Türkiye'de bir ilk: 105 fabrika aynı anda üretime geçecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'babayiğit' çıkışlarıyla gündeme gelen 'Milli Otomobil'in Konya'da üretilmesi çalışmalarına öncülük eden Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü milli otomobil ve Konya ekonomisine dair önemli açıklamalar yaptı.

'Altyapısı ile otomobil üretimi için gerekli bütün etkenler hazır' diyen Kütükcü "4. Bölge OSB yatırımlarıyla da Türkiye'de bir ilki gerçekleştirerek 105 fabrika aynı anda yükselecek" dedi.

-Rus savaş uçağının Türkiye tarafından düşürülmesi ekonomiyi nasıl etkiledi?

Suriye'de yaşanan gelişmelere Rusya'nın da dahil olması ve sınır ihlali yapan Rus uçağının düşürülmesinin siyasi yansımaları mutlaka var. Karşılıklı açıklamalar yapılıyor ama bu konuda yorum yapmak bir anlamda işimiz değil. Ancak işin ekonomik boyutunda istenmeyen olumsuz gelişmeler yaşanıyor. Biliyorsunuz yakın bir geçmişte Rusya ile vizeleri kaldırmış ve ciddi bir ticaret hacmine ulaşmıştık. Rusya ile ciddi projeler üzerinde ortaklıklar yapmıştık. En başından Rusya'nın ciddi bir doğalgaz müşterisi konumundayız. Buna karşın, Rusya da bizim en önemli turizm müşterimiz ve ticari partnerimiz. Dolayısıyla ben bu ilişkilerin aklıselim ortamına kavuşmasını diliyorum.

-Bu durum ekonomik anlamda krize neden olur mu?

Böyle bir eğilim yok. Zira Türkiye yaptığı açıklamalarda bu konuda sadece uluslararası anlaşmalardan aldığı desteğe dayanarak sadece sınırını korumak adına yaptığını ifade ediyor. Avrupa Birliği ve NATO dahil pek çok ülke de buna destek veriyor. Dolayısıyla Rusya şu anda bizim düşmanımız değil. dostumuz. "Biz kriz oluşturma niyetinde değiliz" şeklinde açıklamalar yaptı. Fakat iç politikayı yönetmek adına da değişik açıklamalar yapabiliyor. Ancak devletlerarası ilişkilerde bölgenin iki önemli devleti, istenmeyen adımları atmama noktasında daha ciddi davranacaklardır diye düşünüyorum. Yukarıda saydığımız etkenlerle birlikte ekonomik anlamda krize neden olacağını da düşünmüyorum, çözüme kavuşturulacaktır.

 

-2015 yılı ekonomik olarak nasıl geçti?

Haziran seçimleri kararı alındıktan sonra ülke bir seçim atmosferine girdi. Dolayısıyla yaklaşık 4 aylık bir seçim hazırlığı dönemi ve bu dönem ister istemez ekonominin de beklemeye alındığı bir dönemdir diyebiliriz. 7 Haziran seçimleri gerçekleşti ve Türkiye'nin büyük bir çoğunluğu için sürpriz bir sonuç çıktı. Bu sonuç oy verenleri bile şaşırttı. Dolayısıyla 7 Haziran döneminde yeni bir süreç başladı. Bu süreçte yeni neslin hiç tanımadığı ve Türkiye'nin de uzun süredir unuttuğu yeni bir gerçeği önümüze koydu: koalisyon... Bu sürecin devamında 'Hükümet kurulacak mı?' soruları ekonomideki beklemeyi devam ettirdi. Sonuçta bir koalisyon kurulamadı ve 1 Kasım seçim kararı alındı. Yeni bir seçim süreci yeni bir 'ekonomik beklemeyi' de beraberinde getirdi. Yani biz 2015'in ilk 10 ayını ekonomik anlamda bekleme modunda geçirdik. Bu durum, iç piyasada da, ihracatta da ekonomiyi duraklamaya sevk etti ve yatay bir seyir izlemesine neden oldu. Bu bütün dünyadaki global ekonominin de daralmasıyla birlikte Türkiye'de bir ticari daralmayı da getirdi. Türkiye genelinde 8,6'lık bir ihracat gerilemesi yaşandı. Bu ilk 10 ayın oluşturduğu bir kayıp. Konya'da ise Türkiye genelindeki yüzde 8,6'lık kayba karşılık 9,4'lük bir kayıp yaşandı.

 

-Konya 2015'te neden daha fazla kayıp yaşadı?

Bunun cevabı çok net çünkü Konya'nın en büyük ihracat pazarı Irak. Bu pazar aynı zamanda Türkiye'nin de en büyük pazarı. Irak'tan ulusal anlamda etkilenirken Konya daha fazla etkilendi. Bu bakımdan da Türkiye ortalamasının üstünde bir kayıp yaşadık Konya olarak. Bu ihracat kaybı tüm sektörlere yansıdı. Ancak Ekim ayı bazında daha da bize ümit verdi ve diğer aylarda daha fazla beklenti içerisindeyiz. Bu da yıl ortalamasına yansıyarak ortalama kayıp rakamını etkileyecektir.

-1 Kasım seçim sonuçlarındaki olumlu yansımalarla bu kayıpları telafi edebilecek miyiz?

Telafi edeceğimizden umutluyum. Yeni kabinede bize dair önemli başlıklar var. Reform hükümeti olması hasebiyle de olumlu yansıyacağını tahmin ediyoruz ve biz bu konuda önemli başlıkların olduğu beklentilerimizi de sıraladık.

-Beklentileriniz nelerdi Sayın Başkan?

Önceliğimiz güven artırıcı adımlardı ve yeni hükümette bunun ekonomi adına oluştuğunu görüyoruz. Siyasi istikrar da hemen güvenin arkasından geliyor. Sonrasında ise çalışma hayatı ile ilgili atılması gereken adımları sıraladık. Hükümetin çalışma barışını sağlaması gerekiyor diye düşünüyoruz. Kıdem tazminatı konusu, ülke gündemine yeni giren asgari ücret konusu ve iş dünyasını ilgilendiren hukuki düzenlemeler ve iade davaları, çek yasasının getirdiği olumsuz algı, vergi reformu, haksız rekabete sebep olacak bir vergi adaletsizliği yine konuşulan konular. Kayıt dışılıkla mücadele, ülkemizdeki sığınmacıların çalışma hayatına kazandırılması, katma değeri ve teknolojik üretimi artırmak için yeni çalışmalar, yeni dönemde sadece yatırım değil üretimi artırmak adına çalışmalar, İnnovasyon, ulaşım ve lojistik desteklerinin yapılması gibi başlıklar bizim önerilerimiz arasında. Ve yine Konya'nın KOBİ ağırlıklı bir sanayisi olması hasebiyle yeni asgari ücretten en çok etkilenen il olacağını tahmin ederek bu konuda Konya adına bir çalışma başlattık ve önümüzdeki günlerde yetkililere bir rapor sunacağız.

 

-Yerli ve milli otoda Konya ne kadar gerçekçi idi?

Bu konuda bütün hazırlıklarımızı, çalışmalarımızı yaptık ve Konya'da üretilmesi adına altını doldurduk diyebiliriz. Dünyadaki örneklerinden bahsetmek istiyorum. Bizim Konya olarak en büyük handikap diyebileceğimiz dezavantajımız Mersin Limanı'na uzaklığımızdı. Liman uzaklığımız 380 kilometre idi, yeni hat çalışmalarıyla 275 kilometreye düşürüldü. Misal, Hindistan'da TATA otomobil fabrikasının limanlara erişimi 1100 kilometre, yine Hindistan'da dünyaca ünlü otomobil firmalarının fabrikalarının limanlara uzaklığı ise 1200 kilometre. Almanya'da BMV yatırım yeri için çağrıya çıkıyor ve kriterlerini belirliyor. İşte bu firmanın belirlediği kriterlerden bazıları: Dikdörtgen şeklinde 200'e 200 hektar arazi büyüklüğü, düzey ve yatay arazi olması, sel bölgesinden uzak olması, elektrik tedariği olması, kirli su arıtma kapasitesi bulunması, arazide ray bulunması, yakınında gar bulunması, 5 kilometre çerçevesinde otoban bağlantısı veya benzeri ulaşım imkânlarının bulunması, toz, kir veya benzeri atık maddeler üreten tesislere uzak olması, mühimmat ve patlayıcı gibi afet potansiyeli olan tesislere uzak olması, havalimanına maksimum 1 saat uzaklıkta olması, obruk olmamamsı, deprem bölgesi olmaması, işgücünün olması, işçiler için ev imkânı, okul vesaire kültürel imkânların olması, yeterli sağlık imkânlarının bulunması, satıcıdan arazi satın alma imkânlarının olması... Bu kriterleri incelediğimiz zaman Konya 1 ya da 2'si hariç hepsinde hazır durumdayız. Sadece iki noktada eksiğimiz var, birincisi arazide ray bulunması, ikincisi de çalışanların ev, okul ve sosyal imkânlarının sağlanması. Bu iki eksiğimize baktığımız zaman da kısa vadede tamamlanabilecek yatırımlar. Bütün bunlara baktığımızda temenni içinde olan Konya Sanayi Odası'nın Başkanı olarak değil, bu yatırım için gerekli olan bütün teknik altyapı şartlarının altını doldurduğumuzu ifade ettiğini söylemek isterim. Bu yönde çalışmalarımızı yaptık, fizibilitelerimizi hazırladık ve böylece bu yatırıma talip olduk.

-Konya Organize Sanayi Bölgesi yatırımlarında hangi aşamadasınız?

Hummalı bir çalışma temposunu hızlı bir şekilde sürdürüyoruz. 2013 Aralık ayında ilk tahsislerimizi yapmıştık. 4. bölgedeki tahsisleri yaptıktan hemen sonra taleplerin fazla olması nedeniyle 5. bölge hazırlıklarına başladık. Çünkü bu yoğunluk ve sonrasında Konyalı sanayicilerimizin talebine cevap verememek bize yeni bir sorumluluk yükledi. 5. bölgemizin büyüklüğü 7 milyon metrekare. Bugün itibari ile 5,5 milyon metrekareye yakın alanın alımını bitirdik. Ama kalan alan ise tamamı özel mülkiyet ve kamulaştırma çalışmaları devam ediyor, yasal süreç işliyor. Bu yasal sürecin mahkeme, bilirkişi ve karara bağlanma süreçleri bizim denetimimizde değil. Burada adresine ulaşılamayan hissedarlar var. Bu konuda yoğun olarak kamulaştırma çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu arada 4. bölgede 25 fabrikamız üretimine başladı. Geri kalanının da tamamı inşaat faaliyetini sürdürüyor. İnşallah 1,5 yıl gibi kısa bir zaman zarfında bunların tamamı üretime geçmiş olacak. Bu da belki Türkiye genelinde bir ilk olacak. Yani 4. Konya Organize Bölgesi'nde 105 tane fabrika aynı anda üretime geçmiş ve Konya OSB'de fabrika sayımız 609'a yükselmiş olacak.

-Konya Sanayi Odası'nın 2023 vizyonu nedir?

2023'e iki dönemimiz var. Birincisi, Başbakanımız var, güçlü bir iktidarımız var. Tarihinin en büyük oyunu almış bir partinin iktidarıyla 4 yıllık bir seçimsiz dönem var önümüzde. Bir diğeri de ilk dört yıllık döneme yüzde 49,5'lik bir oy potansiyeli ile girmiş olması ikinci dönem için de olumlu bir sinyal veriyor. Dolayısıyla 2023'e biz Sayın Başbakanımızla girmek istiyoruz. Bununla ilgili de sanayi dünyasında çalışma ve başarma azmi olduğunu düşünüyorum. Bu başarı ve azim sayesinde Konya sanayisini hak ettiği yere taşıyabilmek hedefimiz var.

Röportaj- M.Ali Elmacı-Ahmet Gökbaş