Ümmet Coğrafyasını Parçalıyorlar

İnanç Özgürlükleri Platformu basın açıklaması Kayalıpark Meydanı’nda gerçekleşti. Platform adına basın açıklamasın Ersoy Kağnıcıoğlu yaptı.

Ülke gündemini değerlendiren Kağnıcıoğlu, “Ülkemizin içinde bulunduğu siyasal atmosfer istenilmeyen pek çok olaylara sebebiyet vermiştir. Artan şiddet olayları, ülkeyi değişik şekillerde kutuplaşmaya doğru götürmektedir. Bu kutuplaşmanın şiddeti arttıracağı olayları büyüteceği ve çözümü güçleştireceği kesindir. Değişik sivil toplum örgütlerinin olaylar karşısında gösterdikleri tepkiler ve yaptıkları açıklamalar olayların yatışması açısından önemlidir. Fakat kullanılan dil yükseltilen şiarlar, çözüm önerileri ve metotları çözümü kolaylaştırıcı ve olayları bitirici cinsten midir tartışılabilir. Tarafların her birine yönelik çağrılarda bulunan basın açıklamaları ve yapılan yürüyüşlerde öne çıkarılan şiarların daha çok batılı şiarlar olduğuna dikkat edilmelidir. İçinde bulunduğumuz karmaşa ana sebepleri itibari ile batılı değerlerin İslam toplumlarında meydana getirdiği sorunlardan kaynaklanmaktadır. Sorunun kaynağı olan şeyi sorunun çözümü içinde uygulamaya kalkışmak zehiri zehirle tedavi etmeye kalkışmak demektir. Ulusalcı şiarların yükseltildiği hiçbir çözüm önerisi çözüme katkı sağlamayacak, problemleri bitirmeyecektir. Tarafların birinin ağzıyla veya birinin ideolojik duruşunu destekler mahiyette yapılan açıklamalar, uçurumu büyütecek farklılaşmayı körükleyecektir. Çözüme ulaşmak isteyenler öncelikle ellerindeki benzin bidonlarını dillerindeki batılı kavramları bir yana bırakmalıdırlar. Müslüman halkları bir arada tutacak tek gerçeklik ümmet bilinci, İslami şiarların yükseltilmesi ve İslam'ın hedef ve maksatlarına ulaşmak için yapılacak olan çağrıdır. Bu çağrıyı en gür bir şekilde seslendirmeli kendi öz kimliğimizi ve ilahi ilkelerden kaynaklanan ideallerimizi daha açık bir şekilde ifade etmeliyiz” dedi. Ümmet coğrafyasının parçalanmasına dur denilmesi gerektiğini savunan Kağnıcıoğlu, “Parçalanmış ümmet coğrafyası ve inşa edilmiş bize yabancı ulusal kimlikler ve şekillenmiş ulusçu devlet ve örgütler problemin kendisidir. Bir an önce sınırların kaldırılacağı ulusal kimliklerin ümmet üst kimliği içerisinde tanınmayı sağlayacak bir renk haline dönüştürüleceği ümmetin vahdetinin gerçekleştirileceği talepler yükseltilip istekler dillendirilmelidir. Meydanlar yeniden İslami sorumluluğumuzun yerine getirildiği alanlara dönüştürülmeli çağrımız yeniden İslam'a ve onun değerlerine olmalıdır. İslam ümmetinin en önemli şiarlarından olan Mescid-i Aksa da işgalci Siyonist çetelerin uyguladığı zulüm ve değerlerimize yaptığı saldırılar ümmetin en küçük ferdinden en büyüğüne kadar içimizi yaralamış kalbimizde acılar meydana getirmiştir. Ümmetin bölünmüşlüğü bölgesel çatışmalar ve iç karışıklıklar Siyonist işgalin varlığını güçlendirmekte ona rahat nefes alma imkanı sağlamaktadır. İsrail terör şebekesini bir devlet olarak tanıyan tüm devletler, örgütler ve sivil kurumlar israilin varlık alanında olmasının sebeplerinden bir kısmıdır. Onunla siyasal ilişkileri devam ettirmek onun varlığını kabullenmek değerlerimize ihanet en azından anlaşılamaz bir gaflet olarak değerlendirilmelidir. Herhangi bir siyasal gündem, sosyal sorun veya çatışma Mescid-i Aksanın ve Kudüs'ün işgal altında olduğu gerçeğini gölgede bırakmamalıdır. Mescid-i Aksanın özgürlüğüne kadar herhangi bir sorunumuzda kalıcı bir çözüm üretmek gayet zordur. Tüm problemler Mescid-i Aksanın özgürleşmemesi için çıkartılmakta işgalin devamına yönelik yapılmaktadır. Gücümüzü ve çabamızı Mescid-i Aksanın özgürlüğüne öncelemeliyiz. Kutsal mescidin özgürlüğü problemlerimizin çözümünün başlangıcı olacaktır” diye konuştu. Ferit Hepokur-Memleket

Yerel Haberleri

MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA
KONYA'NIN SU GÜVENLİĞİ