CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Show Tv'nin canlı yayınına katılarak, gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.
"Türk Silahı Kuvvetleri'nin (TSK) Kuzey Irak'taki terör örgütü unsurlarına yönelik gerçekleştirilen kara harekatının bitişini nasıl yorumladığı" şeklindeki soru üzerine Baykal, bunun Türkiye'nin gündemindeki en önemli konu olduğunu ve duygusallıktan uzak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin Kuzey Irak'tan kendisine yöneltilen terör saldırıları karşısında bizzat harekete geçmek zorunda kaldığını belirten Baykal, "Bu bizim arzu ettiğimiz, tercih ettiğimiz bir şey değildi. Normali de bu değildi. Normalinde her ülke kendi egemenlik alanı içinde hukuku uygulayabilir, bir komşu ülkeye böyle saldırıların yapılması izin vermez" diye konuştu.
Baykal, "Kış şartları içine, olağanüstü güç bir coğrafyada Türk Silahlı Kuvvetleri'miz hepimizin göğsünü kabartan, gerçekten çok üstün bir başarıyı çok etkileyici bir biçimde sergilediler. Dünyanın gözü önünde bu yaşandı. Bu muhteşem bir olaydır. Bundan hepimiz büyük bir mutluluk duyuyoruz. Harekata katılan bütün eratımızı, subaylarımızı, komutanlarımızı yürekten kutluyorum" diye konuştu.
Türban sorununun çözümüne üç başlıkta cevap
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, üniversitelerde başörtüsüyle ilgili Anayasa değişikliğinin ardından yaşananların hatırlatılması ve "üniversitelerdeki türban sorunu nasıl çözülür?" sorusu üzerine, olayın Anayasal ve hukuki bir boyutu bulunduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın, "ülkenin geleceğiyle, devletin temel nitelikleriyle ilgili bir takım kararlar aldığını ve bunun gözetilmesini öngördüğünü" anlattı.
"Şu nedenle, bu nedenle bunu sarsmaya, bozmaya göz yummak kabul edilebilir bir olay değildir. Hepimizin buna saygı göstermesi lazımdır"diyen Baykal, bu konuda bir ihlal olduğu zaman yapılacak işin, ihlali Anayasa Mahkemesi'ne taşımak olduğunu ifade etti.
Konuyu Anayasa Mahkemesi'ne götürdüklerini anımsatan Baykal, Yüksek mahkemenin alacağı karara saygılı olduklarını ve konuyu bir siyasi tartışma haline dönüştürmemenin herkesin görevi olduğunu vurguladı.
Deniz Baykal, "Olayın sorunlar üretmeyecek şekilde yönetilmesi lazım. Bir Anayasa krizine konuyu getirmeyecek biçimde sorunların ela alınması ve çözülmesi lazım" dedi.
Türban sorunun çözüleceğini söyleyen Deniz Baykal, çözümü ise üç başlıkta sıraladı.
"Bu sorun çözülür mü, çözülür... Bir; laiklik konusunda sicili temiz, kafasında ikinci bir proje olmayan, Türkiye'yi bir başka yere taşıdığı kaygısı, kuşkusu hiç bir şekilde akla gelmeyen bir iktidarın varlığıyla çözülür" diyen Baykal, 'laiklik canım, millet isterse kalkar' demiş olan bir iktidar tarafından çözüldüğü takdirde ise Türkiye'nin perişan olacağını söyledi.
İkinci olarak ise türbanı çözmek istelenlerin, bunu yaparken olayı din istismarı gibi kesinlikle görmemeleri gerektiğini belirten Baykal, çözümün din bağlamında görülmemesi gerektiğini kaydetti.
Baykal, "Dine saygı göstereceğiz, dininin, inancının gereği başını örtmek isteyenler örtecek, türban şeklinde örtmek isteyenler isterse öyle de örtecek. O, onun takdiri, ona saygı duyacağız, o ayrı bir iş" dedi.
Üçüncü olarak ise "Türkiye'nin geleceğini, kadınların mümkünse tümünün türbanlı olduğu bir değerler, ahlak sistemine, yaşam tarzına taşımayı marifet bilmeyecekler, bunu uygun görmeyecekler" diyen Baykal türban sorununun çözümü için bu üç unsura dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.