Devlet Bahçeli hem cumhurbaşkanlığı seçiminde hem de başörtüsü meselesinde millet ne istiyorsa onu yapmıştır.

Evet, bu manada yazımızın başına dönersek, son zamanlarda MHP’yi köşelerine taşıyan, dillerine dolayanların söylediği gibi Devlet Bahçeli’nin bu tavrı samimidir ama MHP açısından işlevsel olup olmayacağını zaman gösterecektir.

İktidar penceresinden bakıldığı zamansa, bu sorunun çözümü onlar için oya tahvil bakımından işlevseldir, ancak samimiyeti su götürür.  

Ama yine de biz her şeye rağmen şöyle diyelim, velev ki iktidar samimi…