Uyuşturucu, Alkol ve Sigara

Semavi dinlerin en sonuncusu olan yüce İslam dinimiz başta olmak üzere, bütün semavi dinler insanlığın huzuru ve mutluluğu için bütün insanlığı ve varlığı tevhide yani Allah'ın varlığına ve birliğine davet etmişlerdir ki buna tevhid denir.

Halil ÖZER

Ancak Yüce Allah'ın sayısı bilinmeyen yaratıkları içerisinde en mükemmel ve kusursuz bir şekilde adeta özenerek itina ile yarattığı tek varlık insan mekanizmasıdır. Adeta bu yüce eseri ile iftihar edip övünürcesine Kur-an'ı Kerim Tin Suresi 4. Ayette mealen şöyle buyurmaktadır: Biz insan ve insan mekanizmasını yaratılışı ve oluşumu itibariyle kusursuz olarak en mükemmel ve güzel bir şekilde yarattık diye ifade etmiştir.

Bu kusursuz güzel yaradılışın ve mükemmelliğin ilahi sırrı ve hikmeti ise yüce Allah'ın insanı yeryüzüne halifesi olarak göndermesidir. Bu nedenle insan bu yüce makama yaraşır şekilde Allah'ın emirleri ve isteği doğrultusunda hareket edip, başta kendisine, ailesine, bulunduğu topluma, ulusuna ve bütün insanlığa karşı üzerine düşen görevleri vecibeleri yerine getirerek hizmet etmesi gerekir ki; bununla da Allah'a karşı kulluk görevini ifa etmiş olur. Zira halka hizmet hakka hizmettir. Hakka hizmet ise Allah'a ibadettir. Allah'a ibadet ise kulluk görevlerinin yerine getirilmesidir.

Ancak bu kutsal görevde insan mekanizmasının adeta motoru olan kalbin sevk ve yönetimini üstlenen beyin, akıl mekanizmasının ve diğer tüm organların sağlıklı bir şekilde işlevlerini yerine getirmeleri ile mümkün olur. Bunun da gerçekleşmesi ancak bu organları tahrip edici ve yıpratıcı unsurlardan korumakla, arındırmakla mümkün olur.

Ne yazık ki günümüzde bu unsurların başında da toplumu, gençliği tehdit eden ve günümüzün bir vebası konumuna gelen uyuşturucu, alkol ve sigara gelmektedir. Bu hususta Kur-an'ı Kerim'e baktığımız zaman önümüze açık bir şekilde üç ayet çıkmaktadır.

1. Ayet Bakara Suresi 219. ayet olup; uyuşturucu, alkol ve benzerlerinin yarar ve zararlarını oranlarcasına belirterek zararın ve tahribatın yararından kat kat üstün olduğunu vurgulayarak asla bir yararı olmadığını ortaya koymakta ve haber vermektedir. İslam alimleri ve tefsir bilginleri bu ayeti kerimenin özünden uyuşturucu, alkol ve benzerleri için zararını aşağıdaki şekilde sıralamaktadırlar.

Sosyal ve toplumsal yaşamımızın temel ilkelerinden olan aile bağlarını oluşturan saygı ve sevgiyi çökertmekte olup aile düzenini yıkmaktadır. Daha da önemlisi kişiyi kişiliğinden çıkarıp insanlığını unutturmaktadır.. İnsanlığını unutan ise kendini bilmez, kendini bilmeyen de Allah'ını bilmez. Bunun yanında uyuşturucu, alkol ve sigaranın insan bünyesinde zehirlenmelere, midede, bağırsaklarda, böbreklerde, karaciğerde, gözlerde, kanda korkunç tahribata vesile olduğu gibi daha da önemlisi üreme unsurumuz olan insan spermlerinde korkunç olumsuz etkileri olup o masumane doğacak çocuklarda menfi etkiler bırakmaktadır.

2. Ayet Nisa Suresi 43. ayet olup mealen, siz uyuşturucu ve alkol alarak sarhoş bir vaziyette iken kendinize gelinceye kadar namaza yaklaşmayınız, durmayınız buyurul-maktadır. Namaz yüce Allah'ın huzuruna durarak belli vakitlerde bütün azaların Allah'a karşı yaptığı bir bedeni ibadettir. Bizim bütün bir zaman diliminde bir saniye de

olsa yüce Allah'ın huzurundan çıkma imkan ve olanağımız yoktur. Bu durumda günümüzde örf ve ananelerimiz gereğince değil uyuşturucu ve alkol olarak sigara içrek dahi olsa büyüklerimizin huzurlarına çıkamazken acaba o büyüklerimizi ve her şeyi yaratan yüce Allah'ın huzurlarında uyuşturucu içmiş ve alkollü bir durumda bulunmamız saygısızlık ve gaflet değil midir?

3. ayet; Maide Suresi 90. ayettir ki, bu ayeti kerimeyi dikkatlice inceleyecek olursak uyuşturucu ve alkolün vehameti ortaya çıktığı gibi bu konularda ilahi irade ve hüküm de tam olarak netleşmektedir.

Bu ayeti kerimede özellikle dört nokta üzerinde durulmuş olup bu noktalardan önemi ve vahameti nedeni ile önceliği uyuşturucu ve alkole vererek bunlarla başlamıştır ki bu da (hamr) kelimesidir. Bu kelimenin lügat manası herhangi bir şeyin önünü örtüp gerçekleri görmesini önlemektir. İstilahi ve seri manasına gelince uyuşturucu ve alkolün oluşumuna vesile olan arpa, üzüm, hurma, bal, afyon kenevirden mayalanarak işlenerek elde edilen uyuşturucu ve sarhoş edid maddelerdir. İkinci bir önemli nokta ise uyuşturucu ve alkolün konumunun ayette (ricis).ve (amelişşeytan) kelimeleri ile vurgulanmakta olup pis, kötü ve şeytanın işinden ve amelindendir manası içermektedir.

Şeytan bütün insanlığın babası Adem'e (a.s.) en büyük kötülüğü yaptığı gibi hala onun nesli olan biz insanlara da yapmaktadır ve bu nedenlerle de Âllah'ın rahmetinden kovulmuştur. Allah'ın rahmetinden kovulan şeytanın işlerini yapmanız yeryüzünde Allah'ın halifesi olan biz insanlara yaraşır ve yakışır mı? Günümüzde toplumdan dışlanan bir kişiye dahi yaklaşılması olanaksızken Allah'ın dışladığı şeytana Allah'ın halifesi olan bizlere ve insanlara yaraşır mı elbette yaraşmaz.

Üçüncü önemli nokta ise "fectenibû" kelimesidir. Bu kelime ile uyuşturucu ve alkole ait ilahi irade ve hüküm dönüşümü olmayan kesin bir dille ifade edilmiş ve belirtilmiş ki; "Bunlardan kesinlikle sakınınız ve bunları yapmayınız" denmektedir. Bu emir Kuran'da; geçen en kati emirlerden olup içeriğine mutlak surette uyulması gerekir.

Son olarak Kur-an'ı Kerim'in yüce açıklayıcısı Rasulullah efendimizin bir Hadis-i Şerifi ile noktalamak istiyorum. Ebu Davud'dan rivayet olan ve mesnedi Ümmü Seleme'ye dayandırılan Hadisi Şerif'te belirtildiği üzere, azalarda uyuşturuculuk ve sarhoşluk veren, alınan ve içilen her şey kesinlikle yasaklanmış ve men edilmiştir.

Sağlık Haberleri

Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir
Kanser Tedavisinde Yeni Dönem: Kemoterapi Artık Bir "Öcü" Değil
Sosyal Medya Tuzağına Düşmeyin: Bilinçsiz Spor Sakat Bırakıyor!
Dakikada 6 Can: Aşıların 50 Yıllık Mucizevi Karnesi
Kilo vermek için başvurduğu merkezde kanser olduğunu öğrendi