Konya Sivil Toplum Kuruluşları tarafından Alanya Bera Otel'de 5 gün boyunca gerçekleşen 10. Ufuk Turu Toplantıları, 'Sonuç Bildirgesi'nin okunmasıyla sona erdi. Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi tarafından okunan 'Sonuç Bildirgesi'nde, toplantıların Konya'da faaliyet gösteren yüz sivil toplum kuruluşunun ev sahipliğinde, Türkiye’nin her bölgesinden sivil toplum kuruluşlarını temsilen gelen yaklaşık 500 katılımcı ile icra edildiğini kaydetti. Selvi, "Bu yılki toplantılarda "Türkiye’nin Geleceği" konusu, konunun uzmanı akademisyen, bürokrat, düşünce adamı ve sivil toplum yetkilileri tarafından sunulan tebliğler çerçevesinde farklı boyutlarıyla ve derinlemesine tartışılmıştır. Toplantılar, "Medeniyet, İnanç ve Değerler", "21. Yüzyılda Dünya ve Türkiye", "Türkiye ve Bölgesel Dengeler" ve "Türkiye’de Siyasal Tartışmalar" ana başlıkları altında, dört oturum, üç söyleşi ve özel tartışma ortamlarında ele alınmıştır" dedi.
BİLDİRGEDE DİKKAT ÇEKEN MADDELER
Selvi tarafından okunan 15 maddelik bildiride 'Uzun bir durgunluk döneminden sonra İslam medeniyeti için yükseliş döneminin işaretleri'nin görüldüğü, 'milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmeyi amaçlayan çözüm sürecinin tüm toplum kesimleri tarafından desteklenme'si ve 'Kamuda başörtüsü özgürlüğü konusu başta olmak üzere ülkemizde güç kaybına yol açan ve devlet-millet kaynaşmasını engelleyen konuların acilen çözülme'si gerektiği kaydedildi.
İŞTE 10. UFUK TURU BİLDİRİSİ
1. Dünyada ve bölgemizde yaşanan hızlı ve köklü değişimler, bu süreçte Türkiye'yi daha önemli hale getirmiştir. Önümüzdeki dönemde bölgemizdeki gelişmelerin yakından takip edilmesi ve gerekli adımların aktif bir biçimde atılması son derece önemlidir.
2. Soğuk Savaş sonrası tesis edilen dünya düzeninin yeniden şekillenmekte olduğu kritik bir dönemden geçmekteyiz. Bu dönem, Türkiye için önemli fırsatları ve riskleri içinde barındırmaktadır.
3. Tarihsel olarak medeniyetler yükselir ve düşer. Günümüzde Batı medeniyeti maddi ve manevi anlamda derin bir kriz yaşamaktadır. Uzun bir durgunluk döneminden sonra İslam medeniyeti için yükseliş döneminin işaretleri görülmektedir.
4. İslam'ın medeniyet tasavvuru günümüz sorun ve ihtiyaçlarına cevap verecek niteliktedir. Gücünü bu medeniyet tasavvurundan alan Türkiye daha barışçıl ve adil bir dünya inşasında aktif rol oynamalıdır.
5. Dünyadaki ve bölgedeki Türkiye algısı oldukça pozitiftir. Bu algı tarihsel mirasımıza dayanmakta ve günümüzdeki ekonomik ve siyasi başarılardan beslenmektedir.
6. Uluslararası kuruluşlar değişen dünya dengelerine uygun olarak yeniden yapılanmaktadır. Bu süreçte Türkiye aktif rol oynamalı ve tüm dünyada Müslüman ve mazlum halkların hakları konusunda duyarlı olmalıdır.
7. Türkiye, bölgesinde etkinliğini artırmak için, sivil toplum kuruluşları ile işbirliği halinde, bölge ile yakın ilişki kurmalıdır.
8. Bölgede etkin politika oluşturacak bilgi, uzman ve donanım eksikliği yaşayan Türkiye'de eğitim ve araştırma kuruluşları desteklenmelidir.
9. Türkiye’nin çevresindeki coğrafya ile ilişkileri güçlendirilmelidir. Bu çerçevede Ortadoğu ve Afrika açılımı devam etmeli; sosyo-ekonomik ve kültürel ilişkiler geliştirilmelidir.
10. Arap Baharı diye isimlendirilen süreç, bölgede halkın rızasına dayalı meşru rejimlerin kurulmasının önünü açacaktır. Türkiye'nin sahip olduğu birikim ve tecrübe bölge halklarına ilham kaynağı olmaktadır. Sürecin başarılı olması için Türkiye bölgeye yönelik ilgisi ve desteğini sürdürmelidir.
11. Suriye'deki kanlı rejiminin tasfiyesine yönelik sürdürülmekte olan mücadele başarıya ulaşıncaya kadar desteklenmelidir. Türkiye'nin Suriye politikası ahlaki ve siyasi temelde doğru bir politikadır ve tahriklere rağmen devam ettirilmelidir.
12. Toplumun temel meselelerini tam olarak çözmeden Türkiye’nin bölgesel ve küresel seviyede etkin bir güç olabilmesi mümkün olmayacaktır.
13. Türkiye'nin son dönemde yakaladığı istikrarı kalıcı hale getirecek ve gücünü artıracak yeni bir anayasa acilen yapılmalıdır. Bu çerçevede Başkanlık sistemi dâhil olmak üzere tüm hükümet sistemleri bilimsel bir temelde tartışılmalıdır.
14. Türkiye'ye ciddi bir maliyeti olan terörü bitirecek, milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmeyi amaçlayan çözüm süreci tüm toplum kesimleri tarafından desteklenmeli ve sürecin devamını sağlayacak yapısal düzenlemeler gerçekleştirilmelidir.
15. Kamuda başörtüsü özgürlüğü konusu başta olmak üzere ülkemizde güç kaybına yol açan ve devlet-millet kaynaşmasını engelleyen konular acilen çözülmelidir.