Fahri KUBİLAY/SEYDİŞEHİR
Seydişehir Meslek Yüksekokulu Grafik-Tasarım Programı öğrencileri, Seydişehir’deki çeşitli dönemlere ait eserleri yerinde incelemek için. SÜ Seydişehir Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Mehmet Bakanlar ve M. Sami Öztürk nezaretinde teknik bir gezi gerçekleştirdi. Mehmet Bakanlar, geziyle ilgili izlenimlerini ilgili olarak gazetemize şu açıklamaları yaptı:
Seydişehir’de Seyyid Harun Camii’nin (1302–1320) incelenmesiyle gezimize başladık. Seyyid Harun Camii sonradan yapılan onarımla asıl şeklini, az çok kaybetmiş olsa dahi, camii Anadolu’da Selçuklular ve Beylikler devrinde örnekleri çok olan düz damlı ve ahşap sütunlu camiiler tipinde bir örnektir. Caminin orijinal kapısına bağlı kalarak yeni kapının bir an önce yapılıp yerine konulması gerekmektedir. Seyyid Harun Camii’nin incelenmesinin ardından Beyşehir’e hareket ettik.
Beyşehir Fasıllar köyünde bulunan Hitit heykeli ve Roma rölyefi incelendi. M.Ö. 13. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen Hitit anıtının 7.5 m. yüksekliğinde olması öğrencilerimizi oldukça heyecanlandırdı. Ören yerinin incelenmesinin ardından öğrencilerimiz köyün yaşlılarıyla tatlı bir sohbete koyuldu, köy halkının sıcak ilgisi ülkemizin farklı yörelerinden gelen öğrencilerimiz üzerinde olumlu izlenimler yarattı.
Güzel duygularla ayrıldığımız Fasıllar köyünden Beyşehir’e hareket ettik. Güneşin koşarak doğup, hüzünle battığı bu güzel ilçemizde molanın ardından, Eflatunpınar’a hareket ettik. Hititler dönemine ait anıt, kabartmalı ondört dik dörtgen taş bloktan oluşuyor. Anıttaki figürlerin güneş tanrısı ve fırtına tanrısını simgelediği sanılmakta. Öğrencilerimizin hayran kaldığı bu anıtın ihmal edildiğini ve çevre düzenlemesine ihtiyaç duyduğunu düşünüyoruz.
Gezimizin son bölümünde Eşrefoğlu Camii gezildi. Eşrefoğlu Süleyman Bey’in yaptırdığı Eşrefoğlu camisi 1299’da Anadolu’da ahşap direkli en büyük camiler grubunun en özgün örneği. Son cemaat yeri, abanoz ağacından yapılmış minberi, hünkâr mahfili bizleri büyüledi. Öğrencilerimiz yedi yüz yıllık bu şaheseri hayranlıkla inceledi. Eşrefoğlu Camii’nin çevre düzenlemesinin önemli ölçüde tamamlandığı görüldü, fakat caminin önündeki elektrik direklerinin yıllar önce uyarılarımıza rağmen yerinde olması görüntü kirliliği yaratmaya devam ediyor. Ayrıca medresenin iç bölümünün imara uygun şekilde yeniden yapılandırılması, bedestenin ise bugün yalnızca konferans salonu olarak kullanılmaması, yörenin etnoğrafik yapısına uygun hazırlanarak halka açılması gerekmektedir.
Bu gezi neticesinde, çevremizdeki tarihi dokunun incelenmesiyle, geçmişle günümüz arasında bir köprü oluşturuldu.