İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde görevli. Bir yılı biraz geçti tanışalı. Kafasındaki onlarca güzel projelerden birini görüşmek üzere büroma çıkıp gelmişti.
İyi ki çıkıp gelmiş, tanımaktan insanın onur duyacağı bir insan o. Hani on parmağında on marifet var, derler ya, öyle işte. Bir memur ama üreten, gerçek bir memur. Örneğin ben yörük kızlarını halı, kilim dokurlar bilirdim, o aynı zamanda iyi bir ebru ustası. Ülkemizin sayılı ebru ustalarından biri.
Suya rengarenk çiçekler düşürüyor.
Madde bağımlılarıyla ilgileniyor, onların dertlerine çare olmaya çalışıyor.
En güzeli dağına, taşına, yaylasına vurgun. Yaz ayları fırsat buldukça Gevne Aliefendi Yaylasına kaçıyor. Yalancı dünyanın cenneti o yaylalar, gidilmez mi? Kaç kere birlikte gittik oralara, yörük hısımlarımızın düğünlerine katıldık, eşi Süleyman Çakmak’ın topladığı güz mantarlarını közde pişirip yedik.
Dedim ya, kafasında onlarca güzel proje var, tabi ki bir o kadar da engel. Biz üreten insanı pek sevmeyizde.
Yine de başaracağını biliyorum yörük kızı.
Haber /yorum-Zeki Oğuz