Geçtiğimiz hafta Suriye’yi bombalayan ve daha sonra Türk hava sahasını da işgal ettiği anlaşılan İsrail, Dışişleri Bakanı Babacan tarafından “nota gibi açıklama” ile uyarılmıştı. İsrail basınından yanıt gecikmedi: Suriyelilerle Türkçe konuştuk! Ne demek istediklerine gelince…
İsrail F-15’lerinin Suriye’yi bombaladığı haberi ajanslara düştüğünde bölgenin yeni bir savaşa girip girmeyeceği sorusu akılları kurcalamaya başlamıştı. Neyse ki İsrail’in gece yarısı operasyonu beraberinde daha fazla şiddeti getirmedi. Suriye sert bir şekilde İsrail’i kınarken daha sonra İsrail istihbaratına yakın haber kaynaklarında bu operasyonun Suriye ve İran’ı koruyan Rus hava savunma sisteminin çalışıp çalışmadığını kontrol eden bir test niteliğinde olduğu belirtildi.
Ancak toprakları bombalanan Suriye bu işi ciddiye alıyor. Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in apar topar Ankara’ya gelerek İsrail’in saldırgan tutumu ile ilgi kanıtlar sunması ve İsrail’i Türkiye’ye şikayet etmesi boşuna değil. Mesele sadece Suriye ile sınırlı kalsa iyiydi. Ancak topraklarımıza düşen yakıt tankları İsrail uçaklarının Türk hava sahasını da işgal ettiğini ortaya çıkarınca, Türkiye de sessizliğini bozmak zorunda kaldı. Muallim ile ortak açıklama yapan Bakan Babacan "Bu bizim için asla kabul edilemez bir gelişmedir" dedi. Olayla ilgili çok yönlü araştırmaların sürdüğünü aktaran Dışişleri Bakanı Babacan, İsrail'den "çok hızlı bir şekilde izahat istendiğine" dikkat çekti. İlgili bütün kurumların devrede olduğunu bildiren Babacan, "İsrail tarafı da en kısa zamanda konuyu araştırıp bize bilgi vereceği konusunda beyanda bulunmuştur. Ama tekrar vurgulamak istiyorum ki, bu durum Türkiye için asla kabul edilemez" diye konuştu.
Bu açıklama ise İsraillileri kızdırmışa benziyor. İsrail basını babacan’ın açıklamasına duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getiriyor. İsrail’in önde gelen gazetelerinden Jerusalem Post’ta yayınlanan Herb Keinon imzalı bir analizde Babacan’ın sözleri değerlendiriliyor.
Dokuz yıl önce Türkiye’nin Abdullah Öcalan’ı topraklarından çıkarması için çok sert bir şekilde Esad yönetimini uyardığı hatırlatılan analizde, aynı ülkenin İsrail’i eleştirmesinin çelişki olduğu vurgulanıyor. Analiz İsrail’in havasahası ihlali ile Hamas’ı ve siyasi lideri Halid Meşal’i destekleyen Şam yönetimiyle “Türkçe” konuştuğunu belirtiyor. Analizde “Suriye, Türkiye’nin sert tutumundan sonra Öcalan’ı topraklarından çıkardı, benzer bir yöntem Hamas’a yönelik desteği de kesebilir” mantığının doğduğu ileri sürülüyor.
Analizde Türkiye’nin İsrail’e yönelik sert tonunun İsrail’in İran’a saldıracağı düşüncesinden kaynaklandığı belirtiliyor. Türkiye’nin böyle bir durumda havasahasını kullandıran ülke konumunda olmak istemediği vurgulanıyor.