Konya'da kültür sanat yaşamını Memleket'e değerlendiren Türkiye Yazarlar Birliği(TYB) Konya Şube Başkanı Prof. Dr. Hayri Erten, Şehrin kültür ve sanatını üniversite gençliği ile barıştırmak gerektiğini vurgulayarak, "Bununla ilgili hepimize düşen görevler var" diye konuştu.
-TYB ülke için önemli bir sivil toplum kuruluşudur. Konya Şubesi alanında ne kadar etkin?
Türkiye Yazarlar Birliği, Türkiye’nin her tarafında çalışıyor. İzmir, İstanbul, Ankara, Bursa, Trabzon, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Konya gibi şehirler olmak üzere 12 tane şehirde de şubesi var. Her hafta etkinlikler yapıyorlar. Ama bu şubelerin içerisinde en çok faaliyet gösteren il Konya. Konya’nın ayrı bir yeri var. Bunun sebebi de biz yıl sonlarında her zaman çalıştığımızın üzerine birkaç kat daha artırarak toplantılar yapıyoruz. Yönetim kurulumuzla ve yönetim kurulu dışında üyelerimizle hatta üyelerden olmayan Konya’yı seven, Konya’ya ilgi duyan kültür insanlarımızla istişareler yapıyoruz. "Önümüzdeki yıl ne yapabiliriz, hangi programları gerçekleştirebiliriz, Konya hangi alanda neye ihtiyaç duyuyor, kültürel açıdan, ilim açısından ya da sanat açısından ne gibi ihtiyaçları var?" gibi daha birçok alandaki ihtiyaçlara cevap verebilecek ya da o konuda Konya halkını, özellikle Konya gençliğini geliştirebilecek, yol gösterebilecek insanları getirmeye, programlar yapmaya çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızın ardından 1 yıl içerisinde hangi programları gerçekleştireceğimize dair bir yıllık takvim çıkarıyoruz. Bu takvimi çıkardıktan sonra her programa bir sorumlu arkadaş tayin ediyoruz. Her yıl en az 30-35 civarında program gerçekleştiriliyor. Bu programların görsel manâda çekimini yapıyoruz ve bunların pek çoğunu da Konya televizyonlarımızda yayınlıyoruz. Her yıl olmasa da Konya’ya rehberlik etmiş insanları anıyoruz, onlarla ilgili program yapıyoruz.
-2017'deki faaliyetlerinizden kısaca bahseder misiniz?
Büyükşehir belediyemizin yaptırdığı yeni binamızdaki ilk programımızda yazarlarımızı ve Türkiye Yazarlar Birliği üyelerimizi tiyatroya götürdük. Yazarları oraya götürmekteki amaç dikkat çekmek, tiyatronun önemine vurgu yapmak ve Konya halkına tiyatronun insan hayatındaki yerini anlatmaktı. Konya'daki yazarları Kule site’de bir araya getirdik, okuyucularıyla buluşturduk.. Bildiğiniz üzere Mart ayının son haftası kütüphaneler haftası. Konya İl Turizm ve Kültür Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi ile birlikte halk kütüphanemizde imza günleri düzenledik. Ve Konya dışından çok değerli yazarlarımız bu imza günlerimize katıldılar. Konyalı yazarlarımızı da buraya dahil ettik. Biz bir program daha gerçekleştiriyoruz ve bu artık geleneksel bir program oldu. “Yazılacak Çok Şeyimiz Var” başlığıyla her yıl geceler düzenliyoruz. Bu yıl iki defa böyle bir gece düzenledik. Birincisi Gevale Kalesi. Yazarlarımız geldiler, gördüler ve ardından da gazetelerine yazı olarak aktardılar. 8 Temmuz'da Mevlana şiir töreni yaptık. Bu etkinlikle birlikte insanlarımızın şiire karşı olan ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bir diğer önemli programımız 15 Temmuz konulu ödüllü karikatür yarışması. 160 civarında eser yarışmaya katıldı. Bizler içerisinden 3 tanesini seçtik ve ödüllendirdik. Bizi sevindiren bir diğer husus ise ortaokul, hatta ilkokul derecesindeki öğrencilerimiz de bu yarışmaya katıldılar. Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dekanımız Sayın Prof. Dr. Ramazan Altuntaş, çok önemli bir konuda sunum yaptı.15 Temmuz'da olup bitenlere karşı ne yapmalıyız gerektiğine cevap niteliği taşıyor. 30 Eylül'de Kervan belgeselinin gösterimini gerçekleştirdik. Kervan belgeseli son derece önemli ve Cumhurbaşkanlığı’nın himayesinde gerçekleştirilen bir proje. Yakında da TRT’de yayına girecek. Sanatla alakalı programlar da yapıyoruz. Aslında sinema çağımızda önemli bir yer işgal etmeye başladı. Sinemayı önemsemek gerekiyor. Zira yeni neslin sosyalleşmesinde çok büyük etkisi var. Bizlerin özüne sahip çıkan, ahlaki değerlerimize aykırı düşmeyen ayrıca seyredilebilir de olan bir sanat icra etmemiz gerekiyor. Her yıl kültürel bir takvim belirleyip her hafta bir program gerçekleştiriyoruz. Ben sadece bazılarını sizlere aktardım.
-Konya’da edebiyat ve kültür ne aşamadadır?
Konya aslında Orta Asya’nın, Orta Doğu’nun ve Batı'nın birleştiği bir noktadadır. İslam’ın doğuşu, Orta Asya’ya doğru yayılışı, Anadolu’nun içlerine doğru gelişi, farklı kültürleri içinde barındırışı, batı dünyasıyla teması ve Selçuklu’yu kurması adeta İslam’ın özünün farklı medeniyetlerle nasıl haşır neşir olabileceğinin en güzel örneklerini veriyor ve bu sebeplere bağlı olarak da çok dikkat çekici bir noktadadır. Bu açıdan baktığımızda Konya’nın yeri ve önemi çok net bir şekilde ortaya çıkmış oluyor. Konya edebiyatta ciddi ve önemli bir konumda. Başarılı yazarları ve düşünürleri var. Bürokrasi açısından da, iktisadi açıdan da gayet başarılılar. Konya’nın içinde de başka şehirlerde de başarılı bir şekilde görevlerini yapıyorlar. Konya’nın en eski üniversitesi olan Selçuk Üniversitesi bu zamana kadar birçok akademisyen yetiştirdi. Nereye gidilirse gidilsin Konyalı ve Konya’da yetişmiş başarılı akademisyenler bulabilmek mümkün. Bu yüzden de Konya yabana atılabilecek bir şehir değil.
-TYB Konya’nın kaç tane üyesi var?
TYB Konya’nın 210 civarında üyesi var. Üyelerimiz arasında gençler de var ama öğrenci bazında az sayıda. Gençlerimizi, öğrencilerimizi geliştirmek amaçlı onlara kendi yazılarını sunma, panel yapma imkânı veriyoruz. Üniversite öğrencilerini de bu gibi işlerde görmek isteriz. Tabi üniversiteler ve üniversitedeki gençlik kulüpleri de çeşitli faaliyetlerde bulunuyorlar. Üniversitelerle çalışmayı çok arzu ediyoruz ve çalışıyoruz da. Bizim kültürel faaliyetlerimizin alanı tek bir konuyla sınırlı değil. Sanat, din, siyaset, iktisat, tiyatro, medya gibi birçok alanda faaliyet göstermeye çalışıyoruz. Üniversitelerde uygun bulduğumuz alanlarla birlikte işler yapıyoruz. Konya’daki tüm üniversitelerin projelerine açığız, biz de onlara proje sunabiliriz. Bu bağlamda Milli Eğitim'le de iş yapıyoruz. Onların “Ekip 42” diye bir faaliyeti var. Okullara gidip yazarları anlatıyorlar ve öğrencileri yazarlarla buluşturuyorlar. Biz de Konyalı yazarları ekibin içerisine protokolle birlikte dâhil ettik. Konyalı yazarlarımız Milli Eğitim’in uygun gördüğü okullara gidip onların izni ve bilgisi dâhilinde önce öğrencilere kitaplarını gönderiyorlar, kitaplar okunduktan sonra öğrencilerle sohbet ediyorlar hem de kitapla ilgili öğrencilerin görüşlerini, sorularını dinliyorlar ve bu da çok geliştirici oluyor. Daha da önemli projeler yapılabilir.
-Konya’yı kültürel anlamda üniversitelerle barıştırabilir miyiz, barıştırabilirsek nasıl bir tablo ortaya çıkar?
Öğrenciler aslında şehirle barışıklar ama barışık oldukları alanlar az ve farklı. O barışık oldukları alanları daha merkeze, istediğimiz şekle getirmemiz gerekiyor. Burada hem şehre, hem üniversitelere, hem de gençlere vazife düşüyor. Öğrencilerimiz üniversite sınavlarıyla sadece üniversite değil, gidecekleri şehri de kazanıyorlar. Bu yüzden birçok öğrenci şehre göre üniversite tercih ediyor. Üniversite hayatı sadece üniversitede bilgi almak değil, kültür, görgü, beceri, yetenek, kendini toplum önünde ifade edebilme, fikirlerini ortaya koyabilme, farklı düşüncelerini açıklayabilme gibi konularda kendilerine güvenlerini sağlamamız gerekiyor. Şehirler bu imkânları kendilerine sunuyor. Konya da bu imkânları sunan en önemli şehirlerden bir tanesi. Bir İstanbul kadar, belki de Ankara’dan çok daha önde. Bursa’yla zaten yarışıyor ve zaman zaman öne geçiyor. Yani gençlerimiz ortaöğretimde bu bilinçle tercih yapıp gelirlerse geldikleri zaman şehrin kendilerine ne sunduğunu araştırırlar. Dolayısıyla şehrin bu imkânlarından azami derecede istifade etme gayreti içerisine girerler.
M. Ali Elmacı-Memleket