TEMA Vakfı’nın orman vasfını yitirmiş arazilerin orman köylüsüne satışıyla ilgili düzenlemeleri de içeren 2-B uygulaması ile ilgili kanunun çıkmamasını sağlamak için imza kampanyası düzenleyeceğini duydum. Güldüm acı acı… Ne de olsa vakıf mensuplarının tuzu kuru. Memleketin kaymağını yiyenlerden çoğu. Ne bilsin onlar orman köylüsünün ızdırabını.
Hele bir vakıf teranesi tutturdular; bağış paraları akıyor oluk gibi… Hortum ki ne hortum? Hem de yasal. Temacılardan açıklama bekliyorum. Yıllık gelirleri nedir, bu gelirin ne kadarı ağaçlandırmaya, eğitime ayrılmış; ne kadarı eş dost ağırlamaya, eğlenceye, har vurup harman savurmaya gitmiştir?
Kaç kişi hiç çalışmadan bu vakıftan ne kadar nemalanıyor?
Bu vakfın hesaplarını denetleyen var mı? Şeffaflık TEMA’ya da gerek değil mi?
Hem 2-B düzenlemesinin satacağı sözde orman toprakları orman arazisi değil ki… Bir orman mühendisinin harita başında burası orman toprağıdır dediği için köylünün elinden alınmış, Osmanlı’dan beri ekip dikilen arazi… Veya yaşlandığı için bakamadığı, bağken dağa dönüşmüş durumda... Temacıların bakamadıkları için toz toprak içinde kalan villaları ve arabaları gibi yani…
Temacılar halktan kopuk, halkın değerlerinden inançlarından kopuk… Kendilerine lazım olacağı zaman Hadis de okuyorlar Fatih’ten alıntılar da yapıyorlar. Ama Muhteşem Süleyman’ın söylediği ve sonra Mustafa Kemal tarafından da tekrarlanan “Köylü milletin efendisidir.”sözünü unutuyorlar…
Gerçi şimdilerde efendi unvanı devrim kanunlarıyla yasaklanmış olmasına rağmen hademe ve hizmetçilerin unvanı olmuş durumda. Tam da Temacıların istediği gibi, köylü hizmetçidir, hatta köledir. Onun toprağı da alınmalı ve Temacıların içkilerini yudumlayacağı orman içi piknik alanlarına dönüştürülmeli.
Ağır mı düştü cümleler bilmem?
Ama herkes eline bir kalem kâğıt alıp da imza kampanyası açar, köylülerin elinden orman idaresince cebren ve hileyle alınmış arazilerini geri alma umutları olan 2-B’yi engelleme çabasına girerse ağır yazı onların eylemleri karşısında hafif bile kalır.
Tema vakfı aklını başına toplamaz köylüyle işbirliğine gidip tarım ve ormancılığı birlikte geliştirme, koruma çabalarına girmezse, jandarmayla diktiği ormanları ne ölçüde koruyabilecek. Aksine memleketin yoksul insanlarını devletine ve orman idaresine karşı tavır almaya itecek… Her yaz Ege ve Akdeniz bölgelerinde cayır cayır yanan ormanları düşen yıldırımlar mı yakar sanıyorsunuz? Bu bölgelerde vatandaşın ineğini, eşeğini bağladığı evinin köşesine orman dikildiğini görmediniz mi?
Golf sahaları için ne kadar orman kesildi? Nerede Tema?
İstanbul’a ormanı katlederek üniversite diktiler (Anadolu’da boş arazi mi yoktu?) Nerede Tema?
İstanbul’da ormana kaçak villalar yaptılar… Nerede Tema?
Vur zavallı köylüye… Onun ne gazetesi var ne televizyonu, ne avukatı var ne de devlette dayısı…
Temacılar 2-B’yi engellerseniz köyden şehre akacak işsiz ve aşsız nüfusun vebali omuzlarınızda olacaktır, bunu kulağınıza küpe edinin…
Ülkede çok yer var devletin elinde… Bomboş… Buraları ağaçlandırın. Bırakın yoksul orman köylüsünün bahçesinin yanındaki 200–300 metre karelik araziyi sahiplenmeyi… Oraları cebren alarak ormanı genişletemez ve koruyamazsın…
Ormanları bombalarla yaktırmayın, kaçakçılara kestirmeyin. Ama orman köylüsünü de canından bezdirmeyin.
Orman köylüsü zaten ormanı elması, kirazı gibi koruyup kollamakta ve hatta kendiliğinden kuruyan orman ağaçlarını tasa edinmekte, hüzünlenmektedir.
Okuyucu M.Yanar