Okul sezonunun başlamasıyla birlikte çocukların yaz aylarındaki hareketli yaşamı yerini uzun ders saatlerine, servis yolculuklarına ve masa başı ödev süreçlerine bırakıyor. Biruni Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Safa Heybet, gün içerisinde hareketsiz kalan çocukların hem fiziksel hem de zihinsel gelişimlerinin risk altına girdiğini ifade ediyor.
Hareketsizlik Yaş İlerledikçe Artıyor
Dünya Sağlık Örgütü, 5-17 yaş grubundaki çocuk ve gençlerin günde en az 60 dakika orta veya yüksek şiddette fiziksel aktivite yapmasını öneriyor. Fiziksel aktivitenin yalnızca spor salonlarında yapılan egzersizlerden ibaret olmadığını vurgulayan Dr. Safa Heybet; yürümek, koşmak, bisiklete binmek ve teneffüslerde oynamak gibi rutinlerin de bu süreye dahil olduğunu belirtiyor. Yapılan araştırmalar, özellikle ergenlik dönemiyle birlikte çocukların günün büyük bir kısmını oturarak geçirdiğini gösteriyor. Akşamları spor antrenmanına giden bir çocuğun bile günün geri kalanında hareketsiz kalmasının risk taşıdığına dikkat çekiliyor.
Teneffüsler Büyüme ve Öğrenme Fırsatı
Okulların doğru planlamalarla çocukların hareket ihtiyacına katkı sağlayabileceğini aktaran Heybet, teneffüslerin ve okul bahçelerinin önemine vurgu yapıyor. İlkokul çağındaki çocukların sadece teneffüslerde bile günlük 10-12 dakikalık hareketli aktivite kazanabildiği belirtiliyor. Çocukları sürekli kısıtlamak yerine, okul bahçelerinde güvenli hareket alanları oluşturulması gerektiği ifade ediliyor.
Ders Arasındaki Kısa Molalar Dikkati Artırıyor
Ders sırasında verilen 5 ila 15 dakikalık kısa hareket molalarının çocukların akademik başarısını düşürmediği, aksine odağı artırdığı bilimsel çalışmalarla destekleniyor. Ağlama, gerinme ve kısa yürüyüşler içeren bu molalar sayesinde çocukların derse daha iyi odaklandığı ve zihinsel becerilerinin geliştiği gözlemleniyor.
Güvenli Ulaşım Hareket Düzeyini Destekliyor
Çocukların günlük fiziksel aktivitesini artırmanın bir diğer yolu ise okula yürüyerek veya bisikletle gitmeleri. Ancak bu durumun sağlanabilmesi için trafik güvenliği, kaldırımların uygunluğu ve okul çevresinin yürüyüşe elverişli olması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, çocukların hareket etmesini dersten çalınan bir zaman değil, sağlıklı büyümenin ve kaliteli öğrenmenin ayrılmaz bir parçası olarak görmek gerektiğinin altını çiziyor.