Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), merakla beklenen 2026 yılı ikinci çeyrek dış borç verilerini açıkladı. Açıklanan son rakamlar, ülkenin toplam dış borç yükünün tarihi bir zirveye ulaştığını ortaya koydu. Ekonomi yönetiminin ve piyasaların yakından takip ettiği veriler, özellikle son yıllarda borç miktarında yaşanan belirgin tırmanışı net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Dış Borç Stoku Tarihi Zirvede
TCMB verilerine göre, 2026'nın ikinci çeyreğinde Türkiye'nin toplam brüt dış borç stoku bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 3,5 artarak 539,0 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, tüm zamanların en yüksek dış borç seviyesi olarak kayıtlara geçti.
Borcun vade yapısına bakıldığında ise hem kısa hem de uzun vadeli yükümlülüklerde tırmanış sürüyor. Kısa vadeli dış borçlar yüzde 2,5 artışla 170,7 milyar dolar olurken, uzun vadeli dış borçlar yüzde 3,9 artarak 368,2 milyar dolar seviyesine yükseldi.
Son 3 Yılda 135 Milyar Dolar Eklendi
Ekonomi yönetimindeki bayrak değişiminden bu yana geçen süreçte borç grafiğindeki yükseliş dikkat çekiyor. Mehmet Şimşek'in Hazine ve Maliye Bakanlığı görevine başladığı 2023 yılının ikinci çeyreğinden bu yana geçen 3 yıllık dönemde Türkiye'nin dış borcu miktarsal olarak 135 milyar dolar yükseldi. Bu tablo, dış borç stokunda oransal olarak yüzde 33,4'lük bir artışa işaret ediyor.
En Çok Borç Kimin? Özel Sektör İlk Sırada
Borcun alt sektörlere göre dağılımı incelendiğinde, en büyük payın kamu ya da Merkez Bankası'nda değil, özel sektörde olduğu görülüyor. Bir önceki çeyrekle kıyaslandığında tablo şu şekilde şekillendi:
Özel sektör borcu: %4,2 artarak 318,0 milyar dolara çıktı ve toplam borcun en büyük kısmını oluşturdu.
Kamu sektörü borcu: %3,3 artış göstererek 197,9 milyar dolar seviyesine ulaştı.
TCMB yükümlülükleri: Diğer kalemlerin aksine yüzde 4,8 azalarak 23,1 milyar dolara geriledi.
Borç Hangi Para Biriminde ve Hangi Araçlarla Alındı?
Türkiye'nin dış borç yapısında ağırlıklı enstrüman yüzde 46,2'lik payla krediler oldu. Kredileri yüzde 19,5 ile borç senetleri (tahvil/bono) ve yüzde 17,2 ile mevduatlar takip ediyor.
Borcun hangi para birimlerinden oluştuğuna bakıldığında ise Amerikan Doları hakimiyeti öne çıkıyor:
ABD Doları: Toplam borcun yüzde 48,9'unu kapsıyor.
Euro: Borç stokunun yüzde 28,8'ini oluşturuyor.
Türk Lirası: Payı yüzde 12,2 seviyesinde.
Diğer Para Birimleri: Kalan yüzde 10,1'lik kısmı oluşturuyor.
Ödeme Takvimi Nasıl Şekilleniyor?
Gelecek dönemdeki ödeme projeksiyonlarına göre, kredi ve borç senetlerinin anapara geri ödemeleri ağırlıklı olarak 24 ay ve üzeri uzun vadede yoğunlaşıyor. 13 ile 24 ay arasındaki ödeme yükü daha sınırlı bir düzeyde bulunuyor.
Öte yandan, önümüzdeki 12 ayı kapsayan kısa vadeli ödeme profili incelendiğinde, bu ödemelerin ağırlıklı olarak özel sektör kredilerinden kaynaklandığı göze çarpıyor. Bu durum, önümüzdeki bir yıllık süreçte özel sektörün dış finansman ve geri ödeme performansının kritik olacağına işaret ediyor.