Türk-İslam medeniyeti gün yüzüne çıkıyor

Selçuk Üniversitesi koordinatörlüğünde Silifke Kalesi'nde yapılan kazılarda camiden sonra evler ve sokaklara da ulaşıldı

İçel’in Silifke İlçesi’nde bulunan ve M.Ö. 4. yüzyılla tarihlendirilen Silifke Kalesi’ndeki kazı, restorasyon, belgeleme ve geçici koruma çalışmaları sürerken, kaledeki Türk-İslam varlığına dair önemli bulgular ardı ardına gün yüzüne çıkmaya başladı. Geçtiğimiz ay ortaya çıkarılan 500 yıllık Beyazıt Camisi’nin ardından şimdi de aynı dönemde inşa edildiği düşünülen sokaklar ve evlere ulaşıldı. Kazı Başkanı Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Boran, 1.5 ay gibi kısa bir sürede 3000 metrekarelik alan açtıklarını, kaledeki Türk-İslam medeniyetlerine ait yerleşimi ana hatlarıyla ortaya çıkardıklarını söyledi. Boran, kalenin toplam 29.000 metrekarelik alanı kapladığını önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek çalışmalarla Türk-İslam medeniyetinin yanı sıra Roma ve Bizans dönemlerine ait yeni bulguların gün yüzüne çıkarılacağını söyledi.

KAZILAR 4 AYRI BÖLÜMDE SÜRÜYOR

Kazı çalışmalarının kalenin 4 ayrı bölümünde sürdüğünü ifade eden Doç. Dr. Boran, “Şehrin batı kısmında 200 metre yükseklikte bulunan Silifke Kalesi, konumu itibariyle hem ticaret yollarını hem de tarihi Mersin Limanı’nı denetleyen bir alanda bulunmaktadır. M.Ö. 4. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen kale, Romalıların yanı sıra Bizanslılar döneminde de kullanılmıştır. Bazı tarihi kaynaklar kaleyi daha geç dönemlerde Selçuklular, Karamanoğulları ve Osmanlılar’ın kullandığını belirtmektedir.” dedi.

SOKAK DOKULARI VE EVLERE ULAŞILDI

Doç. Dr. Boran, 1,5 aydır yaklaşık 20’si akademisyen 70 kişiyle sürdürdükleri kazılar sonunda kalenin 3000 metrekarelik alanını açtıklarını, Beyazıt Camisi’nin ardından Osmanlı dönemine ait Türk-İslam medeniyetini yansıtan sokak dokuları ve evlere de ulaştıklarını söyledi.  Beyazıt Camisi’nin kalenin orta bölümünde yer aldığını, camiyi şehre bağlayan kale içi ulaşım yollarını gün yüzüne çıkardıklarını belirten Doç. Dr. Boran, “Mekânın batısında bulunan doğu-batı uzantılı, genişliği 2.05 metre, uzunluğu 98 metre olan ve evler arası ulaşımı sağlayan kale içi ulaşım yolu tespit edildi. Yolun kuzey tarafında 1.25 metre ölçülerinde kapı açıklığı ile birlikte 0.55 metrelik duvar kalınlığına rastlandı. Yolda bordür olduğunu düşündüğümüz bir kesme blok taş ve seramik parçalar da tespit ettik.” dedi.

LÜLE PARÇALARI BULUNDU

Doç. Dr. Boran, kazı çalışmaları sonunda oldukça ilginç materyallere de ulaşarak koruma altına aldıklarını belirterek, “Osmanlı dönemine at sırlı ve sırsız seramik parçaları, zemin döşemesi olarak kullanılan sekizgen taş malzemeler, taş gülleler, tütün içmek için kullanılan lüle parçaları, mozaik parçaları bunlara örnek olarak gösterilebilir.”  

Doç. Dr. Boran 18. ya da 19. yüzyılla tarihlendirilen lüle parçalarının bölgedeki tütün içme alışkanlığıyla ilgili bilgiler verdiğini de sözlerine ekledi.  

Yerel Haberleri

SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP