“Türkiye yeryüzünde son İslam vatanı olarak doğmuş bir ülke iken, bugüne kadar her hukukî düzenleme ile İslam'dan adım adım inhiraf eden bir ülke haline getirilmiştir” diyen Deveci, “Anayasaların tarihi süreçlerine baktığımızda anayasaların temel karakterinin şu soruya verilen muhtelif cevaplardan müteşekkil olduğunu görürüz: "Bundan sonra bu topraklarda kimlerin sözü geçecek?" İstiklâl Marşı'nın anayasa da yer alması "bu topraklarda sadece Müslüman'ın sözü geçer" diyebilmenin zeminini hazırlar. İstiklâl Marşı Derneği olarak şunu söylüyoruz: Milli Mars'ın İstiklâl Marşı olarak yer bulmadığı bir anayasada, ne Türk Milletinden, ne o milletin dilinden, ne bayrağından, ne de o ülkenin adından söz edilme imkânı kalacaktır” dedi. Anayasanın tarihi arka planına bakıldığında millet hayatına kavuşamamış toplumların ihtiyacı olduğunun görüldüğünü ifade eden Deveci, Anayasaların II. Dünya Savaşı öncesinde bir ülkenin kendi gücüne istinat ederek, kendi iradesini amil kılarak neler yapabileceğinin, sosyal düzen ve ilişkiler bakımından hangi evsafı esas aldığına dair bir üstünlüğün ifadesi olarak kabul edildiğini anlattı.
İSTİKLAL MARŞI YENİ ANAYASADA METİN OLARAK MERKEZİDİR
1945 tarihiyle birlikte anayasaların bir mağlubiyeti, bir acziyeti ve zafiyeti göstermeye yarayan bir araca dönüştüğünü savunan Deveci, “Anayasalar bir ülkenin kendi iradesiyle neler yapamayacağını ifade eden bir vasfa bürünmüştür. Bugün yapılmak üzere kolların sıvandığı anayasa da bu acziyet ve zafiyetle maluldür. İstiklâl Marşı Derneği yeni anayasa meselesinde ve tartışmalarında tab'an bir taraftır. Bu tabiiyetini, şu anda anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeleri içinde İstiklâl Marşı'nın yer alması sağlar. Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığını İstiklâl Marşı'na borçlu olması ise bu tabii hali pekiştirip, mayalar. Birçok alanda suni taraflar üretmekte tecrübeli olan tek dişi kalmış canavarın anayasa değişikliği meselesinde de tarafları hazır, bekliyor. Tarafların ortak yanı hem yapay hem yapmacık oluşlarıdır. Sanayi ürünü bir mamul özelliği taşıyan her taraf aynı taraftır. İstiklâl Marşı Derneği ise tab'an bir taraftır. Bir Sivil Toplum Kuruluşu olmaması hasebiyle anayasa konusunda "söz alan" değil, Türk Milleti adına "söz sahibi" olandır. Anayasa değişikliği meselesinde İstiklâl Marşı'nın yeri, toplumsal sözleşme anlayışını iptal eden bir milli mutabakat metni olarak merkezîdir” diye konuştu.