Konya’da Mart 2003’ten bu yana faaliyet gösteren bir dernek olduklarını vurgulayan Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkanı Mustafa Dinç, faaliyete girdikten bu yana yaklaşık 5 bin tüketicinin başvuru yaptığını bunun dışında ilgili mercilere de yönlendirdikleri çok sayıda tüketici olduğunu söyledi. İl ve ilçe tüketici heyetlerinde de birer üyelerinin görev yaptığını belirten Dinç, Tüketici haklarının sadece alışveriş de değil, hizmet alanında ve sosyal hayatta da geçerli olduğunu söyledi. Dinç şöyle konuştu: “Mesela bir devlet dairesinde görev yapan memur görevi olduğu halde vatandaşın işini yapmıyorsa bu da bir hak ihlalidir. Muhasebeci, vergi görevlisine, vatandaş, polise, adliyeden veya bankadan gelen bir yazıya itiraz etmiyor. Böyle bir itirazı kendine zül görüyor. ‘Aman devletle, memurla uğraşmayalım’ diyor.”
ÖNCELİKLİ AMACIMIZ TÜKETİCİ BİLİNCİ
Dernek olarak Osmanlıda var olan vakıf kültürünün bir parçası olarak karşılık beklemeden çalıştıklarını belirten Mustafa Dinç, “Bizim derneğimizin hiçbir geliri yok. Sadece olursa küçük bağışlar. Gelen vatandaştan hiçbir para alınmıyor. Bir büromuz ve bir elemanımız var. Bunların giderleri var masrafları var. Çoğunlukla yönetimdeki arkadaşlarımız kendi ceplerinden karşılıyor. Neden bu işi yapıyorsunuz derseniz, bu bizim toplumumuzda olan bir şey. Bizde vakıf kültürü var.
Geçmişte göçmen kuşların yiyeceklerini karşılamak için vakıf kurmuş ecdadımız. İnsan eksenli bir medeniyetiz. Amacımız sadece halka hizmet, insanlara hizmet. Tabi bizim öncelikli amacımız tüketici bilincini oluşturmak. Çünkü biz dernek olarak herkesin sorunuyla birebir ilgilenmemiz mümkün değil. Böyle bir imkânımız yok. Vatandaşın kendi hakkını arama yollarını göstermek ve bilinçlendirmek amacımız. Artık derneğimize hiç kimse gelmediği an biz amacımıza ulaşmışızdır demektir. Artık vatandaş kendi hakkını arıyor demektir. Bizim amacımız vatandaşa kendi hakkını aramayı öğretmek” diye konuştu.
AMACIMIZ HAK ARAMA YOLUNU ÖĞRETMEK
Tüketiciler Derneği olarak amaçlarının vatandaşın kendi hakkını savunma konusunda bilinçlendirmek olduğunu ifade eden Dinç, “Derneğimiz, hiçbir geliri olmayan yönetimdeki arkadaşlarımızın kişisel katkılarıyla ayakta duran bir dernek. Bizim amacımız vatandaşı bilinçlendirerek kendi hakkını arama yollarını göstermek. Vatandaşlarımız mağdur olduklarını düşündükleri bütün konularda Kaymakamlıklarda bulunan Tüketici Sorunları Hakem Heyetine bir dilekçeyle ya da orada bulunan formları doldurarak başvursunlar. Bu işlem için hiçbir para ve masraf alınmamaktadır. Zaten tüm toplumsal mağduriyetlerde biz dernek olarak girişimlerde bulunuyoruz” dedi.
DİLENCİLERE PARA VERMEYİN
Türkiye’de şikâyet kültürü olmadığını belirten Dinç, bunun da bir meziyet gibi algılandığını belirterek, “Mesela Belediye hafriyat alanı belirlemiş. Vatandaş kalkıyor şehrin ortasına harfiyat döküyor. Onun tozunu da herkes yutuyor. Ve toplumun hakkına tecavüz ediliyor ama kimse şikayet etmiyor. Bir de bunu ya yazık gariban boşver diyerek meziyet gibi algılıyor. Oysaki o bir kişinin yanlışından tüm toplum etkileniyor. Yanlışlar karşısında susmamız ve bunlara alışmamız en büyük ihanettir. Mesela dilenciler. Ben vatandaşlardan kesinlikle dilencilere para vermemelerini istiyorum. Eğer ihtiyaç sahibiyse ellerinden tutsunlar -Konyamızda çok güzel bir altyapı var bu noktada- yardım derneklerine götürüp ihtiyaçlarını karşılama konusunda yardımcı olsunlar. Ama kesinlikle para vermesinler. Siz dilenciye para vererek toplumu buna alıştırıyorsunuz. Sonra dilendirici şirketleri ortaya çıkıyor. Adam bir şehirden kalkıyor minibüse dolduruyor burada dilendirip geriye götürüyor” diye konuştu.
MUTLAKA BELGE ALSINLAR
Vatandaşların alışverişlerinde mutlaka belge almalarını isteyen Dinç, “Bizim vatandaşlardan ilk istediğimiz öncelikle ne olursa olsun mutlaka alışveriş karşılığında fiş, fatura gibi bir belge alsınlar. Bankalarla yaptıkları sözleşmelerden muhakkak bir tane istesinler. Vermek zorundalar, vermezlerse tüketici heyetine şikayet etsinler. Eğer birisi tüketiciye imzalattırdığı belgenin fotokopisini veya örneğini vermiyorsa ya da o kişi ve kurum kötü niyetlidir. Garantili ürün alıyorlarsa mutlaka garanti belgelerini alsınlar ve onu ürünü kullandığı üre içerisinde saklasınlar. Bir de tüketici şunu bilsin fiyat ihtilafı halinde-mesela kasada farkı etikette farklıysa- tüketici lehine olan fiyat geçerlidir. Kredi kartlarından alınan yıllık aidat ve bankalardan alınan hesap işletim ücretleri yasal değildir. Tüketiciler hakem heyetlerine bir dilekçeyle başvurursa son 2 yıla ait yıllık kredi kartı aidatlarını ve hesap işletim ücretlerini geri alabilirler” dedi.
ESNAFIN HAKKINI DA SAVUNUYORUZ
Sadece alıcının değil satıcının da haklarını savunduklarını belirten Dinç, “Bize başvuruda bulunan tüketicinin başvurusunu inceliyor eğer haksızsa sen bu konuda haksızsın diyoruz. Yine bize başvuruda bulunan esnafların da sorunlarını çözüyoruz. Mesela bir esnaf geldi. Bir kişi bir gecelik kıyafeti almış ertesi günü gelip ben geri iade etmek istiyorum demiş. Ama burada tüketici elbiseyi almış ve katıldığı toplantıda giymiş. Malın değiştirme şartları da belli. Burada tüketici almış ve katıldığı gecede giymiş. Bunu da esnaf elbisedeki parfümden anlamış. Böyle durumlarda Biz aynı zamanda esnafın hakkını da savunuyoruz” şeklinde konuştu. memleket.com.tr