Ve Çiko yine başıma konmuş

Mustafa Yiğit

Eve yaklaşıyorum…

Kapının ziline doğru elimi hareket ettiriyorum…

Ve zil çalıyor…

Annem “Yine bu çıldırdı diyor”, Çiko’yu göstererek…

Ben eve yaklaşırken ötmeye başlıyormuş…

Benim geldiğimi hissediyormuş…

Eve girer girmez de omzuma konuyor…

Küçük öpücükler konduruyor, başımda geziyor….

Ben hangi odaya geçersem benimle birlikte gidiyor…

Muhabbet kuşu, ama benimle adeta Türkçe konuşuyor…

Öyle kuş dili falan yok baya bildiğiniz Türkçe, mesela “Şampiyon Fenerbahçe” diyor sık sık:..

Garip bir bağ gelişiyor her geçen yıl aramızda…

Kuşlara o kadar ilgili değildim ancak Çiko sonrası epeyce bir ilgi duymaya başladım…

Mesela güvercinleri gözlüyorum kimi zaman…

Onların hiç dala konmadığını biliyor muydunuz?

Onlar dala konmuyor, balkon, çatı gibi yerlere konuyorlar, ama ağaca konmuyorlar…

İsterseniz siz de bakın, göreceksiniz…

Geceleri de ancak kırlangıçlar uçuyor, diğer kuşlar uçmuyor…

Kargalar mesela hiç unutmuyorlar kendilerine yapılan kötülüğü…

İki yüz yılı geçkin bir hayat sürüyorlar ve kinlerini de her zaman taşıyorlar…

O yüzden, “besle kargayı oysun gözünü” atasözünü hep aklımda tutuyorum…

Piti’ler en seri kuşlar, güvercinlere yem attığınızda onlardan önce gelip kapıyorlar yemi ve oldukça da cesurlar..

Kendinden büyük kuşlardan hiç mi hiç korkmuyorlar…

Aslında çocukken de kuşlarla farklı bir ilişki geliştirmiştim…

Bütün çocuklar ellerinde sapanlar kuş vurmaya giderlerdi…

Ben de aynı şeyi yapardım, sapanı mı elime alırdım…

Ancak kuşları hiç vurmak istemezdim…

Atardım sapanla taşı ama inşallah dokunmaz derdim…

Sadece arkadaşlarımdan arka kalmamak için rastgele fırlatırdım sapanımdan taşı…

Bir keresinde dokundu taş kuşa ve döne döne indi ağaçtan…
O sahneden sonra elime bir daha sapan almadım…

Yıllardır o sahne gözümün önünden hiç mi hiç gitmiyor…

***

Bizimkiler başka bir şehre taşındılar geçen yıl….

Çiko da onlarla gitti…

Birkaç ay sonra ziyaretine gittim ailemin…

Yine kapının zilini çalmadan ötmeye başlamış…

Başıma konmuş yine muhabbet etmiştik….

 Ve şimdi bir telefon…

Kızkardeşim ağlayarak arıyor, “Çiko’yu kedi kaptı…”

Şimdi yine aynı sahne gözümde…

Döne döne ağaçtan düşen bir kuş…

Gözlerim doluyor…

Ve bir resim beliriyor…

 Çiko yine başıma konmuş ” Şampiyon Fenerbahçe” diyor…