“Ümmetin sigortası Erdoğan”

Aydınlar Ocağı’nda Mekke Gözlemleri’ni anlatan Hasan Özer Hoca, “Suud halkı ve üniversite hocaları “Ümmetin sigortası Erdoğan” olduğuna inanıyorlar.” dedi

Aydınlar Ocağı’nda Mekke Gözlemleri’ni anlatan Hasan Özer Hoca, “Suud halkı ve üniversite hocaları “Ümmetin sigortası Erdoğan” olduğuna inanıyorlar. Kâbe’yi tavaf ederken her şaftta isimcek Erdoğan, Davutoğlu, Âla ve Fidan’a bizzat dua ediliyor” dedi.

Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbetleri’nde, “Mekke Gözlemleri”ni anlatan Selçuklu Dini Yüksek İhtisas Merkezi eğitim görevlisi Hasan Özer, “Hanefi mezhebi devlet mezhebidir, imparatorluk mezhebidir, yaşanabilir bir mezheptir” dedi.

Suudi Arabistan’ın başkenti Mekke’ye, davet üzerine 1999, 2003, 2009 ve 2013’de yaptığı ziyaretlerinde yaşadıklarını hatıralar eşliğinde anlatan ve gördükleriyle yaşadıklarını dinleyicilerle paylaşan Hasan Özer Hoca, Mekke-i Mükerreme’de bulunan Ümmül Kur’a Üniversitesi’ndeki hocaların Türkiye’ye, Türk âlimler ile hocalara ve devlet idarecilerine bakış açılarıyla ilgili gözlemlerini aktardı.

Suudi Arabistan’ın resmi ideolojisinin Vahhabilik olduğunu ve Vahhabiliğin de İngiliz menşeli olduğunu anlatan Hasan Özer, Mekke’de kaldığı aylarda çok iyi, güzel izlenimler edindiğini belirterek “Ümmül Kur’a Üniversitesi hocalarına ‘Vahhabilik bir İngiliz projesidir. 1915’te İngilizler, Osmanlı’dan aldıkları Mekke’yi sizin elinize verdi. İngilizler şimdi de Mekke-i Mükerreme ile Harameyn’i sizin elinizden alıp Şia’ya teslim edecekler. Bunu da Türkiye’den başka bir ülke engellemeyecek’ deim. İnanmak istemediler ama bu IŞİD olayı ortaya çıkınca bana hak verdiler. Üniversitedeki hocalara kendimizi anlatınca, bize karşı daha sıcak ve içten davranmaya başladılar” dedi.

FIKIH VE AKAİD EĞİTİMİ ŞART

Koyu Vahhabiler haricinde Suud halkı ile Türk halkı arasında temelde pek farkın olmadığına işaret ederek “Anladık ki Ümmül Kur’a Üniversitesi yetkilileri ve hocaları bizi, Türkiye halkı ve Türkiye’deki âlimlerle bozuk olan münasebetleri düzeltmek için bizi oraya davet etmişler. En sonunda bize ‘Türkiye ile çalışmak istiyoruz’ dediler” şeklinde konuşan Özer Hoca, şunları dile getirdi: “Vahhabilik bir mezhep değil, ideolojidir. Meselâ ben Hanefi mezhebinden olmakla her zaman iftihar etmişimdir. Mezhep sistem demektir. Biz Müslümanlar delillerle değil, hükümlerle mükellefiz. Vahhabilik ve IŞİD vari yapılanmalara karşı Kur’an ve Sünnet’i iyi anlamak ve kavramak açısından iki aslanı ön planda tutmalıyız. Onlar da Usûlü Fıkıh ve Usûlü Din’dir. Fıkıh ve akâid olmadan Kur’an ve Sünnet-i Seniyye tam olarak anlaşılamaz. O zaman özellikle genç insanlarınızı IŞİD zihniyetinde terör odaklarının inisiyatifine bırakmış olursunuz. Tekrar söylüyorum. Fıkıh ve akâidi anlamadan Kitap ve Sünnet anlaşılamaz.”

 “ÜMMETİN ÜMİDİ ERDOĞAN”

Mekke’nin cadde ve sokaklarında Pakistanlı işçi ve Suudlu taksicilerle tanıştığını ve kendilerine selam verdiğinizde her türlü ikramı yaptıklarını kaydeden Hasan Hoca, üniversitedeki hocalara Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın nasıl Kur’an okuduğunu ve dua yaptığına dair bilgisayardan görüntüleri göstermek zorunda kaldıklarını belirterek şu açıklamaları yaptı:

“Bizim idarecilerimizle ilgili onların kafasında kalan yanlış intibaları bu şekilde ancak silebiliyorsunuz. Laikliğin yanlış anlaşıldığını ve İngiliz kışkırtmaları ile bizim aramızın nasıl açılmak istendiğine o zaman tanık oluyor, kendimizi ve bizi idare edenlerin böyle insanlar olduğunu gösterdiğinizde mutmain oluyorlar. Ondan sonra bize fısıltı şeklinde “Ümmetin umudu Erdoğan” ve “Ümmetin sigortası Erdoğan” demeye başladılar. Suud halkı da böyle düşünüyor. Mekke-i Mükerreme’ye dünyanın dört tarafından gelen Müslümanlarda da bu düşünce ve fikirlerin olduğuna şahit oluyorsunuz. Usûlü Fıkıh ile Usûlü Din’i bilenlere dünyanın ihtiyacı var. Bu da Türkiye’de. Mekke’de dilenciler bile ‘yâ Türk’ diye bizden yardım istiyorlardı. Suud’lu taksiciyle konuştuğumda, bana “Ne biz, ne de siz Osmanlı’nın hakkını tam olarak veremedik” dedi. Bak dedi şu gördüğün ve dolaştığın yerlerde hep Osmanlı kaleleri vardı. Benim ailemde Osmanlı’ya yakın insanlar vardı. Onun için Osmanlı’nın ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Ben de kendisine, hazinenin yıkık yerlerde olduğunu belirterek merak etmemesi gerektiğini söyledim.”

 

Yerel Haberleri

MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA
KONYA'NIN SU GÜVENLİĞİ