Ülkesini satanlar ve sevenler!..

yazar-70

Seçimlere şurada kalmış haftadan az bir süre, ancak  kimse; kaç partinin meclise gireceği ve kaçar milletvekili çıkaracağı konusunda net bir tahmin yapamıyor. Yapılan tahminlerin hepside de "Şayet falan parti barajı aşarsa... " şartına bağlı ve yanılma payı yüksek oranlı, tahmin totolar söz konusu.

Bir haftadır tatil iznim dolayısıyla yaklaşık beş il ve dokuz adet ilçe merkezinde, halkla (seçmenle) sıkça siyaseti konuştum. İnsanların gazeteci olduğumu öğrenir öğrenmez bana sormalarına fırsat vermeden, ben sordum -Ne olur gardaş bu seçimde... kim ne kadar vekil çıkarır... barajı kim aşar kim aşamaz ? İnanın aldığım cevaplarda ha Konya, ha Karapınar, ha Antalya, Adana, Mersin, Tarsus ya da Side veya Kemer... gördüğüm kadarıyla insanımızın beynin de seçim sonrası için ne bir tablo olşmamış. İşin garibi de falanca partiye oy vermeye karar verenlerin çoğunluğunda dahi "Evet falanca partiye oy verecem amma...." diye başlayan tereddüt ifadesine mahkum görüş ve kanaatler.

Olayın benim en çok dikkatimi çeken ve açıkçası ürküten yanı ise şu. Sanki içten içe, uzun vadede çok büyük tehlilere gebe bir bölünmeye doğru hızla gidiyoruz kuşkusu. (Umarım ben yanılıyorumdur veya yanlış yorumluyorumdur) Konu şu; insanlarımız pek çoğunda uzun siyasi tartışmaların sonucunu hep şu şekil görüşleriyle bağlıyor olması. Daha doğrusu AK Parti’ye oy vermeyecek olanların hemen hepsi, sözünün sonunda şu ifadeyi kullanıyor. "Aman gardaşım, oyunu AKP'ye verme de; kime verirsen ver.. Yoksa bunlar bu ülkeyi satacaklar, vatan elden gidiyor haberin olsun..."

İnanın değişik birçok ilde ve ilçede değişik partilerden bütün insanlarımızın ağzında bu aynı ifade mevcut. Yani sanki bu seçimde "Ülkeyi satanlar ile sevenlerin seçimi" yapılacak havası estirilmek isteniyor. Peki gerçekler böylemi? Tabi bunun yorumunu yapmak, bu satırlarda şık olmaz. Ancak bu tür bir ortama girilmiş olması bile insanı ürkütmeye yetiyor. Bu söylemlere zemin hazırlayan mevcut iktidarın bu kanudaki vebali kadar, gerçek dahi olsa bu olayı bu şekilde kutuplaşma ve ilerisi için iç çatışmalara sürükleyebilecek bu konunu siyasi malzeme yapılmasıda ağır veballi bir hassasiyet diye düşünüyorum. Bu polemikten, şahsen "kazanan taraf olmayacağı gibi kaybeden ülkemiz olacaktır" diye düşünüyorum.

1970'li yıllardaki Sağ-Sol kutuplaşmasını önümüzdeki yıllarda Türk-Kürt diyerek kardeşi kardeşe kırdırma politikası, senaryolanmış ve sanki uygulamaya konulmuş vede adım adım ilerliyor gibi görünüyor. İnanın Adana ve Antalya'daki insanlarımızın gözlerindeki öfke ve kin beni ürküttü. Benim açımdan, işin entresan tarafı o '80'li yıllar öncesi asla aynı safta yer alamadığımız sol görüşlü arkadaşlarımızın, MHP'yi ve milliyeçiliği kendilerine öylesine yakın bulmaları ve birçoğunun MHP'ye oy dahi vereceğini söylemeleriydi. Tıpkı MHP'li olup ta sırf liderinin duruşunu parti çizgisine yakıştıramadığı için, partisine oy vermeyeceğini ifade eden ülkücüler gibi... Aslen CHP'li olupta, Deniz Baykal'ın çizgisini tasvip etmediği için MHP'ye oy vermeyi düşünen devrimciyim diyen solcu sayısı, CHP'ye oy vermeyi düşünen Ülkücü sayısından oldukça fazla. Her iki partinin de ortak görüşü "Akp, gerek dış politikada ve gerekse ekonomik politikalarla, ülkeyi satmakta ve onun için bu gidişe dur demek lazım". Her iki kesimin ortak görüşü 23 Temmuz'da CHP-MHP koalisyon hükümetinin ülkenin kurtuluşu olacağı noktasında birleşiyorlar. Haydi hayırlısı...

SİDE'DE  ÖZGÜR BİR SARAY

Tatilimi geçirdiğim Özgür Saray Apart Hotel'de kaldığım süre içerisinde, hotel sakinleri olarak tam bir Türkiye mozaiğini oluşturduk. Ülkenin dört bir yanından gelen ailelerle havuz ve deniz haricindeki tek konu, seçimler ve siyasetti. Otel sahibi Bülent ve Özgür Paçal kardeşler, (aynı zamanda hemşerimiz oluyorlar) öylesine sıcak ve samimi bir aile ortamı oluşturmuşlar ki, inanın 5 gün nasıl geldi geçti anlayamadık. Biraz reklam gibi olacak ama, gerek temizliği ve gerekse bahçesindeki havuzu ve sahile yakınlığı ile, elit aile müşterilerinden oluşan, tam bir tatil cenneti havasını yaratılmış. Ailecek tatil düşünenlere tavsiye derim.

 

ADAM GİBİ

   "Aslanlar, kendi hikayelerini yazmadıkça;

   Avcı masallarını dinlemeye devam edeceğiz."

HİKMETLİ SÖZLER

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.