KTO’nun Ekim ayı toplantılarının açılış konuşmasını yapan Başkan Öztürk, başta AB ülkelerinde devam eden borç krizi ve küresel ekonomide yaşanan daralma nedeniyle, Türkiye’nin 2012 ekonomik büyüme hedefinin 2011 yılına oranla düşük kaldığını ifade etti. Yüzde 4 olarak öngörülen 2012 büyümesinin 3,5 civarına gerçekleşeceğini öngördüklerini vurgulayan Öztürk, “Diğer taraftan 2011 yılında verdiğimiz cari açığa önlem olarak, Türkiye ekonomisi, ekonomik büyüme ve cari açık arasında tercih noktasına gelmiştir. Bu kapsamda sıkı bir maliye politikası ile ekonominin yumuşak iniş sürecine girmesi planlanmıştır. Bu gelişmeler çerçevesinde ekonomimizin durgunluğa girdiğini görmekteyiz. Bu durgunluk ekonomi yönetimini de iki ayrı kutba ayırmış durumdadır” dedi.
CARİ AÇIĞI KAPATMAK İÇİN BÜYÜMEYİ YAVAŞLATMAK YANLIŞ
“Bir tarafta herhangi bir kazaya yol açmamak için dünyada risklerin olduğu bir dönemde kontrollü büyümenin devam etmesi, diğer tarafta büyümenin frenlenmemesi yönünde görüşler ortaya çıkmıştır” diyen Öztürk, şöyle devam etti: “Bizler özel sektör olarak cari açığı kapatmak için büyümeyi yavaşlatmanın doğru olmadığını düşünüyoruz. Daha fazla üretimin önünün açılması gerekmektedir. Türkiye ekonomisinde durum Avrupa'ya kıyasla daha iyi olsa da kalıcı sorunlarımızın çözümü için daha yüksek oranlarda büyümeyi gerçekleştirmeliyiz. Yüzde 3,5 - 4’lük büyüme Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarının çözümü için yeterli değildir. Bu dönemde dünya ülkeleri ile aramızdaki gelir farkını kapatabilmemiz açısından daha fazla büyümeyi gerçekleştirmeliyiz. Dünyada yaşanılan durgunluğu fırsata çevirmeliyiz.”
KISA DEĞİL UZUN VADELİ YATIRIMLAR YAPILMALI
Ekonomideki durgunluğun 2013’ün ikinci yarısına kadar devam edeceğini öngördüklerini belirten Öztürk, “Durgunluğun bir müddet daha devam edeceğini görmekteyiz. 2013 ikinci yarısına kadar piyasalardaki nakit sıkışıklığının ortaya çıkardığı tedirginlik devam edecektir. Bütçe açığını kapatmak için getirilen vergi zamları da üretici ve tüketiciyi tedirgin etmektedir. Bu noktada firmalarımızın süreci dikkatli takip etmeleri gerekmektedir. Kısa yerine uzun vadeli planlar yaparak sıkıntıyı aşabiliriz. Bu dönemde döviz kurunda dalgalanma olmayacağı için ihracat yapan firmalarımız da daha fazla ihracata yönelmeleri gerekmektedir” şeklinde konuştu.