“Türkçe ferman Mehmet Bey’e ait değil”

Selçuklu tarihi uzmanı Prof. Dr. Mikail Bayram 13 Mayıs 1277 tarihli Türkçe fermanın Mehmet Bey’e ait olmadığını iddia etti.

Selçuklu tarihi uzmanı Prof. Dr. Mikail Bayram, Karamanoğlu Mehmet Bey’in 13 Mayıs 1277 tarihinde yayınladığı iddia edilen “Bugünden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmaya” şeklindeki fermanın, Mehmet Bey’e ait olmadığını iddia etti.

Prof. Dr. Mikail Bayram, Karamanoğlu Mehmet Bey’in “Bundan böyle dergâhta, bergâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmaya” şeklindeki fermanının kendisine ait olmadığını iddia etti.

Konya Aydınlar Ocağı tarafından Sille Kültür Evi’nde, her hafta mutad olarak düzenlenen Salı Sohbeti’nde “Kuruluşundan Yıkılışına Kadar Karamanoğulları”nı anlatan emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Mikail Bayram, Karamanoğlu Devleti’nin 1261 senesinde kurulduğunu, bu devirde Anadolu’nun Moğol istilası altında olduğunu ve Selçuklu Devleti’nde de; II. İzzeddin Keykavus ile IV. Rukneddin Kılıçarslan arasında taht mücadelesinin bulunduğunu kaydetti.

Selçuklu Sultanı Rukneddin Kılıçarslan döneminde, Anadolu’da bazı bölgelerde isyanlar çıktığını ve sadece Karaman’da çıkan isyanın bastırılamadığını ifade eden Prof. Dr. Bayram, bundan dolayı Karaman ve Toroslar bölgesinin Kerimuddin Karaman’a tahsis edilerek Karamanoğulları Devleti’nin de böylece kuruluşunun başladığını söyledi. Kerimuddin Karaman’ın 1263’de şehit olmasıyla yerine Karamanoğlu Mehmet Bey’in geçtiğini belirten Prof. Dr. Bayram, Hatıroğlu Şerafeddin’in önderliğinde Orta Anadolu’da Moğollara karşı büyük bir isyan başladığını ve Memlük Hükümdarı Baybars’ın, büyük bir orduyla Anadolu’ya gelerek Elbistan Ovası’nda Moğollar’la karşılaştığını, Türkmen askerlerinin Baybars’ın safına geçmesiyle birlikte Moğollar’ın ilk mağlubiyetlerini burada aldıklarını ve 6 bin Moğol askerinin öldürüldüğünü söyledi. Böylesine karışık bir dönemde Karamanoğlu Mehmet Bey’in, II. İzzettin Keykavus’un oğlu Alâeddin Siyavuş’u da yanına alarak Konya’yı zapettiğini ve Alaeddin Siyavuş’u Selçuklu tahtına oturttuğunu anlatan Prof. Bayram, topraklarını genişletmek için Türkmenler’le anlaşan Mehmet Bey ve Selçuklu Sultanı Alâeddin Siyavuş’un, Konya önlerine kadar gelen Moğol Ordusuna yenildiklerini ve kaçarlarken Moğol Müfrezeleri tarafından yakalanarak öldürüldüklerini kaydetti. Prof. Bayram, Mehmet Bey’in kardeşi Güneri Bey’in Karamanoğulları’nı tekrar topladığını ve Gıyaseddin Mes’ud’un, Moğol Hükümdarı Tekidor’un inisiyatifiyle Konya’da iktidarı ele alarak Anadolu Selçuklu Devleti’nin başına geçtiğini belirtti.

TÜRKÇE FERMAN MEHMET BEY’E AİT DEĞİL
Selçuklu tarihi uzmanı Prof. Dr. Mikail Bayram, Karamanoğlu Mehmet Bey’in Konya’yı fethettiği dönemde ve 13 Mayıs 1277 tarihinde kendisine atfedilen “Bugünden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmaya ” şeklindeki fermanın da Mehmet Bey’e ait olmadığını iddia etti.

Bu iddiasını Tarihçi İbn-i Bibî Evamirü’l-Alaiyye adlı Farsça eserine dayandıran Prof. Dr. Bayram, “İbnî Bibî, bu sözleri kendisi, Karamanoğlu Mehmet Bey’le alay etmek için söylüyor” diyerek şu açıklamayı yaptı: “Bir kere böyle bir ferman Türk Devlet geleneğine muhaliftir. Türk tarihinde böyle bir uygulama yok. Sadece Cumhuriyet döneminde var.

İkincisi, böyle bir emirnamenin ve böyle bir fermanın uygulanabilirlik imkânı yoktur. O dönemde Anadolu’da Rumlar var, Ermeniler var, Araplar var ve Farslar var. Kaldı ki şehir halkı evde, pazarda, çarşıda Farsça konuşuyor. Medreselerin eğitim dili ise Arapça ve Farsçadır. Yani o dönemin Konya’sında konuşma ve ilim dili Farsça’dır.

Üçüncüsü, Karamanoğlu Mehmet Bey’in vakfiyesi Arapçadır. Her şeyden önce buna terstir. Bu fermanı yayınlayan birisinin kendisiyle ters düşmesi için deli olması gerekir.”

Kültür Sanat Haberleri

Antalya'da Şafak Vakti Sıra Dışı Manzara
Alanya Kalesi'nin 800 Yıllık Sırrı
Türkiye’de Sadece 7 Tane Kaldı: İşte Küllerinden Doğan Mavi Değirmen
Ayder Öncesi Nefes Kesen Prova: Kazanamayan Kurbana Gidiyor!
Gönül Dağı’nda Gurur Günü: Gedellili Mucitler ASELSAN ve TUSAŞ Yolunda!