Konya’nın en eski Selçuklu eserleri arasında gösterilen Alaaddin Camisinde bir kısmının restorasyonunun bitirilerek bugün ibadete açılan tarihi Alaaddin Camii'nin bir kısmında devam eden restorasyon çalışmaları bölümünde işçilerin ısınmak için yaktıkları soba yangın tehlikesini de beraberinde getiriyor. Tarihi caminin çatısının ağaç olması restorasyon sırasındaki teehlikeyi de gözler önüne seriyor.
ALAADDİN CAMİİ’NİN TARİHİ VE KONYA’DAKİ ÖNEMİ
Câmi, en eski Selçuklu eserlerinden olup, Alâaddin Tepesi üzerinde inşa edilmiştir. Selçuklu Sultanı I.Rükneddin Mesud (1116-1156) zamanında yapımına başlanmış ve I.Alâaddin Keykubad zamanında tamamlanmıştır (1221). Anadolu Selçuklu Devri Konya'nın en büyük ve en eski camiisidir.
Alaaddin Camii, Selçuklu Sultanı Rükneddin I Mesud'un son zamanlarında başlanılmış, II. Kılıçaslan (1156-1192) devrinde inşaatına devam edilmiş, Sultan I Alaeddin Keykubad tarafından 1221 yılında tamamlanarak hizmete açılmıştır. Selçuklu Sarayı’nın yakınında yapılan bu caminin kuzeye açılan kapısı üzerindeki dört satırlık kitabesinden Sultan Alâeddin Keykubat tarafından tamamlandığı yazılıdır. Bunun sağ tarafındaki mermer üzerine iki satırlık kitabede ise mimarının Dımaşklı Mehmet bin Havlan, mütevellisinin de Atabeg Ayaz olduğu yazılıdır. Caminin cümle kapısı üzerindeki üç satırlık Arapça kitabede de Sultan Alâeddin Keykubat zamanında, 1220’de Atabeg Ayaz’ın kontrolünde tamamlandığı yazılıdır. Beş satır halindeki bir diğer kitabede de caminin yapımına Sultan I.Keykavus’un emri ile 1219’da Atabeg Ayaz kontrolünde başlandığı yazılıdır. Giriş kapısının sağındaki bir başka dört satırlık Arapça kitabede ise cami ile türbenin Kılıçarslan’ın oğlu Sultan Keyhüsrev’in oğlu Alâeddin Keykubat’ın 1219 yılında Atabeg Ayaz kontrolünde yapılmasını emrettiği yazılıdır. Giriş kapısının kemeri üzerindeki yuvarlak bir çini panonun içerisinde de iki Arapça yazı bulunmaktadır. Bunlarda Sultanın unvanları belirtilmiş ve diğer yazıda da 1220 yılında Kerimüddin Erdişah tarafından yapıldığı yazılmıştır. Kerimüddin Erdişah’ın kim olduğu ve ne gibi görevlerde bulunduğu bilinmemektedir. Bu kitabelerden başka caminin batı duvarında iki kitabe daha bulunmaktadır. Bunların her ikisinde de Sultan Alâeddin’in ismi Keykubat olarak geçmektedir. Doğu tarafındaki kapı üzerinde de Konya Valisi Sururi Paşa tarafından 1889-1890 yılında Sultan II.Abdülhamid’in fermanı ile harap durumda olan ve bazı yerleri yıkılmış olan caminin onarıldığı yazılıdır. Cami içerisindeki ahşap minberin kitabesinde de Sultan I.mesut ile oğlu II.Kılıçarslan’ın isimleri ve minberi yapan usta Ahlatlı Hacı Mengüberti’nin isimleri yazılıdır
SELÇUKLU ÇİNİ VE AHŞAP İŞLEMECİLİĞİNİN EN İYİ ÖRNEKLERİ BURADA
Camii İslam mimarisi yapı tarzında inşa edilmiştir. Üzeri ağaç ve toprakla örtülmüştür. İçerisi Sütunlar ormanın andırmaktadır. Bizans ve klasik devirlere ait 41 taş mermer sütundan ibarettir. Camiinin en ilginç taraflarından birisi de minberidir. Minber abanoz ağacından birbirine geçmiş olup, Anadolu Selçuklu ahşap işlemeciliğinin en güzel örneklerdir. 1155 yılında Ahlat'lı Mengum Berti tarafından yapılmış bir şaheserdir. Çinilerle süsül mihrabın önünde çini süslü kubbesiyle örtülmüş bir saha mevcuttur. Mihrap ve kubbelerin çinileri kısmen sökülmüştür.
8 SULTANIN MEZARI BURADA BULUNUYOR
Câmi avlusunda I.Mesud, Kılıç Arslan, II.Rükneddin Süleyman, I. Gıyâseddin Keyhüsrev, I. Alâaddin Keykubad, II.Gıyâseddin Keyhüsrev, IV.Kılıç Arslan ve III.Gıyâseddin Keyhüsrev'in mezarları bulunmaktadır.
2015 YILINDA YANGINDAN KURTULDU
Alaaddin Camii, 2015 yılının Kasım ayında restorasyon çalışmaları devam ederken yangın tehlikesi geçirmişti. 26 Kasım akşamı çıkan yangında camiinin bir kısım halı ve yalıtım malzemelerinin zarar gördüğü belirtilirken, yangının restorasyonda kullanılan yalıtım malzemelerinden kaynaklandığı iddia edilmişti.