TAHİR AKYÜREK’İN TRANSFERLERİ

Selman S. Akyüz

Konyaspor yeni sezona hedef küçülterek, kadrosunu daraltarak, bütçesinde kesinti yaparak başladı. Sezon başında kadroda bulunan oyuncuların maliyetleri çok para harcatan Aykut Kocaman’ın kadrosuna göre daha düşüktü. İlk yarının sonlarına doğru büyük paralar alan futbolcuların sakatlanması ve onların yerine mücadele eden “yedek”lerin takımı rotasından çıkarmamak için büyük bir çaba göstermesi çok önemli iki noktaya işaret ediyor. Bunlardan birincisi Konyaspor’un artık bu ligin kalıcı bir takımı olduğu gerçeğini tüm takımların görmesi. Rakipler, “Konyaspor iyi takım. Temkinli oynamamız gerekir” diyerek karşısına çıkıyor. Bu da eksik kadroya rağmen takıma avantaj sağlıyor. İkinci nokta ise Konyaspor’da oynayan futbolcu bu takımın gücünü ve Türk futbolundaki yerini iyi anlıyor. Tabi bu takımın kötüye gidemeyeceğini giderse, camianın neler yapacağını, kötü oynadığı zaman kendi futbol kariyerinin nasıl etkileneceğini iyi biliyor. Tüm bunlar Konyaspor’da top koşturanların istikrar abidesi olmalarını sağlamıyor ama en azından istikrarsız olmamaları için zemin hazırlıyor.

 

Şimdi transfer zamanı. Dışardan herkes Konyaspor’u “iyi” biliyor. Fakat “dışı seni yakar, içi beni” sözü ne kadar doğru bir kez daha görüyoruz. Konyaspor’un içi önce Büyükşehir belediyesini, sonra da yönetimi ve teknik heyeti yakıyor. Açıkçası taraftarın çok da umurunda değil. Onlar her zaman gönül verdikleri, maçına gittikleri takımın iyi futbol oynamasını ve kazanmasını istiyorlar.

Peki niçin yanıyor yöneticiler? Transfer zamanı bu ateş daha da alevleniyor. Çünkü bütün yük yöneticilerin ve Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in üzerinde. Konyaspor, Konya’nın takımı ancak bu şehirdeki insanlar sanki yönetimin takımıymış gibi davranıyor. Futbolu çok iyi bilen Tahir Akyürek, destek bulabilmek için çok büyük çaba sarf ediyor, yönetimin adeta canı çıkıyor ama yine de olmuyor.

Bu takımın 10 trilyonun üzerinde bütçesi var. Ancak camianın istediği şeyleri yapmak bu bütçeyi doğru yönetmek ve ekstra para bulmakla oluyor. Aksi yönde iddialar olsa da yönetimin bütçeyi doğru yönettiğini farz edelim. Ancak iş dünyasından destek almadığınız sürece bu iş yürümez. Konyaspor’un bu yıl kaç deplasmanını iş adamlarının karşıladığını merak ediyorum. Başkan Ahmet Şan’ın Kayseri Erciyes maçından sonra stadyum yaptıran Kayserili iş adamlarını örnek gösterip, Konyalı sanayicilere ve odalara sitem dolu açıklamalarından sonra destek bulma işinin çok zor olduğunu bir kez daha gördüm. Böylesine bir açıklamadan sonra kimsenin oralı olmaması farklı mesajlar veriyor.

Bu mesaj, Ahmet Şan ve ekibinin yeniden göreve geldiği son kongreyle birlikte Konyaspor Yönetimi ve Büyükşehir Belediyesi’nin kaderiyle baş başa bırakıldığının mesajıdır. Bazı kurumlar ve bazı etkili iş adamlarının çevreleri kaybedildi. Sayın Ahmet Şan, “üzerimize düşeni yapacağız” dediğine, Sayın Tahir Akyürek de bu yönetime onay verdiğine Konyaspor’u gelecek yıllara taşıyacak transfer harekâtının tüm yükü bu iki isim üzerinde olacak. Allah yardımcınız olsun. İşiniz çok zor.  Brezilyalı transfer ederek bu yükün hafifleyeceğine de inanmıyorum. Futbol oynamak için gol atmak gerek. Anadolu takımında da golü yerli oyuncu atıyor.