Söğüt Şenlikleri ve siyasetin çirkin yüzü

Bir musibet yeri gelir hayırlara da vesile olabilir. Bir Karakeçili Obası’nın Moğol zulmünden kaçışının sonu bir imparatorluğun da kuruluşunun başlangıcı oldu.

Zeki Oğuz 

Kayı boyuna mensup Karakeçili Obası, Moğol istilası sonucu Anadolu topraklarına girdi. Oba, meşakkatli ve hayli dolambaçlı bir yoldan sonra geldiği Anadolu topraklarında Selçuklu Sultanı tarafından ilkin Ankara civarına, sonra da Söğüt’e yerleştirildi. 400 çadırla Söğüt’e yerleştirilen obanın kışlağı Söğüt, yaylası Domaniç olacaktı.  Zaman ve şartlar öylesine gelişti ki bu dört yüz çadırlık obadan bir imparatorluk ortaya çıktı. Oba yaz aylarında Domaniç’e çıkar, eylül ayında kışlağı Söğüt’e dönerdi. Beyleri Ertuğrul Gazi kışlağa dönünce toy düzenler, çevredeki obaları, tekfurları davet ederek etli bulgur pilavı ikram ederdi. Zamanla, bu güz buluşması bu toy bir gelenek haline geldi. 731 senedir de sürüyor.

Şenlik değişik isimler altında kutlandı. Son olarak yörük dernek ve federasyonlarının baskıları sonucu “731. Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri” adı altında kutlandı. Bütün yörük toplulukları, bir dirilişin, varoluşun simgesi olarak çok önem veriyorlardı Söğüt Şenlikleri’ne. Her yıl eylül ayının ilk haftasında on binlerce kişi bu toyda buluşuyordu. Tabi bu durum siyasetçinin de gözünden kaçmadı. Siyasetçiler ve partiler özel bir ilgi göstermeye başladılar şenliğe. 2000’li yıllardan itibaren de siyasetçi çirkin yüzünü gösterdi ve yörüklerin şenliğinde hakimiyet mücadelesine başladılar.

Yıllardır gitmek isteyip de gidemediğim Söğüt şenliklerine bu yıl gidebildim. Bu yıl özellikle gitmek isteyişimin nedeni, şenlik nedeniyle çeşitli tartışmaların ortaya çıkması, bazı dernek ve federasyonların şenliği protesto ederek katılmak istemeyişleriydi. Yörüklerin bu özel buluşmasında neler olup bittiğini görmek istiyordum.

Konya ve Çumra Yörükler Derneği’nden arkadaşlarla gittik Söğüt’e. Cumartesi, pazar iki gün boyunca her iki derneğimiz renk kattılar şenliğe. Çumra halk oyunları ekibinden kızlarımız ve Arap oyunu ekibi büyük beğeni topladı. Cumartesi günü hükümet meydanında yapılan halk oyunları gösterisine Çumra halk oyunları ekibimiz damgasını vurdu.

Gördüğüm kadarıyla şenliğin yükünü “Ertuğrul Gazi”yi Anma ve Söğüt Şenlikleri Vakfı” çekiyor ama asıl karar ve yönetim Bilecik Valiliği ile Söğüt Kaymakamlığı’nda. Belki siyasilerin yoğun ilgisi buna sebep olmuştur. Pazar günü görüp yaşadıklarım bunu gösteriyor.

Bu şenliğin başlangıcında karakeçili yörükleri var. Şenliğe her yıl katılan, şenliğe can verenler yine yörükler ama onların hiçbir söz hakları yok şenlikte. Ağır misafir bile değiller, şenliğin ağır misafirleri siyasiler. Belki bu yüzden insanlar iyice soğumuşlar şenlikten. 2005 yılından bu yana her yıl biraz daha sönük geçiyormuş şenlik. Aslında buna şenlik demek ne kadar doğru, onu da bilemiyorum, büyükçe bir panayırın içindeydim sanki. Pazar sabahı şenliğe katılanlardan daha çoktu sivil ve resmi polisler.

Çok geçmeden siyasiler birer birer gelmeye başladılar. Çadırların önünden geçerek şenlik alanında kendilerine ayrılan protokol sıralarına gidiyorlardı ama ne gitme... Her birinin ardında karalar giyinmiş ellişer altmışar kişilik bindirilmiş kıtalar, nerdeyse şenliğe katılanları ezercesine geçtiler. Her çadırın önüne geldiklerinde vatandaş değil o bindirilmiş kıtalar alkışlıyorlardı şeflerini. Bir siyasetçi halkından bu kadar korkuyor ve bindirilmiş kıtalarla geziyorsa, ne demeye gelmiş bu şenliğe demekten kendimi alamadım.

Her zamanki gibi protokol konuşmaları, siyasilerin söylevleri vardı, vatandaş saatlerce onları dinlemeye zorlandı. Doğal olarak bu vatan, millet, sakarya nutuklarında dişe dokunur bir şey yoktu.  Konuşmalardan sonra temsili olarak kurulan yörük çadırına bayrak dikilecek ve bazı yörük gelenekleri canlandırılacaktı. Dikilen bayrak Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu da simgeliyordu.

Bayrak dikme töreninden sonra bir çadırdan diğerine kız alma geleneğinin canlandırılmasına geçildi, aslında geçilemedi demek daha doğru. Görevliler gelip sık sık uyarıyorlardı, artık sona erdirin töreni, diye. Tören sorumlusu arkadaşlar inat ediyorlardı, tören bitmeden olmaz, diye. Biz siyasileri saatlerce dinlemek zorunda bırakılmıştık ama onlar yıllardır sürüp gelen bir geleneğimizi on dakika bile izlemeye tahammül edemiyorlardı.

Bu ara mehter takımı protokolün önünde yerini almıştı, töreleri göstermek isteyenlerin mikrofonu kapatılmış, mehterin sesi sonuna kadar açılmıştı. Töre zorla susturulmuş ve geçit töreni başlamıştı. Bu geçit töreninde yer alan hiçbir obanın durumu içlerine sindirdiğini sanmıyorum.

Görünen o ki siyaset çirkin elini çekmezse, önümüzdeki yıllarda Söğüt’e hiçbir yörük derneği, federasyonu katılmayacak, devlet mehter takımı ile idare edecek şenliği. Sözün kısası kendileri çalıp kendileri söyleyecekler.

Yerel Haberleri

SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP