Yeşil örtüsü, engebeli arazileriyle Toros Dağları üzerinde yer alan Taşkent ilçesinde mutfakların vazgeçilmezi olan kurutulmuş et, yaz-kış demeden tüketiliyor. Yüzyıllardır süregelen et kurutma geleneği, soğutma teknolojilerinin ve depolama sistemlerinin yaygınlaşmasına rağmen günümüzde de hala kullanılan bir yöntem. Küçükbaş hayvanın eti, tuzlanarak belirli süre bekletilmesinin ardından yaklaşık bir hafta kadar askıda kurutuluyor. Bu yöntemle farklı bir lezzet ve aroması olan et, genellikle yemeklere katılıyor. Yörede yaşayanlar, gıda endüstrisindeki gelişmelere rağmen, yemeklere verdiği lezzetten dolayı et kurutmaktan vazgeçmiyor. İlçe merkezinde yöre mimarisine uygun inşa edilen tarihi taş evde yaşayan 75 yaşındaki Keriman Özağar, günümüzde azalmaya yüz tutan et kurutma geleneği ve yöntemlerini anlattı.
Torosların çok güzel bir bölgesinde yaşam sürdüğünü belirten Özağar, yörede et kurutmanın geçmiş yıllarda çok daha yaygın olduğunu söyledi. Özağar, kuru etin kışlık yiyeceklerin başında geldiğine dikkati çekerek "Bu geleneği, ninem ve annemden öğrendim. Önceden buzdolabı yoktu. Etleri bu şekilde muhafaza ediyorduk. Şimdi az da olsa bizim gibi hala et kurutan var. Bu yıl birkaç kere kuruttum, yine kurutacağım. Bunun lezzeti bir başka oluyor." dedi.
"ÜÇ GÜN BOYUNCA TUZDA BIRAKIYORUZ"
Küçükbaş hayvanın etinin kurutulabildiğini dile getiren Özağar, şöyle devam etti:
Bu geleneğin yüzyıllardır sürdürüldüğünü ifade eden Özağar, şunları kaydetti: "Biz büyüklerimizden öyle gördük. Sığır etinden olmaz, küçükbaş hayvan eti ile olur. Dolaplar çıktı ama bu geleneği bırakmayız. 'Kuru et' diyoruz adına. Eti kuruttuktan sonra bozulma veya sağlığa zararlı durumu olmaz. Yemeklerimizin içinde değerlendiriyoruz. Çok lezzetlidir, sağlıklıdır. Ben sağlığımı buna borçluyum."