Murat GÜZEL
Konuşma aralarında Mustafa Karaçelebi'nin saz ile söylediği türkülerle renklenen programda türkülerden yola çıkarak kültürümüzün ve kendimizin inceliklerine vakıf olabileceğimizi iddia eden Abak "Karpuz Kestim Yiyen Yok" başlıklı kitabında bir araya getirdiği sıra dışı türkü yorumları ve denemelerini yazmasına türkülerimiz hakkındaki yanlış yorum ve kültürel yozlaşmanın sebep olduğunu dile getirdi. Türkülerden önce kendisini harekete geçiren saikin Nasrettin Hoca hikayeleri olduğunu belirten Abak, Batı medeniyetinin etkisiyle Geçtiğimiz dönemlerde dünyada Yunus Emre, Nasreddin Hoca, Mevlana Celaleddin Rumi yılları ilan edildiğini, ancak bu etkinliklerle birlikte medeniyetimizin bu büyük simalarının "İslamsızlaştırıldığını" vurguladı.
Bu etkinliklerde "Yunus Emre'nin hümanist, Mevlana'nın liberal, Nasreddin Hoca'nın komedyen, Karacaoğlan'ın Kazanova kılığına sokulduğunu" belirten Abak "Türkü son dönemlerde popülerleşti. Bu ülkede Türkü Barlar açılıyor, türkülerimiz hikayeleştirilerek televizyonlarda diziler olarak gösteriliyor, haklarında filmler çekiliyor. Ben bu durumdan rahatsızım. Hikayeli türküler zayıf türkülerdir, kalıcılığı yoktur. Asıl türkülerimiz sanatın da menbaı olan soyutlamalardan doğan türkülerdir. Batılılar, kendi medeniyet dairelerinin dışında kalan insanları kültürsüz, medeniyetsiz, ilkel insanlar olarak lanse ediyorlar. Türkiye'de de batılılaşmış tipler bu tür yorumlardan yola çıkarak türkülerimizi yanlış anlıyor, genç nesillere yanlış tanıtıyorlar. Anglo-sakson anlayışa uygun bu tür yorumların hiçbir geçerliliği yoktur. Ben, üstad Sezai Karakoç'tan edindiğim "sezgisel bulguculuk" yöntemi ilie türkü metinlerindeki simgesellikleri ve medeniyetimizde önem kazanmış çeşitli nesnelerdeki simgesellikleri yorumladım" dedi.
Şaban Abak, konuşmasını beş yıldır yazmakta olduğu Mesnevi tarzı epik şiirlerinden bazı bölümler okuyarak tamamladı.