UNESCO Dünya Miras Merkezi Direktörü Rossler, Dünya Miras Komitesi 40. toplantında tehlike altındaki bölgeler listesindeki 48 bölgeyle ilgili raporların görüşüleceğini aktardı.
UNESCO Dünya Miras Merkezi Direktörü Mechtild Rossler, Dünya Miras Komitesinin Ani Harabeleri'ne ilişkin bir karar vereceğini belirterek, "Dünya Kültürel Mirası Sözleşmesinin ruhunda iş birliği yatmaktadır. Bu nedenle de daha sonraki aşamalarda neler yapılacağını göreceğiz, ama komitenin kararına bağlı her şey." dedi.
UNESCO Dünya Miras Komitesi 40. Oturum Başkanı Büyükelçi Lale Ülker ve UNESCO Genel Direktör Yardımcısı Francesco Bandarin, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen UNESCO Dünya Miras Komitesi 40. Toplantısı kapsamında basın toplantısı gerçekleştirdi.
Rossler, toplantıda tehlike altındaki bölgeler listesindeki 48 bölgeyle ilgili raporların görüşüleceğini, Dünya Miras Listesi'ne adaylıklar konusunun ele alınacağını ve bu kapsamda 27 adaylığın komite tarafından inceleneceğini, devletlere uluslararası yardımlar yapılması konusunun da çalışılacağını anlattı.
Rossler, Palmira'nın korunması konusundaki bir soru üzerine, Suriye'deki bölgelerin hepsinin oradaki ihtilaf nedeniyle "tehlike altındaki bölgeler" listesinde yer aldığına değinerek, konuya ilişkin rapor hazırlandığını ve yapılacaklara ilişkin çalışmaların da ele alınacağını belirtti.
Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri
Lale Ülker de Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri isimli alanın UNESCO Dünya Miras Komitesi'nin Temmuz 2015 tarihli Bonn toplantısında Dünya Miras Listesi'ne tüm komite üyelerinin oy birliğiyle kaydedildiğini hatırlatarak, şu bilgileri verdi:
"2015 yılı sonunda terör örgütü tarafından başlatılan saldırılar neticesinde alanda yer alan kültür varlıklarında hasar meydana gelmiştir. Alanın durumu o tarihten bu yana UNESCO ile iş birliği halinde 1972 tarihli UNESCO Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesi ve buna bağlı rehber ilkeler uyarınca yetkili makamlarımızca ele alınmıştır. Alanda kamu düzeninin tesisi amacıyla terörist örgüte karşı güvenlik güçleri tarafından operasyon yürütülmüştür. UNESCO'ya süreç boyunca konuya son derece hassasiyetle yaklaştığımız, alanın hiçbir şekilde zarar görmesini istemeyeceğimiz, konunun ilgili kurumlarımızca ciddiyetle takip edildiği yönünde bilgi verilmiştir. Bu çerçevede Kültür ve Turizm Bakanlığının 60 uzmanı alanda inceleme yapmış, hasar tespitinde bulunmuş ve ön raporlar UNESCO Sekreteryası, Dünya Miras Merkezi ile paylaşılmıştır.
Bizim için kültürel miras tüm insanlığa ait evrensel mirasın bütünüdür. Bu anlayış ve koruma bilincine sahip olduğumuz için 2013'te rekor düzeyle oyla Dünya Miras Komitesine seçildik. Geçtiğimiz yıl Bonn'da yapılan toplantıda da Dünya Miras Komitesinin dönem başkanlığını devraldık ve bugün burada Dünya Miras Komitesinin 40. toplantısını yapıyoruz. Türkiye, 1972 tarihli UNESCO Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesinin hükümlerine müdriktir. Sözleşmeye her taraf devlete olduğu gibi Türkiye'ye de miras alanlarını koruma yükümlülüğü verdiğini biliyoruz. Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri Kültürel Peysajı isimli alanımızın sözleşme ruhuna uygun ve UNESCO ile işbirliği içinde korunması ve gereken mekanların rehabilite edilmesi için elimizden geleni yapmaktayız. Zaten Dünya Miras Komitesine ev sahipliği yapan Türkiye'den de bunun dışında bir şeyin beklenmemesi gerekir."