TYB ile Karapınar gezisi

Salih Sedat Ersöz

Türkiye Yazarlar Birliği Konya Şubesi’nin birbirinden güzel etkinlikleri devam ediyor. TYB Konya Şubesi tarafından düzenlenen söyleşi ve konferanslar yanında zaman zaman da ‘yazılacak çok şeyimiz var’ adı altında gezi programları düzenlenmektedir.

Bu geziler yazarlar için hem değişik bir atmosferin yaşanmasına neden olmakta, hem yeni yerler görmenin heyecanı yaşanmakta hem de Konyalı yazarların birbirleri ile olan birlik ve beraberliklerinin artması, dost ve kardeşliğin pekişmesi sağlanmaktadır. Geçtiğimiz Cumartesi günü yapılan Karapınar gezisinde de bu güzellikleri tekrar yaşama imkânı bulduk.

Karapınar deyince zihnimizdeki çöl hayali, daha Karapınar’ın girişindeki 100. Yıl Atatürk dinlenme tesislerinde yıkıldı. Zira girişteki bu yeşillikler parkını görünce Karapınar’ın hiç de zannedildiği gibi çölden ibaret olmadığını anladık ve hepimizde var olan çöl intibası, gezinin henüz başlangıcında yerini olumlu bir havaya bırakıverdi. Daha sonra Karapınar Belediye Başkanı Mehmet Mugayıtoğlu’nu dinledikçe ve Karapınar’ı gezip gördükçe bizde oluşan bu olumlu hava daha da pekişti.

Başkan Mehmet Mugayıtoğlu; insan canlısı, mütevazı, çalışkan, samimi ve ilçesine hizmet yolunda her zorluğu göze alabilen, Başkanlık koltuğunu bile risk edebilen bir yapıya sahip…

Hiç kanalizasyon hattı olmayan bir bölgede 210 km. lik kanalizasyon hattı döşemek, bir tane bile olsa kaloriferli bina olmayan bir yerde yeni binaların tamamını kaloriferli olarak inşa etmek ve böylece ilçeden kaçmak isteyen bilhassa üst düzey görevlileri bölgede tutmayı başarmak, Konya’nın geneli içinde ilk defa olmak üzere yağmur suyu drenaj hattını tamamlamak, su arıtma tesisi kurmak, bütün yolları asfalt hale getirmek, toplu konut hamlesi başlatmak, en önemlisi de ilçede imar planında yeşil alan olarak görülen binlerce metre kare yerin tamamını ağaçlandırmak gibi hizmetler Karapınar’ı en alt sınıftan en üst sınıfa yükselten büyük hamlelerdir.

Hiçbir canlının yaşamadığı acı gölün tuzlu suyu yorgunluğumuzu alıp götürürken, restore edilen Sultan Selim Camii ve düzenleme yapılan çevresi ile yeşillendirilen ve güzel bir mesire yeri haline getirilen Ali tepesinin de ilçeye ayrı bir güzellik kattığını gördük. Devletin yatırımı olan kömür rezervi ve güneş enerjisi yatırımları da tam olarak gerçekleşirse Karapınar, tarihinde görmediği bir hizmeti bu dönemde görmüş olur.

Sık sık ölümlü kazalar yaşanan Karayollarına ait çevre yolunun çift şeritli hale gelmesi için Başkanlık koltuğunu ortaya koyarak, “bu yolu çift şeritli yaptıramazsam istifa edeceğim” sözünü veren ve kısa zamanda yaptığı girişimlerle istenilen şekilde düzenleme yaptırmayı başaran Başkan Mugayıtoğlu, kanalizasyon hattı, su hattı ve yağmur suyu direnaj hattı kazılarının oluşturduğu çamur ve çukurlar içinde ikinci dönem seçimlere girmeyi göze almış ve zorluklara rağmen ikinci dönemde de kazanmayı başarmış. Çıraklık ve kalfalık döneminden sonra sıra ustalık döneminde İnşallah…

Karapınar’da başarıların yanında bizleri üzen önemli bir konu var ki, o da dünyanın nazar boncuğu olan Meke’nin suyunun kurumuş olmasıdır. Artık Meke göl değil. Meke’yi göl yapan sular çekilmiş, yerini toprağın üstünü kaplayan beyaz bir tuz tabakası almış. Canlılığını kaybeden Meke’nin eski görünümüne kavuşması için bir şeyler yapılmalı ve yeniden Meke gölü haline getirilmeli.

Yapılan hizmetlerin yanında asıl büyük ve kalıcı yatırımın insana yapılan yatırım olduğunu, bunun da ancak sosyal ve kültürel faaliyetlerin artışına bağlı olduğunu Başkan’a ilettim ve şu cevabı aldım. “Karapınar’da yapılması gereken acil işler vardı. Onları tamamladık. Bundan sonra yapacağımız işler arasında kapalı pazar yeri, sanayi siteleri, modern parklar ve spor tesisleri ile yoğun kültürel faaliyetler var.”

Obruklar, görmeye değer bir tabiat varlığı olsa da Karapınar halkı için ciddi bir sıkıntı kaynağı. İlçede onlarca obruk var ve oluşmaya devam ediyor. Yer bir anda çöküyor ve obruk denilen çukur oluşuveriyor. Kireç taşlarının erimesi ve yer altı sularının çekilmesi obruk oluşumunun en önemli iki nedeni. Bizim gördüğümüz obruğun derinliğinin 70 metre, çevresinin ise 300 metre olduğunu öğrendik. 3 yıl önce oluşmuş. Tabanında 5 metre derinliğinde su var. Görünümü oldukça dehşet verici, korkutucu ve de son derece etkileyici.

Karapınar gezisini düzenleyen başta Mehmet Ali Köseoğlu kardeşim olmak üzere TYB Konya Şubesi yönetimine, hizmeti ve candan yakınlığı ile gönlümüzü fetheden Karapınar Belediye Başkanı Mehmet Mugayıtoğlu’na, Belediye yetkililerine, Karapınar Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Hikmet Peker’e, bütün ilgililere ve Karapınar halkına şükranlarımı sunuyorum. Mutlu yarınlar efendim.