AK Parti Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) üyeliğinden ve partisinden istifa eden eski Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Konya Elektrikçiler Odası tarafından düzenlenen "Ekonomik Gelişmeler ve Yansımaları" konulu konferansa konuşmacı olarak katılmak üzere Konya'ya geldi.
Konya Ankara Karayolu'nda karşılanan Abdüllatif Şener, davul zurna eşliğinde kendisini karşılamaya gelenlerle selamlaştı. Daha sonra kendisi için hazırlanan otobüse binen Şener, araç konvoyuyla halkı selamlayarak ilerledi.
Konferans öncesi konuşan Abdüllatif Şener, istifasını verdiği MKYK toplantısı hakkında, "Türkiye'deki kurumlar ve siyasi partiler arasında bir çekişme ve geçimsizlik var. Bütün bu çekişmeler sorunların çözümünü engelliyor. Sorunların çözümünü bekleyen vatandaş ise sorunlarla baş başa kalıyor. Vatandaş sorunların çözülmesini bekliyor.
Bunu gerçekleştirmek adına Türk siyaset tarihinde yapılmayan bir şeyi yaptık. Parti MKYK toplantısına gittim ve istifamı verdim. Oradaki partili arkadaşlarla ve Başbakanımızla vedalaşarak ayrıldım Bu tablonun ne anlam ifade ettiğini anlamak gerekiyor. Bu, görevi birlik ve çözüm üretmek olan siyasetin bunun gibi nezaket sınırları içinde yapılmasını gösterdi. Ben bir karar aldım ve gerekeni yaptım" dedi.
Konya ziyaretinin maksatlı bir ziyaret olmadığını da dile getiren Şener, "Bu program 15-20 gün öncesinden planlanmış bir programdı. Son yaşanan gelişmeler nedeniyle iptal etmek olmazdı. Burada büyük bir coşkuyla karşılandım. Ben bir karar verdim. Bu kararın planlanması, zamanlanması ve uygulaması var. Şimdilik bir şey söylemek istemiyorum. Beni izlemeye devam edin" dedi.
Şener, daha sonra konferansa geçerek son ekonomik gelişmeleri değerlendirdi.
Zaman zaman çeşitli ekonomik verilerin açıklandığını, bu açıklamalarda Türk ekonomisinin iyi yolda olduğunun söylendiğini ifade eden Şener, sözlerini şöyle sürdürdü:
''En son Türkiye'nin büyüme oranları açıklandı. Yüzde 6.6'lık bir büyüme olduğu söylendi. Ama kime sorduysam yüzde 6.6'lık büyümeye inanmıyor. Böyle bir büyümeyi hissetmediğini söylüyor. Aslına bakarsanız 2007'ın üçüncü çeyreğinden itibaren Türkiye ekonomisinde önemli tıkanmalar var. Televizyonlarda dinlediğimiz, gazetelerde okuduğumuz rakamları ihtiyatlı karşılamalıyız. Bu rakamların hiçbirinin geçmiş yılların rakamlarıyla karşılaştırılabilir bir hali yok. Çünkü hesap biçimleri değişti.''
Milli gelirin arttığını ancak bu artışın yapılan son sayımda ülke nüfusunun azalmasından kaynaklandığını ileri süren Şener, ''Ekonomi iyi mi, kötü mü? Bunun cevabı, siz kendinizi iyi hissediyorsanız iyidir, iyi hissetmiyorsanız ekonomi iyi değildir'' diye konuştu.
Şener, devlet borçlarında azalma olmadığını, aksine yükseldiğini dile getirerek, şöyle konuştu:
''Ama yeni bir borç kapısı daha açıldı. Özel sektör de dışarıya borçlanıyor. Özel sektörün eskiden bu kadar borcu yoktu dışarıya. Özel sektörün 177 milyar dolar dış borcu varsa bu ülkede yaşayanların büyük sorunları var demektir. Dışarıdan gelen para bu ülkenin sırtına kambur oluyor. Devletin politikaları budur. Türkiye'de uygulanan ekonomi Türkiye'de yaşayan insana kazandırmıyor. Ortada bir para var, dönen çark da var. Ama Türk ekonomisinde yabancılar kazanıyor.''
CARİ AÇIK
Türkiye'deki cari açığın giderek arttığını, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanının 2008 yılı sonunda cari açığın 50 milyar doları aşabileceğini söylediğini anımsatan Şener, ''Bu kadar dış açıkla Türkiye nasıl yolunda devam ediyor?'' diye sordu. Şener, şunları söyledi:
''Sürekli bize ait olmadığı halde yabancılara ait olan paralar Türkiye'ye giriyor. Bu da yetmiyor evdeki mobilyaları satıyor. Ama borçlanmayı bu şekilde sonuna kadar devam ettiremezsiniz. Bakıyorsunuz Türkiye'nin en önemli tesisleri sürekli satılıyor. Evdeki eşyaları satarsanız ama sonunda gelirsiniz satacak hasır bile bulamazsınız.''
KURUMLARARASI İNANÇ VE GÜVEN YOK
Türkiye'de kurumlar arasında güven ve inancın olmadığı ve bir araya gelip kucaklaşamadıkları görüşünü dile getiren Abdüllatif Şener, kurumlar arası güven, işbirliği ve dayanışmaya ihtiyaç olduğunu, bir an önce bunun tesis edilmesi gerektiğini söyledi.
Ülke adına yönetmenin sorumluluk istediğini ve bu sorumluluğun ise bugünü değil yarını da düşünmeyi gerektirdiğini ifade eden Şener, ''Kendi dönemini değil ülke geleceğini düşünmek, tabutu kadar insan olmamaktır. Siyasi etik de budur'' dedi.
Şener, sözlerini şöyle tamamladı:
''Ama, 'Ben bu ülkenin sorumlu yetkilisiyim, yarın da önemli, gerekli tedbirleri alıp güçlü ekonomiyi inşa etmek zorundayım' derseniz tabutu kadar insan olmaya isyan etmişiniz demektir. Türkiye'nin ihtiyacı, tabutu kadar insan olmaya isyan edenlerdir.''
aa, iha
ilgili haber: Şener siyasete hızlı döndü