Son yıllarda Konya’da yaşanan mevsimine uymayan hava olayları, kentte yaşayanları düşündürüyor. Geç başlayan yazlar, beklenmedik fırtınalar, kış aylarında görülen sonbahar yağmurlarını andıran hava koşulları, “Konya başka bir iklim kuşağına mı girdi?” sorusunu gündeme taşıdı.
Özellikle Ocak ayının ortasında etkili olan şiddetli yağış ve fırtına, geçmiş yıllarda genellikle sonbahar mevsiminde görülen doğa olaylarının artık takvim dışına çıktığı yorumlarına neden oldu.
Küresel İklim Değişikliği Yeterli Açıklama mı?
Uzmanlar, yaşanan sürecin ilk nedeninin küresel iklim değişikliği olduğunu vurguluyor. Ancak aynı enlemlerde yer alan bazı bölgelerde hava düzeninin görece istikrarlı seyretmesi, tek başına bu gerekçenin yeterli olmadığı görüşünü güçlendiriyor.
Özellikle Ortadoğu ve Anadolu coğrafyasında yaşanan su kıtlığı, yağış rejiminde ciddi kırılmalar olduğunu ortaya koyuyor. Konya Havzası da bu değişimden en çok etkilenen bölgeler arasında gösteriliyor.
Konya’nın Konumu İklimi Nasıl Etkiliyor?
Konya, Anadolu’nun ortasında, batıda denize dik uzanan dağlar ile güneyde denize paralel dağların kesişim alanında bulunuyor. Bu coğrafi yapı, kentin iklimini doğrudan etkiliyor.
Son yıllarda Konya’ya güneyden su taşıma projeleri, Akdeniz ikliminin iç kesimlere doğru ilerlediği yönündeki görüşleri artırdı. Buna karşılık kuzeyden gelen soğuk hava kütleleri ile güneyden gelen ılıman hava arasında kalan Konya’da, yağışların azalması ve mevsim geçişlerinin belirsizleşmesi dikkat çekiyor.
Ocak Ayında Sonbahar Fırtınası
Konya’da dün ikindi saatlerinden itibaren etkili olan şiddetli fırtına, kent genelinde hayatı olumsuz etkiledi. Ağaçlar devrildi, çatılar zarar gördü, ulaşımda aksamalar yaşandı.
Bu tür fırtınaların geçmişte çoğunlukla sonbahar aylarında görüldüğüne dikkat çekilirken, olayın Ocak ayında yaşanması, “takvim mi yanılıyor?” sorusunu beraberinde getirdi.
Takvimler Tarihte De Yanıldı
Tarihte mevsimlerle uyum sorunu yaşayan takvimler daha önce de değiştirildi. İlk Roma takvimleri, Ay hareketlerine dayalı olduğu için mevsimlerle uyumsuzdu ve ciddi zaman kaymaları oluşuyordu.
Jülyen Takvimi ve Sorunları
MÖ 46’da Jül Sezar tarafından kabul edildi
365 gün esas alındı
Her 4 yılda bir artık yıl uygulandı
Ancak güneş yılını tam karşılayamadığı için yüzyıllar içinde mevsimler kaydı
Gregoryen Takvimi ile Düzeltme
1582’de Papa XIII. Gregorius tarafından reform yapıldı
10 gün takvimden çıkarıldı
Artık yıl hesaplaması yeniden düzenlendi
Takvim, güneş yılına daha uyumlu hale getirildi
Bugün kullanılan Gregoryen Takvimi, mevsimlerin uzun vadede aynı tarihlere denk gelmesini amaçlıyor.
Takvim Değil, İklim Değişiyor
Uzmanlara göre bugün yaşanan sorun takvimden çok, iklim sistemindeki bozulma ile ilgili. Takvimler hâlâ güneş yılına uyumlu şekilde ilerlerken, doğa olaylarının zamanlaması hızla değişiyor.
Konya’da kış aylarında görülen sonbahar karakterli yağışlar ve fırtınalar, iklimin yeni bir denge arayışında olduğuna işaret ediyor.
Konya İçin Yeni Bir İklim Dönemi mi?
Yaşanan gelişmeler, Konya’nın klasik karasal iklim tanımının giderek bulanıklaştığını gösteriyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda daha düzensiz yağışlar, ani hava olayları ve mevsim kaymaları yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
Konya için artık soru şu: Takvim aynı mı kalacak, yoksa mevsimler yeni bir düzen mi kuracak?
HATİCE KARAKUŞ-ÖZEL HABER