Teşekkürler Ahmet Şan

Selman S. Akyüz

İki yıldır Konyaspor Başkanı Ahmet Şan ve bazı yöneticilerle ilgili yazdığım sert eleştiri yazılarından dolayı bu başlık size kışkırtıcı gelmiş olabilir. Kabul ediyorum öyle. Fakat gerçekten teşekkür etmek için bu yazıyı yazdım. Kulübü zarara uğrattıklarında, yanlış transfer ve icraatlar yaptıklarında yazdığım gibi doğru şeyler yaptıklarında da yazmam gerekiyor. Samimi, iyi niyetli olduğumuz böyle anlaşılır.

Takım sahada iyi işler yaptığında zaten övgüler düzüyoruz. Moralimiz düzeliyor. Puanlar üst üste gelince biz de çok seviniyoruz ama yönetim de bu aralar güzel çalışmalara imza atıyor. Sporda Ahde Vefa adlı bir oluşum var. Sosyal medyadaki paylaşımlarını görüyor ama kaale almıyordum. Fevzi Tezcan’ın dükkanındaki bir toplantılarına şahit olunca ne kadar önemli bir iş yaptıklarını anladım. Eski yönetici, futbolcu, teknik direktör ve gazetecilerden oluşan topluluk Konya futboluna emek vermiş isimleri çağırıp, eskileri yad edip güzel bir forma ve plaket hediye ediyorlar. Çağrılan ismin yüzündeki mutluluğu, gözlerine yansıyan duygu yoğunluğunu görseniz siz de bana hak verirdiniz.

Mehmet Kabran ve ekibini takdir ederken birkaç haftadır aynı uygulamayı Konyaspor yönetiminin yapmaya başladığını görünce çok mutlu oldum. Sayın Ahmet Şan kulübe emek vermiş eski futbolculara ve yöneticilere Konya’da oynanan maçların devre arasında on binlerin önünde plaket veriyor. Oturup stadyumda birlikte yemek yiyorlar. Bir dönem birlikte Konyaspor tarihiyle ilgili çalışma yaptığımız Gazeteci Nail Bülbül Abi ile yeniden bir araya gelmeleri, kuruluş tarihiyle ilgili gayret göstermeleri çok önemli gelişmeler. Yıllardır söylenen ama yapılmayan bu uygulamalar dolayısıyla kendisini kutluyor ve teşekkür ediyorum. Bir gün kendisi de Konyaspor başkanlığını bırakacak, belki yaşlanacak ve o zaman Konyaspor yöneticileri de kendisine ahde vefa gösterecek. Tebrikler Sayın Başkan.

AYKUT KOCAMAN’IN DOĞRULARI

Şimdi gelelim saha içine. 3-2 biten Eskişehir maçından sonra Aykut Hoca’nın basın toplantısında iki soru sordum. Soru da denemez. Başka soran olmayınca sanki karşılıklı görüş alışverişinde bulunuyor gibi oluyoruz. Ne diyeceğini bildiğim halde yine de Meha’nın kaçak oyununu sordum. Bireysel değerlendirme yapmadı ama asıl önemli olan ikinci soruya cevabıydı. Takımın hedefiyle ilgili yanlış sorumu düzeltip güzel bir cevap verdi. Yöneticileri de içine katarak mealen “kimse gereksiz yere UEFA lafları etmesin. 56 yıllık süper lig tarihinde sadece 15 yıldır bu ligdeyiz. Bu mudur ligde köklü takım olmak. Önce kökleşmeli sonra güçlenmeli sonra da hedefli takım olmalıyız”. 

Ne diyeyim bu sözlerine üzerine. Taraftar bunlara kızabilir ama ben gazeteci olarak doğruları görmek zorundayım ve bunlar doğrular. Lig tarihinde sadece bir yıl ikinci lige düşen Bursaspor, şampiyonlukları olan Trabzonspor bile ligi saçma sapan yerlerde bitirirken biz daha bir süre oturduğumuz yerde oturmalıyız.

Bu arada Çaykur Rizespor maçından puan çıkaracağız inşallah. Merak etmeyin.