Türkmenoğlu gündemi değerlendirdi

AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, AK Parti Konya İl Başkanlığı’nda kameraların karşısına geçti. Ayşe Türkmenoğlu, basın toplantısında Konya yatırımları ile ülke gündemini değerlendirdi.

Türkmenoğlu’na basın toplantısında AK Parti İl Başkan Yardımcısı Zerin Özel ile İl Yönetim Kurulu Üyesi Ülkü Çalık eşlik etti.

İşte AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu’nun basın toplantısında değindiği konulardan önemli ayrıntılar;

ÇÖZÜM SÜRECİ VE YOL HARİTASI

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Sayın Beşir Atalay’ın da açıkladığı gibi, çözüm sürecinde yol haritası üzerinde çok çalışıldı. Biz hep yol haritasında sıkıntı olmadığını ancak uygulanmasında sorun olduğunu söyledik.

Çözüm süreci çalışmaları ile alakalı olarak, geçtiğimiz aylarda hepimizin ders alması gereken bir takım olaylar yaşandı. Türkiye’nin bu kanayan yarasına çözüm bulmaya en çok yaklaşıldığı zamanlarda, birileri bu yarayı ısrarla kaşıyarak kapanmaması için uğraşılıyor. Bu noktada üzerine sorumluluk düşen her kim varsa ki, siyasiler olsun, sivil toplum örgütleri olsun fark etmez, hükümetimiz kadar hassas davransalardı belki de artık üzerinde konuşulacak bir sorun bile kalmayacaktı. Artık hükümetimiz, belli bir aşamaya gelmiş olan ve belirginleşen yol haritasının uygulanmasıyla ilgili çalışmalar yürütülüyor.

ERKEN SEÇİM İDDİALARI ve SEÇİM ÇALIŞMALARI

2015 Haziran ayında yapılacak genel seçimlerin erken tarihe alınması konusunda söylentiler ortalıkta dolaşmaktadır.Ancak bu tarz konuşmalar her zaman olmuştur, önünü alamazsınız. Biz AK Parti olarak 12 yıllık iktidarımız süresince hep seçimlerin zamanında yapılmasını tercih ettik. 2007'deki Cumhurbaşkanlığı seçiminin krize girmesi sebebiyle zaruri olarak yapılan erken seçimi buna katmıyoruz. Orada halk iradesine karşı yaşanan üretilmiş bir engellemeye karşı halk iradesinin tecellisi adına erken seçim yapılmıştı.

AK Parti için seçim çalışmaları hiç bitmez. Her zaman, her an yapılabilecek seçimler için hazır durumdayız. Zaten ülkemizde AK Parti iktidarına kadar maalesef şöyle bir anlayış vardı: “Seçimler yaklaşınca vatandaşa yakınlaş, birkaç hizmet yap, sonraki seçime kadar bir daha yüz yüze dahi gelme”, bu anlayışı biz yıktık. Halkımız da bunun farkında ve siz değerli basın mensuplarımız da zaten bunu gözlemliyor, takip ediyorsunuz. Gerek bakanlarımız, gerek milletvekillerimiz ve hatta Sayın Başbakanımız dahi sürekli olarak vatandaşımızla iç içe. Tüm teşkilatımız halkımıza hizmet için tüm mesaisini harcamaya devam etmektedir. 2015 seçimlerinde de halkımızın büyüyerek artan desteğini alacağımıza inancımız tamdır.

YENİ ANAYASA

Farkında olduğumuz ve toplumun tüm kesimlerinde de kabul olan bir gerçek var ki; mevcut olan Anayasa yenisi ile yer değiştirmediği sürece Türkiye 'de ileri demokrasiyi hayata geçiremeyeceğiz. Bizden önceki hükümetlerce ve bizim dönemimizde, 1982 Anayasasında birçok değişiklik yapıldı ancak hala anayasanın omurgası olduğu yerde durmaya devam ediyor.

Bizim 2023 hedeflerimize ulaşmamızda gerçekleştirmemiz gereken belki de en önemli çalışma Anayasa değişikliği olacaktır. Bunun içinde 2015 seçimleri sonrası yoğun ve büyük bir çalışma içine girmeyi planlıyoruz. Elbette ki bunun için halkımızın seçimlerde bize bu yetkiyi vermesi gerekiyor. Halkımızın bu yetki ve desteği verileceğine de inancımız tamdır. Zira toplumdaki neredeyse her kesim mevcut Anayasadan muzdarip durumdadır. Yeni Anayasa ile daha demokratik bir Türkiye’de, mevcut Anayasadan da kaynaklanan sıkıntılı olan tüm konularda da özgürlük alanları daha da genişletilmiş olacaktır.

ÖZGÜRLÜK ALANLARININ GENİŞLETİLMESİ

Yıllardır Türkiye'de neredeyse her kesiminin devletle bir sorunu vardı. Vatandaş devletle kavgalıydı. Kimi inancını özgürce yaşamadığı, kimi kıyafetini özgürce giyemediği, kimi ana dilini konuşamadığı, kimi inandığı mezhebin gereğini yaşayamadığı, kimi sırf devlete güvenmediği, kimi de istediği şarkıyı dinleyemediği ya da söyleyemediği için şikayetçiydi. Bu örnekleri daha da arttırabiliriz

Yasaklar, tabular, baskılar, zulümler ve hatta işkenceler vardı. Sanatçılara bile yasak koyulmuştu, sen şu şarkıyı söyleyemezsin bile denilmişti. 28 Şubat gibi aklın mantığın almadığı süreçlerde binlerce kızımız okullarından ayrılmak, birçok kamu görevlisi görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı. Vatandaş ile devlet arasında maalesef sağlam bir bağ kurulamamıştı.

Çok şükür ki iktidarımız sürecinde bu konuların büyük çoğunluğunu çözdük. Özgürlüklerin arttırılması noktasında halkımızla omuz omuza vererek, desteklerini alarak, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde atılmamış adımları attık. Elbette ki bir takım sorunlarla hala karşılaşabilmekteyiz. Ancak bu sorunların üstesinden de yine halkımızın desteği ile geleceğimize inancımız tamdır.

G20 DÖNEM BAŞKANLIĞI

Biliyorsunuz Türkiye 1 Aralık'tan itibaren G20 dönemsel başkanı olacak. Türkiye dünyanın 16. büyük ekonomisi olarak G20 üyesi. AK Parti iktidarından önce ülkemiz söz konusu sıralamada 20'nin üzerindeydi. Artık Türkiye dünyanın 16. büyük ekonomisi olarak bu ligde yerini sağlamlaştırdığı gibi 1 yıl boyunca bu ligin başkanlığını da yapacak.

Şöyle bir algı da oluşmasını istemeyiz. Zannedilmesin ki sırası geldi dönem başkanı olduk. Öyle bir şey yok Dönem başkanlığı üyelerin oyları ile seçiliyor. Türkiye'nin dönem başkanı olması üyelerin oylarını vermesiyle kararlaştırıldı. Bu bile ekonomimizin başarısının başlı başına göstergesidir.

CHP GENEL BAŞKANI SAYIN KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN MİT İDDİASI

CHP lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir açıklaması olmuştu. Hükümetin CHP içinde karışıklık çıkarmak için MİT’i görevlendirdiği konusu ile ilgili. Biz Sayın Genel Başkandan iddiası ile alakalı olarak, delil ve gerekçe bekliyoruz. Bir Genel Başkan böyle büyük bir iddia için delil sahibi olmalıdır diye düşünüyoruz. Eğer bir delil yoksa bu iddia devletin kurumlarını yıpratmaya yönelik ve hiç kimseyi inandıramayacak ve daha ziyade iddia sahibine halk nezdinde zarar verecek bir söylentiden öteye gidemeyecektir.

Cumhuriyet Halk Partisi adeta yıllardır muhalefet olmanın psikolojisiyle hareket ediyor. Kendi içinde büyük sorunlar yaşarken böyle bir iddiayı ortaya atmak sanki biraz hedef saptırma dikkat dağıtma stratejisi gibi görünüyor. Ayrıca CHP gibi bir partinin böyle ucuz politikalara yönelmesi de pek yakışmıyor.

SEÇİM BARAJININ KALDIRILMASI

Hepimizin de takip ettiği gibi 2015 yılında yapılacak genel seçimlere hazırlanan Türkiye'de, uzun yıllardır tartışılan "yüzde 10'luk seçim barajı" konusunda dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Anayasa Mahkemesi DSP, BBP ve Saadet Partisi'nin yüzde 10'luk seçim barajına karşı ayrı ayrı yaptıkları başvurularını birleştirdi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Sayın Haşim Kılıç’ın bir söyleşide ifadeleri oldu. Raportörlerin çalışmalarını tamamladığını, raporda önemli tartışmaların yer aldığını ve genel kurulda görüşüp 2-3 hafta içinde karara bağlayacaklarını ifade etmiştir. Anayasa Mahkemesinden seçim barajının bir hak ihlali olduğuna yönelik karar çıkarsa, Anayasa'nın 'Seçim Kanunu'nda yapılacak değişiklikler bir yıl içinde yapılacak seçimde uygulanmaz' hükmünün, hak ihlallerinde geçersiz olması gerekçesiyle muhtemelen yaklaşık 7 ay sonra yapılacak genel seçimlerde bu karara uyulabilir. İhlal kararı çıkması durumunda, süre sıkıntısı sebebiyle seçim kanununda yapılması gereken değişiklikler seçim takvimine yetişmeyebilir. Bu durumda %10 luk baraj 2015 seçimlerinde uygulanabilir. Ancak kararın ne olacağını bekleyip göreceğiz.

Burada bir hususu da belirtmek istiyorum. Muhalefetin her şeyden iktidarı sorumlu tutmasını da anlamıyoruz. Seçim barajını biz getirmedik, sorumlusu biz değiliz. Gelin Anayasa’yı değiştirelim diyoruz yanaşmıyorlar, sonra bizi sorumlu tutuyorlar. Bir de dikkat etmemiz gereken başka bir husus var ki, kendilerinin güçlü oldukları dönemde seçim barajından şikayet etmeyenlerin halk nezdinde benimsenmedikleri dönemde şikayetçi olmaları da manidardır.

 

Yerel Haberleri

MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP
BİR İLÇE SULAR ALTINDA
KONYA'NIN SU GÜVENLİĞİ