Tarih kaçakçısından müze bağışı

60 milyon dolarlık tarihi eser koleksiyonunu SÜ'ye bağışlayan işadamının tarihi eser kaçakçısı olduğu iddia edildi.

Selçuk Üniversitesi, envanterinde bulunan ve üniversiteye bağışlanan tarihi eserleri sergilemek üzere bir müze kuracak. Müzede arkeolojik ve etnoğrafik eserlerin sergilendiği reyonlar, çağdaş sanat alanlarına ait güncel sanat sergilerinin açıldığı sergi salonları, konferans salonu, fuayeler, tarihi eserlerin korunması ve bakımı için oluşturulacak laboratuarlar, fotoğrafhaneler ve depolar da bulunacak. Müzenin Selçuk Üniversitesi’ne uluslar arası çapta bir prestij kazandıracağı tahmin ediliyor.

 

Konuyla ilgili gazetemize bilgi veren Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Kürşat Turgut, 2004 yılında Almanya’da yaşayan ve uluslar arası çapta restoranlar zinciri sahibi işadamı Aydın Dikmen’in koleksiyonunda bulunan tarihi eserleri Selçuk Üniversitesi’ne bağışlamak istediğini, ama bunun için üniversitenin bir müze kurmasını ve eserlerin sergileneceği alana kendi isminin verilmesini şart koştuğunu bildirdi.

 

Alınan senato kararıyla üniversitenin müze kurma şartını kabul ettiğini belirten Prof. Dr. Turgut, Aydın Dikmen’e ait koleksiyonun tahmini değeri 60 milyon dolar tutan üçte birlik kısmının üniversiteye intikal ettiğini ifade etti.

 

Koleksiyonun diğer kısımlarının da müzenin yapımıyla birlikte üniversiteye intikal edeceğini kaydeden Prof. Dr. Turgut, “Müzemizin mimari projesi son aşamasında. 2008 yılında müze binasının ihalesini yapıp Alaaddin Keykubat kampüsündeki amfiteatrın yanındaki alanda inşaatına başlayacağız. Böylelikle amfiteatrı da yeniden düzenleyecek ve orada büyük bir kültürel kompleks oluşmasını sağlayacağız. Bu proje, üniversitemize uluslar arası çapta bir prestij kazandıracak” dedi.

 

AYDIN DİKMEN KİMDİR?

 

Aydın Diknmen hakkında yaptığımız araştırmalar onun hakkında ilginç bilgileri ve iddiaları  gündeme getirdi. İddialara göre Aydın Dikmen Konyalı ve tarihi eser kaçakçılığıyla uğraşan bir teknik ressamdı. Konya ve Türkiye kamuoyu Aydın Dikmen’i ilkin 1966 yılında ihbar üzerine Meram’daki evine polis tarafından yapılan baskınla tanıdı. Dikmen’in evine yaptığı baskında, yurtdışından kaçak yollarla getirildiği tespit edilen, çoğunluğu Helenistik Döneme ait altın levhalardan oluşan sikke ve Romalı kadınların kullandığı altın diyademler (alınlık) ele geçirildi. Sayıları 296’yı bulan bu tarihi eserler kayıt altına alındıktan sonra mahkemenin verdiği ara karar ile Cumhuriyet Savcılığı emanet deposu yerine dava sonuçlanıncaya kadar saklanmak üzere Konya Arkeoloji Müzesi’ne teslim edildi.

 

Yıllarca teşhir edilmeyen eserlerin bulunduğu depoda unutulan altınları arayıp soran olmadı. Geçen yıl Konya Müzeler Müdürlüğü’nün Arkeoloji Müzesi’nde başlattığı onarım nedeniyle, depodaki raflar teker teker indirilip elden geçirilirken tüm duvarlar ve tavan temizlendi. Bu sırada Konya Arkeoloji Müzesi’nde görevli Arkeolog Kazım Mertek, iki duvarın birleştiği noktada rafların arka boşluğunda duran 10 küçük koliyi fark etti. Koliler açılarak incelendiğinde içinden Roma dönemine ait 287 altın sikke çıktı. Bu altınların nereden geldiğinin saptanması için müzenin kayıtları elden geçirildi ve 1966 yılında Konya Emniyet Müdürlüğü tarafından mahkeme kararıyla 296 parça sikke ve alınlığın müzenin deposuna emaneten konulduğu saptandı. Ancak yapılan kontrolde teslim tutanağında yer alan sikkelerden 9’unun çalındığı oraya çıktı.

 

Dikmen’e uluslar arası alanda asıl ününü kazandıran ise Güney Kıbrıs’tan kaçırdığı tarihi eserler oldu. 1974’te, Türk Ordusu’nun Kıbrıs’a çıkması ile birçok Rum köyü boşalmış ve güneye kaçan Rumların geride bıraktıkları eserler tamamen sahipsiz kalmıştı. Bu boşluğu fark eden ve daha önceden Kıbrıs’la ilişkileri olan Dikmen, 1974’ten sonra, kaçakçılık işini tümüyle adaya kaydırdı. Kiliseye girmeyi başaran Dikmen kilisede bulunan mozaikleri Hollandalı tarihi eser kaçakçısı Michen van Rijn ve ABD’li Robert Fitzgerald’la işbirliğiyle çalarak ABD’ye sattı. Çaldıkları sadece kiliselerdeki mozaikler değildi. Soyulan Rum evlerinden alınan ikonaların da yurt dışına pazarlanması sağlanmıştı.

 

Bu soygun, o tarihe dek ufak bir çevre içinde tanınan Aydın Dikmen’i uluslararası camiada şöhret sahibi yapacaktı. Çünkü Kıbrıs Rum Kesimi, 1989’da, ABD’nde açtığı dava ile bu mozaikleri geri istiyordu. Uzun süren davayı, sonunda Kıbrıs Rum Kesimi kazandı. ABD’ye satılan tüm mozaikler iade edildi.

Murat Güzel-Memleket

Kültür Sanat Haberleri

Hierapolis’te Yeni Dönem: Antik Kentin Ruhuna Dokunan Modern Dokunuş
Atıklardan yaptıkları müzik aletleri ile konser verdiler
Antalya'da Şafak Vakti Sıra Dışı Manzara
Alanya Kalesi'nin 800 Yıllık Sırrı
Türkiye’de Sadece 7 Tane Kaldı: İşte Küllerinden Doğan Mavi Değirmen