Yazılı açıklama yapan Yılmaz, kamuyu küçültme adına atılan adımların özelleştirme adı altında kurumların elden çıkarılmasına yol açtığını belirterek, “Kamu küçülmesi gerekirken işsizlik rakamlarını küçültmek adına alınan çok fazla sayıda kamu personel sayısı ile vatandaşa yeni ve daha ağır vergi yükü getirilmiştir. Kamu personel alımı ile artan kamu harcamaları ve kamunun kendi borçlanması ilave vergiler ile vatandaşa fatura edilmekte ve ağır vergiler vatandaşın sırtına yüklenmektedir. Bu durum ise vatandaşın ağır vergi yükü altında ezilmesine sebebiyet vermektedir” dedi.
MYP Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, vatandaştan vergi tahsil edebilmek için bireysel borçlanmanın teşvik edildiğini ifade ederek, “Kamu borç ve giderlerini ödediği vergilerle karşılamaya çalışan vatandaşlarımız ağırlaşıp pahalılaşan yaşam yükünü hafifletmek için bu kez kendisine kurulmuş olan ikinci tuzağa doğru koşarak bireysel borçlanma ile geleceğini bir kez daha özel bankalara faiz yolu ile ipotek etmektedir. Bu çift faiz sarmalı sürdürülebilir bir ekonomi değildir” açıklamasında bulundu.
“Önce vatandaş, sonra firmalar nihayet kamu iflasa mecbur” diyen Yılmaz, şunları söyledi;
“Bu borçlanma yapısı ve faiz bağımlılığı ile önce vatandaşlar ipotek ettikleri geleceklerinin sonrasın da ise firmalar iflaslarını açıklamak zorun da kalacaklardır. Nihai iflas ise kamunun çöküşü olacaktır. En kötüsü de borcu çevirmek zorun da kalan hükümet savaşmak zorunda kalacaktır.”
Yılmaz, varlık vergisinin, iflasın en önemli sinyali olduğunu belirterek, “Belli bir miktar üzerinde ki Kira gelirleri üzerinden alınan mevcut stopaj ve vergilere ilaveten alınması planlanan dolaylı varlık vergisi olan sözde gelir vergisi Hükümetin bütçe yapma da zorlandığının en belirgin göstergesidir. Eğer bu ekonomik modelden çıkıp faiz sıfırlanmazsa Türkiye kısa vade de ekonomik iflas etmekle kalmaz savaşmak zorunda da kalacaktır” açıklamasında bulundu.