Söz Okuyucularımızın

yazar-8

İsyanım bundandır

Yıllarca gurbette yaşayan biri olarak sıla hasreti nedir biliyor ve memleket hasreti çeken sizleri anlıyorum. İnsan daha duygusal oluyor. Bende gurbetteyken Ereğli’min tozuna, toprağına, çamuruna kurban oluyordum. Ereğli’ye gelip de yaşamımı burada sürdürmeye başladıktan sonra bu hasret, eziyete dönüşmeye başladı. Kanalizasyon, su, doğalgaz borularının, elektrik, telefon şebeke inşaatlarının; Diğer şehirlerde hiç kimseye bu kadar eziyet vermeden döşendiğini gördükten sonra, aynı şeyin benim Ereğli’mde neden yapılmıyor diye isyan ediyorum. Borular döşenirken eziyet çek. Borular döşendikten sonra da eziyet, sıkıntı bitmiyor. Bir asfaltın yapılması aylarca sürüyor. Tam kurtulduk derken bir başkası kazmaya başlıyor ve bu kazı çalışmaları ve eski haline gelmesi aylar hatta yıllar sürüyor. Yolda yürürken her an bir çukura düşmemek için başım eğik yürüyorum. Yeter artık başımı kaldırıp dik yürümek istiyorum. İsyanım bundandır. Funda gibi ben de gökkuşağının 7 rengini görmek istiyorum. Ama İstanbul’dan değil, Ereğli’den görmek istiyorum. Ben kafamı kaldırdığıma gökkuşağını göremiyorum. Çünkü toz bulutları arasında maalesef gökkuşağı görünmüyor. Boğazım yanıyor. Nefes aldığınız hava toz, duman. Ayak bastığınız yer çamur, çaylak. Bir de buna idarecilerin vurdumduymazlığı eklenince isyanım bundandır. Yetkililer, görevlerini yapmayınca, görevlerini kötüye kullanıyorsa isyanım bundandır. Bu kadar toz, toprak çamur, is, duman arasındaki kirliliğe, bir de yetkilerin yapmış olduğu kirliliğe tahammül edemiyorum isyanım bundandır. Cenaze evinde ne şiir okunur, ne de hikâye anlatılır. Ereğli’m ölüyor, ne şiir okuyacak, ne de hikâye dinleyecek halim kaldı isyanım bundandır. Görevlerini düzgün yapan, olması gerektiği gibi yapan yöneticilerin önderliğinde aydınlık, şeffaf bir yönetimin olduğu, sorunlarını en aza indirmiş başım dik, gökyüzünde gökkuşağının renklerini görebileceğim bir Ereğli istiyorum. Ve olması için de memleketimin sorunlarını gazete aracılığıyla hem yetkililere, hem de Ereğli halkına duyurmak istedim. Gazetecinin görevi de bu sese kulak verip sorunların çözümünde yardımcı olmaktır. Acaba çok bir şey mi istedim. Sevgi ve saygılarımla
05.08.2006, fatih

Yarası olan gocunsun.

Ben elhamdülillah Müslüman’ım ve türküm. Vatan aşkımı kimse sorgulayamaz. Kimsenin haddi de değil. Herkes haddini bilsin. Ben yaşadığım yeri uzaktan sevmiyorum. . Ben Ereğli’de yaşıyorum elbette Ereğli aşkı olacak. 657’liyim ve evliyim. Sizin sustuğunuzda da biz konuşuyorduk şükür. Bekârlar vatanı daha çok sever diye anlamı çıkardınız örneğimden. Azeri gencin vatan sevgisine örnek verdim. Biz Ereğli’de her türlü yasağa rağmen konuşuyoruz. Uzaktan Ereğli ile ilgili duyduklarımızla yetinmiyoruz. Biz Ereğli’de yaşıyoruz. Ereğli’nin bunları hak etmediğini düşünüyoruz. Ereğli’nin iktidar partisinden vekili var. İktidar partisinden belediye başkanı var. Biz çok iş bekliyorduk. Sizlere Ereğli’den bir selam yeter. Ama bize yetmiyor. İşsizliğin en yoğun sıkıntısını yaşıyor. Yıllardır bir yatırım yok Ereğli’ye. Siz İstanbullarda gezerken biz Ereğli sokaklarındayız. O tozu biz yutuyoruz delik deşik sokaklarda bizlerin arabası kalıyor. Bana karamsar diyorsun iyimser olmam için bir tane neden göstersene. Milli eğitim müdürü sarhoş öğretmeni koruyor. Soruşturma açılan öğretmene ödül veriyor. Çalışan daire amirleri görevden alınıyor. Parti ile başkan küs vekil ile başkan küs. Emniyet operasyon üstüne operasyon yapıyor. Sen hala iyimser ol diyorsun. Sevgili gazetecimizde şiir yazıyor. Sıkma yediğini çay içtiğini yazıyor. Ona hayırlı olsun bunun düğününe gidemedik, şu adama dükkân lazım falan filan yazılar yazıyor. Memleket gazetesinin Ereğli temsilcisi bunları mı yazmalı? Ayrıca ben gazetedeki yazıya yorum yazıyorum funda ve çuvaldız rumuzlu şahıslar niye gocunuyor ki. Bildiğiniz iyi bir icraat varsa sizde yazın. Biz eleştiriyoruz siz övün. Padişahım çok yaşa deyin. Biz eksiklikleri görüp yazacağız bize cevap yetiştirmeyin. Size gönderilen Ereğli kartpostalları eski. Yeni halini gelin görün. Yaranız yoksa gocunmayın. Yoksa pembe tablo çizme ile görevlendirildiniz. Allah kör gözlere görme, kararmış kalplere aydınlık versin. Saygılar.

05.08.2006, reis

Okurlarımdan gelen onlarca yorumdan, iki yorumu tek kelimesine dokunmadan yayınlıyorum…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.