Derbent Mitinginde konuşan Derbentli seçim yardımları ve yapılan haksız seçim çalışmalarından dolayı AKP Hükümetine yüklendi. Derbentli; “Türkiye heyecanla 12 Haziranı beklemektedir. Birçok basın organımızın dediği gibi ortada bir yarış yoktur. Çünkü yarışa taraflar eşit şartlarda başlar ve yarış başladıktan sonra taraflar meziyetlerini gösterir. Oysa devletten 200 trilyona yakın para alan ve devletin tüm kurumlarını sonuna kadar kullanan bir parti var. Ne yazık ki seçim çalışmaları devletin uçakları ve vasıtaları ile yapılmaktadır. Açılışlar bahanesi ile tüm Türkiye dolaşılmakta ve fatura devlete çıkartılmaktadır. Diğer tarafta devletten tek kuruş almayan bir kısım partiler vardır. Ayrıca 12 Eylül darbesinin kalıntısı olan %10 barajı ile boğmaya çalışılan halk iradesi mevcuttur. Ancak her ne olursa olsun bizler inançlı kadrolar olarak azim ve coşku ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu durumu ve bu haksızlıkları ortadan kaldırmak için 12 Haziran seçimlerinde derbentli hemşerilerimizin desteklerini bekliyoruz. Biz gerek ekonomik gerek milli ve manevi olarak ülkemizin kalkınması için hazırlamış olduğumuz politikalarla iktidara hazırız. Saadet Partisi olarak: IMF'nin dayattığı programı iptal edeceğiz, rant ekonomisine son vereceğiz, Post Modern Sömürgeci kuşatmayı kıracağız. Milli Politikalar uygulayacağız. 54. Erbakan hükümeti dönemi hizmetlerini yeniden ortaya koyabilmek için Saadet Partisi olarak Derbent halkımızdan destek bekliyoruz.” dedi.
Partisinin Çumra Mitinginde de halka hitap eden Konya Eski Büyükşehir Başkanı ve Saadet Partisi Milletvekili Adayı Mustafa Özkafa AKP Hükümetinin 8 yıllık icraatını ve Milli Görüş kadrolarının iktidarı dönemindeki hizmetlerinden bahsetti. Özkafa; “AKP Hükümeti dönemi zengin daha zengin, fakir daha fakir oldu. Bu düzeni kim bozacak; Saadet Partisi. 75 Milyonluk bir ülke olarak kendimizi küçük görmemeliyiz. Biz 600 yıl İslam’a hizmet etmiş bir ecdadın torunlarıyız. Bu sebeple Yeniden Büyük Türkiye Yaşanabilir Türkiye ve Yeni Bir Dünya’yı kurmak zorundayız. Biz Yaşanabilir bir Türkiye dedik ama bütün bir ülkeyi fabrikalarla donattık refah, huzur ve bolluk getirdik. Şimdi bu hükümet bizim bacasını tüttürdüğümüz fabrikaları bir bir satıyor. Milli Görüş yaşanabilir bir Türkiye demiş bütün çalışanlara %100 yüz zam vermiş çalışabilir bir Türkiye demiş fabrikasını kurmuş yani inanarak söylemiş ve başarmış, gereğini yerine getirmiş.
Şimdi seçimin kokusunu alınca Sayın Başbakan çok çılgınlaştı çılgın projeler üretmeye köprüler barajlar kırmaya başladı ama 6 ay evvel 8 ay evvel emekli maşları verileceğinde gözlüğünü alıyor 2,10 mu yapalım 2,15 mi yapalım diye hesaplar yapılıyor çılgınlık öyle yapılmaz çılgınlık Milli Görüş iktidarında olan gibi memura çiftiye %100 %150 zam vermekle olur biz bunları yaptık söylüyoruz inşallah tekrar yine yapacağız. Biz inanıyoruz ve yapıyoruz bizim 48 milletvekili ile yaptıklarımızı AKP hükümeti 8 yıldır tek başına iktidar olmasına rağmen yapamamıştır. Niye çünkü Milli Görüş kadrolarındaki inanç ve azim Allahın izni ile her şeyin üstesinden gelir bir takım tavizler vererek yapılan siyasi oyunlar içerisinde yaranarak başkalarını sevindirip halkı ezmez. Milli Görüş halka hizmet hakka hizmet anlayışı ile yalnız halk için çalışır. İşte bu sebeple bütün bu zulümlere haksızlıklara adaletsizliklere bir son vermek için 12 Haziran seçimleri bir çıkış kapısıdır. Çumralı hemşehrilermiz olarak bunu siz çok iyi bilmekte ve 12 Haziran seçimlerinde bu işbirlikçi kadroları gönderip yeniden refah huzur ve bolluk için Saadet kadrolarına emaneti teslim edeceğinize olan inancım tamdır.” dedi.