Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), hanehalklarının gıda tüketim ve israf alışkanlıklarını mercek altına alan kapsamlı "Gıda İsrafı Göstergeleri" verilerini yayımladı. 2024 ve 2025 yıllarını kapsayan araştırma, Türkiye’deki gıda israfının boyutunu ekonomik ve kültürel boyutlarıyla gözler önüne seriyor. Ortaya çıkan sonuçlar ise oldukça çarpıcı: Gelir seviyesi yükseldikçe, gıda maddelerini çöpe atma sıklığı da doğrusal bir şekilde artış gösteriyor.
Cüzdan Genişledikçe Çöp Kutusu Daha Hızlı Doluyor
Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, hanelerin gıdaları çöpe atma sıklığı ile gelir durumları arasındaki bağ oldu. Gelirden en az pay alan %20’lik birinci grupta, gıda ürünlerini "hiçbir zaman" çöpe atmadığını beyan edenlerin oranı 2025 yılında %93,9 gibi çok yüksek bir seviyede seyretti.
Buna karşın, gelirden en fazla pay alan en zengin %20’lik grupta "hiçbir zaman çöpe atmam" diyenlerin oranı %73,3'e kadar geriledi. En yüksek gelir grubundaki hanelerin yaklaşık %27'si gıdaları "nadiren", "bazen" veya "sıklıkla" çöpe attığını itiraf etti.
Fakir Ekmeği, Zengin Meyve ve Sebzeyi İsraf Ediyor
Gelir gruplarının çöpe attığı gıda türleri arasında da yapısal ve sınıfsal farklılıklar öne çıkıyor. Bütçesi kısıtlı olan en düşük gelir grubunda en fazla israf edilen gıda %38,6 ile ekmek oldu. Gelir seviyesi arttıkça ekmek israfı azalarak en üst grupta %27,8'e düşüyor.
Yüksek gelir grubunun israf listesinde ise ilk sırayı %44,3 ile taze meyve ve sebzeler alıyor. Satın alma gücü yüksek olan haneler daha fazla taze ürün tüketme eğilimindeyken, bu ürünlerin hızlı bozulması israfın ana kaynağı haline geliyor. Süt ve süt ürünleri israfı da %17,5 ile yine en zengin grupta zirveye ulaşıyor.
Milyonlarca Gıda "Terim Karmaşası" Yüzünden Çöpe Gidiyor
Raporda, toplumun gıda paketlerinin üzerindeki tarihsel uyarıları ayırt edemediği ve bu yüzden tonlarca güvenli gıdanın erkenden çöpe gittiği belirlendi. Hayati önem taşıyan Son Tüketim Tarihi (STT) konusunda halkın %83,8’i "Bu tarihten sonra kesinlikle ürün tüketilmemeli" diyerek doğru bilince sahip olduğunu gösterdi.
Ancak konu Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi'ne (TETT) geldiğinde büyük bir bilgi eksikliği yaşanıyor. TETT, ürünün kalitesinin düşebileceğini ama sağlık riski yaratmayacağını ifade etmesine rağmen, halkın %61,5'i bu tarihten sonra da ürünün kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini düşünüyor. Üstelik en yüksek gelir grubunda bile bu yanlış algı %63,3 seviyesinde. Bu veri, bilinçli zannedilen grupların bile sadece etiket okuma hatası yüzünden gıdaları israf ettiğini kanıtlıyor.
Planlama Tarzları Farklı: Biri Fiyata Bakıyor, Diğeri Listeye
Gıda alışverişini planlama alışkanlıklarında da gelir grupları ayrışıyor. Üst gelir grubu %15,7 oranında doğrudan "Alışveriş listesi hazırlar ve ona göre alışveriş yaparım" diyerek planlı hareket etmeye çalışırken , alt gelir grubu planlamasını daha çok "Ürünün fiyatını takip ederek" (%14,9) bütçe odaklı yapıyor.
İsrafı engellemek için yapılan eylemlerde ise alt gelir grubu, artan ya da fazla gelen gıdaları %35,9 oranında "Hayvanlara verme" refleksine sahip. Gelir yükseldikçe hayvanları besleme oranı %27,8'e düşerken, onun yerini gıdaların vaktinden önce bozulmasını engellemeye yönelik mutfak içi tedbirler alıyor. Tüketicilerin genel düşüncesine bakıldığında ise toplumun %83,6'sı "Gıda israfını engellemek için elimden geleni yapıyorum" dese de pratik uygulamalar ve çöp miktarları durumun tam olarak öyle olmadığını belgeliyor.