Kule Site Alışveriş Merkezi'nde düzenlenen 6. Geleneksel Türk El Sanatları Şöleni, Konyalılar tarafından ilgiyle karşılandı. Sergide stant açan sanatçılar ise durumdan çok memnun olduklarını söyleyerek bu tür etkinliklerin Türkiye genelinde artırılmasını istiyorlar. Bunların yanında Türk el sanatlarının dünya çapındaki değerine değinen sanatçılar, aynı değerin Türkiye’de yüksek olmadığından dem vurdular. Türklerin geçmişteki kültürlerinin her bir parçasının sanat olduğunu söyleyen Sergiye katılan sanatçılar, bu kültürü gelecek nesle aktarmanın kendilerinde sorumluluk olduğunu söylediler.
TÜRKİYE’DE BİR İLK ‘KEMİK GRAVÜR SANATI’
İstanbul’un Merter semtinde kemik üzerine işlediği gravür minyatür tezhip sanatıyla bir ilki yapan Ayhan Kabaoğlu, Türkiye’de bu sanatı yapan öncüler arasında bulunuyor. Kule Site Alışveriş Merkezi'nde düzenlenen 6. Geleneksel Türk El Sanatları Şöleni’ne katılan Sanatçı Ayhan Kabaoğlu, yaptığı eserlerle de oldukça ilgi çeken sanatçılar arasında. Yaptığı sanatın tam isminin kemik üzerine çizilen gravür minyatür ve tezhip sanatı olduğunu söyleyen Kabaoğlu, “Kemik üzerine mikro sanatsal resimler çizerek 30 yıldır bu mesleği yapıyorum. İlkokul mezunuyum ve kimseden bir yöntem öğrenmedim. Kendi çabalarımla çizimlerimi geliştirdim ve bu sanatı ortaya çıkardım. Tamamen kendi ürettiğim, kendi çabalarım sonucu ortaya çıkarmaya çalıştığım bir sanattır. Türkiye’de bu sanatı baştan sona yapan bir sanatçı yok. Kemiklere şekil vermem zanaatçı yönüm, kemiklere bu sanatı çizmem ise sanatçı yönümdür. Rabbim bana iki yetenek birden vermiş. Bunların yanında aynı zamanda kaligrafi ustasıyım. Elimizden geldiğince bir sanatı yaşatmaya çalışan biriyim. Benden sonraki nesle bir şeyler bırakmayı amaç edinmişim. Sanatı tüm insanlara sevdirmeye çalışıyorum” diye konuştu.
“KEMİK ÜZERİNE SANAT ÇOK ZOR”
Kemik üzerine yaptığı çizimlerle birbirinden güzel eserler ortaya çıkaran Kabaoğlu, Kemikle çizimin birleştirilmesinin zor bir sanat olduğunu söyledi. Kemik üzerine resim yapmanın sebebinin söyleyen Kabaoğlu, “Kemiğin üzerine resim yapmak çok zor olan bir sanattır. Tutturması çok zordur ve hileli bir yöntem asla kullanılmaz. Yani bir yapıştırma yapılsa bir gün sonra bu yapıştırma geri soyulmaya başlar. Bende kemik üzerine çalışma yaparak bu sanat ortaya çıktı. Mesleğimi İstanbul’da icra etmeye çalışıyorum. Bu sanat dünya çapında ilgisi çok yüksek olmasına rağmen Türkiye’de ise çok ilgi görmeyen bir sanattır. Bu sanatın asıl doğduğu yer İran’dır. İran’da da tezhip üzerine yoğunlaşmışlardır. Gravür sanatı ise Türklere özgüdür. Gravür sanatında Türkler en çok siluet ve cami manzaralarını kullanarak geliştirmiştir. Türkiye’nin bütün illerinde gravür sanatı yapılıyor. Dünya’daki diğer binaların resmi yapılmaya çalışıldığında bizim camilerimizdeki gibi güzel bir eser ortaya çıkmıyor. Eski İstanbul siluetlerini çizen ressamlar hep Avrupalı sanatçılardır. Çünkü Avrupa’da bu kadar ruhlu ve güzel yapıda binalar yoktur” dedi.
“BÖYLE ETKİNLİKTER ARTIRILMALI”
Türk el sanatlarının vatandaşlara aktarılmasında önemli bir yere sahip olan sergilerin Türkiye genelinde artırılmasını söyleyen gravür sanatçısı Kabaoğu, “Kule Site AVM’de açılan sergiyi değerlendirdi. Kaboğlu, “Böyle yerlerin kurulması sanat adına güzel bir etkinliktir. Bu etkinlikler Türkiye’de daha çok yapılırsa sanat ve sanatçılık ilerleyebilir. Bir toplumda sanatçı çok çıkarsa o toplum uçak da, robot da yapar. Sanatla uğraşan bir toplumun kafası her zaman çalışır. Çalışan bir kafa ise her şeyi üretir. Onun için bu tip yerlerin kurulması toplumu sanata yönlendirir. Buraya gelen birçok insan benim yaptığım sanata ilk defa gördüklerini söylediler ve bu işe merak saldılar. Biz sanatçılar ne kadar çok kişiye ulaşırsak Türkiye için o kadar elverişli olur” şeklinde konuştu. Servet R. Çolak-Memleket