Makina Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mete Kalyoncu, insan sağlığını tehdit eden hava kirliliğiyle karşı karşıya olduklarını belirterek, çetin geçecek kış günlerinde ortaya çıkabilecek durumun kendilerini tedirgin ettiğini söyledi.
Konya'da yaşanan hava kirliliği nedeniyle Makine Mühendisleri Odası Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mete Kalyoncu, Mimarlar Odası Başkanı Serdar Işık, İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Ramazan Özkaya, Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Ali Kemal Başaran, Harita Mühendisleri Odası Başkanı Ferruh Yıldız, Şehir Plancıları Odası Başkanı Mustafa Dolular, Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Yrd. Doç. Tahir Nalbantçılar ve Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Hüseyin Motuk’un katılımıyla Bera Otel'de basın toplantısı düzenlendi.
"Hava Kirliliği" konulu basın toplantısıyla ilgili tüm oda başkanları adına konuşan Makina Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mete Kalyoncu, kentteki hava kirliliğinin yoğun bir şekilde hissedilir hale geldiğini ifade ederek, "Maalesef havaların çok iyi ve mevsim ortalamasının üzerinde bir sıcaklıkta gitmesine, kaloriferlerin de çok az yanmasına rağmen yine de hava kirliliğinde ciddi olarak tehdit altındayız. Bir insan açlığa 60 gün, susuzluğu 6 gün dayanırken, havasızlığa 6 dakika dayanamamaktadır. Dolayısıyla temiz hava insan sağlığı için oldukça önemlidir. Dünyada her yıl hava kirliliğinden 3 milyon insan ölmektedir. Konya'da kış mevsimi nedeniyle insan sağlığını tehdit eden bir hava kirliliğinin oluştuğunu görmekteyiz. İleride geçecek çetin kış günlerinde yaşanacak hava kirliliği bizi tedirgin ediyor. Geçen yıl hava kirliliğinin sınır değerlerinin fazla aşılmadığı belirtilmişti. Bugün 1 Ekim 2005 tarihiyle 31 Mart 2006 tarihleri arasına baktığımızda Konya'daki hava kirliliğinin sınırların üzerinde olduğunu görüyoruz. Hava kirliliğinin önlenmesi için gerekli denetim ve önlemler yeterli biçimde yapılmalıdır" dedi.
Hava kirliliği konusunda yetkilileri göreve çağıran Kalyoncu, "2005'in kış ayında Konya'da hava kalitesi genelde sağlıksız ve zaman zaman da tehlikeli boyutlara çıktığı partikül madde ölçüm sonuçlarına göre ortadadır. Bu kış aylarında da hava kirliliği yaşanmaktadır" şeklinde konuştu.
“YETKİLİLER MAZERET ÜRETİYOR”
Konya’daki yetkililerin iş yerine mazeret ürettiğini iddia eden Kalyoncu “Yıllardır Konya’nın içinde bulunduğu coğrafi yapının ve hava şartlarının hava kirliliğinin olmasında hep öncü etken olduğunu söylemişlerdir ve söylemeye de devam etmektedirler. Hava kirliliği, mevcut şart ve durumlara göre önlenmesi gereken bir olaydır. Zaten bütün şartlar uygun olsaydı hava kirliliği olmazdı” diyerek, kanuni olarak hava kirliliğine kıstas olarak belirlenen değerlerin de diğer ülkelere nazaran çok yüksek olduğunun altını çizdi. Ölçüm cihazının yerinin yanlış seçildiği veya cihazın yanlış ölçüm yaptığı bahanelerinin de başka bir mazereti oluşturduğuna dikkat çeken Kalyoncu “Sanki ölçüm cihazını oraya koyan, kalibre eden ve sonuçları yayınlayan vatandaştır. O zaman sonuçlar ya yayınlanmasın ya da doğru yayınlansın” dedi.
“BACA TEMİZLİĞİ İTFAİYE TARAFINDAN YAPILMALI”
Mevzuattaki yönetmeliğe göre doğalgaz bacalarının yılda bir, normal bacaların yılda iki, lokanta ve yemek fabrika bacalarının ise 15 günde bir yetkili ve ehliyetli firmalara temizletilmesi gerektiğini bildiren Kalyoncu bu konuda yönetmeliğin mahallin itfaiye teşkilatını görevlendirdiğini ifade ederek Konya’da hava kirliliği açısından son derece önemli olan bu konuda ne itfaiyenin kendisinin böyle bir hizmet verdiğini ne de özel bir firmayı bu konuda yetkilendirdiğini kaydetti.
ARAÇLARIN ÜÇTE BİRİ EMİSYON KONTROLÜNDEN GEÇTİ
Hava kirliliğinde önemli bir etkenin de egzoz gazları olduğunu vurgulayan Kalyoncu 2005 yılında toplam 78 bin 810 aracın, 2006 Ekim ayı itibariyle de 70 bin 87 aracın egzoz emisyon kontrolünün gerçekleştirildiğini belirterek bu rakamın Konya’da trafiğe kayıtlı 237 bin 597 aracın üçte birini oluşturduğunu, bu noktada da denetimlerin yetersizliğinin açığa çıktığına dikkat çekti.
TEDBİR ALINMAZSA SU BİLE YAKSAK HAVA KİRLİLİĞİ ÖNLENEMEZ
Hava kirliliğiyle mücadelede doğalgaza aşırı bir güven duyulduğunu, ancak doğalgaz ile hava kirliliğinin önlenmesinin uzun vadeli bir süreç olduğunu belirten Kalyoncu, bir yandan doğalgaz kullanımının özendirilirken, bir yandan da hava kirliliğini önleyici tedbirlerin ve gerekli denetimlerin yapılması gerektiğini ifade ederek “Hava kirliliğiyle mücadelede yapılması gerekenler yapılmaz ve şimdiki gibi devam edilirse hava kirliliğini değil doğalgaz, su bile yaksak çözemeyiz” şeklinde konuştu.
HAVA KİRLİLİĞİNİ ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPILMALI?
Hava kirliliğini önlemek için kirliliğin kaynağına göre yapılması gerekenleri Yrd. Doç. Dr. Mete Kalyoncu şöyle açıkladı:
MOTORLU TAŞITLAR: Egzozundan siyah duman atan, istiap haddinin üstünde yolcu ve yük taşıyan ve yağ yakan motorlu taşıtlar denetlenmeli ve gerekirse trafikten men edilmeli. Benzinli ve dizel motorlu araçlarda egzoz gazlarının kontrolü için şok denetimler yapılarak araçların sürekli bakımlarının yapılması sağlanmalı. Hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde tek çift plaka uygulamasına giderek trafik yoğunluğu azaltılmalı. Toplu ulaşım araçlarının kullanımı desteklenmeli, raylı sistemin yaygınlaştırılması sağlanmalı. Yeşil dalga sisteminin etkin kullanımı sağlanmalı. Çocukların oyun alanları (park, bahçe vs.) trafiğin yoğun olduğu bölgelerden uzağa yapılmalı.
YAKITLAR: Başta petrol koku olmak üzere yasaklanmış yakıtların ısınma amaçlı kullanımı engellenmeli. Özellikleri belirtilen kaliteli ve yüksek kaliteli kömür kullanımı sağlanmalı. Yerli kömürün çıkartıldığı ilin valiliğinden ‘Uygunluk Belgesi’ ve kömürün satılacağı ilin valiliğinden ise ‘Satış İzni Belgesi’ aranmalı. İthal ve yerli kömür torbaları üzerinde yer alacak bilgiler kısmı yönetmeliğin belirlediği asgari bilgileri taşımalı. Yerli ve ithal kömür satıcı ve pazarlamacıları sadece izinli kömürleri satmalı, okullarda ve resmi binalarda da belirlenen özelliklere sahip yakıt kullanılmalı.
YAKMA SİSTEMLERİ: Yakma sistemleri konusunda konuyla ilgili yönetmeliğe uyulmalı. Soba ve kalorifer kazanlarında TSE standartlarına uygunluk aranmalı ve gerekli denetimler yapılmalı. Yakma tesislerinde Tip Emisyon Belgesi aranmalı. Kalorifer ateşçisi ve bina yöneticileri eğitilip denetlenmeli. Yakıt kullanan bacasız ısıtıcıların kapalı alanda ısınma amaçlı kullanımı önlenmeli. Bacaların ve sobaların temizliğinin önemi ve gerektiği konusunda valilik, belediyeler ve gönüllü kuruluşların işbirliğiyle eğitim programları düzenlenmeli.
SANAYİ TESİSLERİ: Emisyon iznine tabi olmayan sanayi tesislerinden yayılan emisyonlar, belirlenen sınır değerlerin üzerinde olmamalı. Sanayiciler tesislerinde kullanacakları kömürün özelliklerini valiliğe bildirmeli. Bacasından siyah duman atan işyerleri ve sanayi tesisleri denetlenmeli ve gerekli yasal işlem yapılmalı.
YAKMA SAATLERİ: Hava kirliliğinin yoğun olduğu günlerde sobalar ve kaloriferler saat 10’dan sonra ve en geç saat 16’dan önce yakılmalı. Hastaneler, yatılı ve gündüzlü okullar, öğrenci yurtları gibi binalarda kalorifer ve sobaları iç ortam sıcaklığı 20 C’den yukarı olmayacak şekilde yakılmalı. Murat Güzel-Memleket