Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi, D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’nde Karatay Belediyesi desteğiyle gerçekleştirdiği “Kültürel Etkinlikler” kapsamında bu hafta “Gazze ve Radikalleşen İsrail” konusunu ele aldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, İsrail'in dini metinleri siyasallaştırma süreci ve Türkiye'nin bölgedeki yükselen stratejik konumu detaylandırıldı.
"Mahcubiyetimiz Yaptığımızın Çok Üzerindedir"
Programın açılış konuşmasını yapan TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu, Gazze’de devam eden zulmün 917. gününe girdiğini hatırlatarak Müslüman coğrafyasındaki sessizliğe dikkat çekti. Köseoğlu, "7 Ekim’den bu yana her gün bombaların altında yaşayan bir halk varken, bizlerin yaptığı çalışmalar bu acziyet karşısında yetersiz kalıyor. Amacımız ızdırabımızı zinde tutmak ve zalimlere karşı duruşumuzu tazelemektir," diyerek insani dramın derinliğine vurgu yaptı.
Teopolitik Dönüm Noktası: Mesihçi Siyonist Yahudiler
Prof. Dr. Nuh Arslantaş, İsrail yönetiminin dini argümanları nasıl bir devlet politikası haline getirdiğini açıkladı. Netanyahu’nun kendisini "Mesih öncesi son başbakan" olarak gördüğünü belirten Arslantaş, İsrail’in stratejisinin üç temel sütun üzerine kurulu olduğunu ifade etti: 1948’de devletin kuruluşu, Yahudi göçü ve nihai hedef olan Yahudi Mabedi’nin inşası. Arslantaş ayrıca, İsrail eğitim sisteminde Arapların sistematik olarak "vahşi" gösterildiğini ve bugünkü ordu şiddetinin bu radikal eğitimden beslendiğini söyledi.
7 Ekim Sonrası Ortadoğu ve Türkiye’nin İstikrar Gücü
Doç. Dr. Gökhan Çınkara ise 7 Ekim saldırılarının bölgedeki "İbrahim Anlaşmaları" sürecini sekteye uğrattığını ve diplomatik dengeleri kökten değiştirdiğini belirtti. Türkiye’nin bölgedeki yapısal gücünün arttığına değinen Çınkara, "Türkiye, bölgeye istikrarsızlık ihraç eden aktörlerin aksine, bir güven adasıdır. İstanbul, bugün Arap entelektüellerinin merkezi haline gelmiştir," dedi. Program, konuşmacılara sunulan Katılım Beratı ve kitap takdimi ile sona erdi.