Konya İnanç Özgürlüğü Platformu adına hazırlanan bildiriyi okuyan HEDADER Üyesi Muammer Yorulmaz toplumun kimyasının bozulmaya çalışıldığını ifade etti.
Bildiride şu görüşlere yer verildi:
Ülkemizde gündem sürekli değişmektedir. Günlük, saatlik gündemler ülkemiz insanını meşgul etmektedir. Her gün farklı gündemler peşinde koşuşturan insan zihni büyük bir karmaşa yaşamaktadır.
Hareketli ve değişken gündem toplum kimyasını bozarak öncelikler sıralamasını da bozmaktadır. Sorumluluklarımızı, haklarımızı ve özgürlüklerimizi gereksiz ve konuşulmaması gereken bir gündem maddesi haline getirmek isteyenler bu karmaşadan yararlanmaktadırlar. Biz Müslümanlar olarak Allah’ı ve onun emirlerini kulluğumuz gereği her zaman gündemimizin ilk sırasında tutmak zorundayız. Hiçbir geçici gündem bizi, kulluk sorumluluğumuzu terk etmeye, unutmaya götüremeyecektir. Allah’ın emirlerine yapılacak her türlü müdahale ve müdahale isteği en önemli gündem maddemizdir.
Bu müdahaleler en büyük sorundur. Allah’ın emirleri tartışmaya dahi açılamaz. Bu bağlamda başörtüsü yasağı öncelikli gündemimizdir. Bu gündemi görmezden gelmek isteyenler, başörtüsü yasağının temelde İslami kimlikle ilişkisini de görmezden gelmeye çalışmaktadırlar. Bu kimliği ülkemiz coğrafyasından silmeye, en azından içeriğini boşaltarak etkisizleştirmeye yönelik bir çaba sürdürmektedirler. Müslümanları örtülerinden sıyırdıklarında; tevhidi bir toplum, adil bir yönetim biçimi ve Müslüman’ca yaşama taleplerinden de vazgeçirebileceklerini düşünüyorlar ve örtümüze karşı amansız bir mücadele yürütüyorlar. Meşruiyetini halk nezdinde hiçbir zaman kazanamamış olan yasakçı, baskıcı ve hukuksuz anlayışın ve ideolojinin sahipleri, kendilerini korumak ve kollamak adına, başörtüsü yasağı üzerinden tüm Müslümanları hizaya getirmeye çalışıyorlar.
Başörtüsü yasağını koyan, uygulayan ve savunanlar iyi bilsinler ki; bizim hayatımız, ibadetimiz ve ölümümüz Allah içindir. Bize dayatmak istedikleri dünya görüşünü ya da resmi ideolojilerini ve hukuksuz baskıcı düşüncelerini asla ve asla kabul etmeyeceğiz. Din Allah’ındır bölünme ve uzlaşma kabul etmez. Allah’ın emirleri hususunda parçalamayı ve başka inançlar, yaşam biçimleri ile uzlaşmayı kabul etmek, İslam’ın ve Müslümanların kabul edeceği bir anlayış değildir. Hiçbir mazeret ve ileri sürülebilecek bahaneler hukuksuz baskılar için sebep olamaz.
Bazı bahanelerin arkasına sığınarak bu yasakçı tutumu devam ettirenler şunu iyice bilsinler ki: Arkalarına sığındıkları bahanelerin hiçbir hakikati yoktur. Öncelik sıralaması yaptıkları gündemler biri çözüldükçe bir başkası gelecek olan gündemlerdir. Ve hiçbirisi Allah’a karşı sorumluluğumuzdan öncelikli değildir. Allah’a karşı vazifelerini yapmayanlar topluma karşı sorumluluklarını da yerine getirmiş olmayacaklardır. Gücü elinde bulunduranların bahane üretmeye ve dedikodu kültürü ile sorumluluklarından kaytarmaya çalışmaları onları Din Günü’nün sahibinin elinden, o dehşet gününde kurtaramayacaktır. Ferit Hepokur-Memleket