TMMOB'un hazırladığı ''Su Raporu''nda, ''son yıllarda, yeraltı suyu kullanımına yönelik yoğun talebin yanı sıra gerek yağışların azlığı gerekse kaçak sondaj ve tahsis üzeri kullanımlara bağlı olarak, bir çok bölgede yeraltı suyu seviyesinin çok derinlere düştüğü'' bildirildi.
TMMOB'un, ''Su üzerindeki küresel etkilerin Türkiye'deki yansımalarını ve suyun geleceğine ilişkin tespitlerini kamuoyunun gündemine taşımak'' amacıyla hazırladığı raporda, 20. yüzyıl boyunca petrolün dünya için taşıdığı önemi, 21. yüzyılda suyun taşıyacağı öngörüsünde bulunuldu. Bu durumun, suyun küresel stratejilere konu olmasına ve yüzyıllık stratejileri geliştirecek küresel yapıların ortaya çıkmasına yol açtığı ifade edilen raporda, Türkiye'de su hizmetlerinin görünümüne ilişkin de ''İçilebilir ve kullanılabilir su kaynakları, su havzalarının bilinçsizce/ kasıtlı olarak kirletilmesi sonucu yok olmaktadır'' denildi. Raporda, Türkiye'nin su zengini olmadığı ifade edilerek, şunlar kaydedildi: ''Ülkemizde kişi başına düşen yenilenebilir su potansiyeli, 3 bin 500 metreküptür. Dünya ortalaması olan 7 bin 600 metreküpün yaklaşık yarısına karşılık gelen bu değer nedeniyle ülkemiz, su fakiri olmamakla birlikte, su kısıtı bulunan ülkeler arasında sayılmaktadır.''
Raporda ayrıca, Konya ovasında 30 bin ruhsatlı kuyunun yanısıra 50 bini aşkın ruhsatsız kuyu ile su kullanılması sonucu yeraltı sularının kullanılamayacak duruma geldiği belirtilerek, atık suların yeraltına kanunsuz şekilde verilmesinin de özellikle Trakya bölgesindeki yeraltı sularının kirlenmesine neden olduğu ifade edildi