Kuruluşunun 90’ıncı yılı nedeniyle yapılacak etkinlikler kapsamında TBMM, 9 bin kırmızı beyaz top asılarak süslendi.
Atatürk Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Mehmet Kavukçu, "TBMM 90. Yıl Etkinlikleri" çerçevesinde, "TBMM 90. Yıl Alankurgu" adını taşıyan bir iç mekân “alankurgu” çalışması gerçekleştiriyor.
Mehmet Kavukçu'nun bireysel çalışması olan etkinlik, TBMM Arşivi'ndeki belgelerden oluşan "TBMM 90. Yılda 90 Belge" Sergisi ile birlikte bugün saat 11.00'de TBMM Şeref Holü’nde , TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin ve devlet protokolünün katıldığı bir törenle açılacak.
Anıtsal nitelik taşıyan mekânın geçici süreyle de olsa yeniden kurgulandığı ve yorumlandığı alankurguda boşluğa asılı kırmızı-beyaz kürelerin kusursuz formu ve düşey hareketi ile oluşturduğu kütlesel yoğunluk, mekâna girer girmez bambaşka bir algı etkisine yol açıyor.
Mehmet Kavukçu, bu yoğunluğu, "milli iradenin mutlak ve kesintisiz tezahürü" olarak yorumluyor. Doç. Dr. Kavukçu, "Küreler, hem Türk milletini hem de burada bugüne kadar görev yapmış tüm milletvekillerini temsil ediyor. Doğa anlamında da yukarıda, baş üstünde taç anlamında duruşları var" dedi.
'Renklerde, bayrak ve Cumhuriyet ilişkisi var'' diyen KavukçuTBMM'nin 90. Yıl etkinlikleri için yaptığı alankurgu çalışmasını şöyle anlattı:
"Büyüklü küçüklü, irili ufaklı yaklaşık 9 bin küre var. Bunların birbirleriyle olan ilişkisi, büyüğün küçükle, kırmızının beyazla olan ilişkisi, birinin aşağıda, birinin yukarıda olmasının getirdiği bir birliktelik ve bütünlük oluşturuyor. Politikanın yapıldığı temel bir yapıda, bu işin o amaçla yapılmasını da demokrasiyle ilişkilendirebiliyoruz. Küreler; birinin diğerinden, büyüğün küçükten, küçüğün büyükten, kırmızının beyazdan, beyazın kırmızıdan ayırt edilmeden bir bütünlük oluşturmasını sağlıyor. Burada, her birinin, bir bütün içinde yerinin önemli olmasının vurgusu var.
Ulusal renkler olan kırmızı-beyazın doğrudan göndermesi ise Türk bayrağı. Sonsuzluk diline sahip kürenin plastik formunun ürettiği döngüselliğe kırmızı-beyaz renklerin uyumu/kontrastıyla kazandırılan ivme ve çağdaş sanatın yaklaşımıyla somutlaşan bayrak-ulus ilişkisi mekânla bütünleşerek, canlı-cansız varolan tüm öğelerin eserin tamamlayıcı elemanlarına dönüşmesini sağlıyor.
Burada, alankurgu oluşturan nesnelerin uzaktan bir izleyicisi olmaktan öte, kompozisyonun bir parçası haline geliyorsunuz. Yapıta dokunuyor, müdahale ediyor ve onunla bütünleşiyorsunuz. Böylelikle içinde yaşanılabilen üçboyutlu çağdaş bir esere ulaşılıyor. Yapıyla uyumlu geometrik etkiler sergileyen küreler, TBMM'nin açılışı ile başlayan doksan yıllık Türkiye Cumhuriyeti'nin onurlu tarihini ve geleceğe yönelik umutlarını plastik değerlerle yansıtıyor. Maksimum simetriye sahip kürelerin oluşturduğu görsel entropi, tekbiçimlilik ve yapısal yalınlık, asimetriyi soyutlanmış sistemlere indirgiyor, birlikli bütünlüklü kendilikler olarak görsel algı üretiyor."
Kariyerinin başından itibaren, resim sanatının espas sorunundan kalkarak, boşluk-doluluk-düzlem-kütle-hareket-perspektif-renk-biçim gibi plastik değerleri ve aralarındaki ilişkileri sorunlaştırdığını belirten Mehmet Kavukçu, bu yeni etkinliğiyle, arayışını 90. Kuruluş Yılı'nı kutlayan TBMM koridorlarına taşımış olacak.
Kavukçu, bu çalışmayı daha önce de Erzurum'da Çifte Minareli Medresenin avlusunda, Ankara'da ODTÜ'de ve İstanbul'da Yerebatan Sarnıcı'nda gerçekleştirmişti.
Haber 7