Sigara öldürüyor

Sigaranın içindeki zehirler, kanserojen maddelerdir ve en tehlikelileri arsenik, benzin, kadmiyum, hidrojen siyanid, toluene, amonyak ve propilen glikoldur. Size sigaranın 10 madde halinde zararlarını açıkladık buyrun inceleyelim...

10 maddede sigara ile ilgili cevaplar


1. Sigaranın içinde neler var?


Sigaranın içindeki zehirler, kanserojen maddelerdir ve en tehlikelileri arsenik, benzin, kadmiyum, hidrojen siyanid, toluene, amonyak ve propilen glikoldur. Örneğin; siyanid kesinlikle öldürücü bir zehirdir. Genel olarak bilinen maddelerden bir kaçı;


Polonyum - 210 (kanserojen),


Radon (radyasyon),


Metanol (füze yakıtı),


Tolüen (tiner),


Kadmiyum (akü metali),


Bütan (tüp gaz),


DDT (böcek öldürücü),


Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),


Aseton (oje sökücü),


Naftalin (güve kovucu),


Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),


Arsenik (fare zehiri),


Amonyak (tuvalet temizleyicisi) ,


Karbon (eksoz Monoksit gazı),


Nikotin ve 3.885 toksik madde. Sonuç olarak ciğerlerimizde oluşan Katran (asfalt).


2. Sigaranın vücuda zararları nelerdir?


Genel olarak bulunduğunuz ortamlarda kötü ve ağır koku yayılır.
Cildiniz bozulacağından cilt karalığı ve yaşlı gösterme belirtileri başlar.
Dişleriniz kirli ve pis görünümlü olmakla beraber, dişeti hastalıkları baş gösterecektir.
Ağız ve yutakta tat alma eksikliği başlar ve kanser riski artar.
Gırtlak ve nefes borusunda iltihaplanma, ses tellerinin zarar göstermesinden başka kansere yakalanma ihtimali fazlalaşır.
Kalp ve damarların görmüş olduğu zarar ve tahribattan dolayı kalp krizi damar tıkanıklığı, tansiyon yükselmesi gibi sakıncalar ortaya çıkar.
Beyinde
felç, ileri yaşta bunama (Alzheimer) görülür. Her nefeste 50bin hücrenin ölümüne sebep olur.
Gözlerde katarakt ve ileri yaşta körlük meydana gelir.
Burunda koku alma duygusu azalır.
Akciğerlerde kansere yakalanma, Bronşit ve amfizem gibi rahatsızlıklar meydana gelir.
Mide ve yemek borusunda karama, ülser ve kanser oluşumu fazlalaşır.
Pankreas kanseri riski artar.
Rahim ve yumurtalıkta kısırlık, çocuk düşürme, sakat ve eksik doğum, erken menopoz, rahim kanseri gibi tehlikeler oluşur.
Testisler ve cinsel organlarda iktidarsızlık, ereksiyonda azalma, döllenme yetersizliği, kalıtımsal bozukluklar meydana gelir.
İdrar kesesinde mesane kanseri meydana gelir.
Ellerde, parmaklarda sararma, tırnaklarda, zayıflama görülür.
Kemik ve iskeletlerde kemik erimesi meydana gelir.
Kol ve bacak damarlarında çeşitli hastalıklar oluşur.
Kılcal damarlar, el ve ayaklardan başlayarak, kol ve bacaklara kadar tıkanıp bu organların kesilmesine (Burger hastalığı) kadar varan hastalıklar oluşur.
Vücutta, yorgunluk, uykusuzluk, ruhsal gerilim, stres, performans düşüklüğü, reflekslerde azalma oluşur.
Anne ve baba mirası olarak; Sigara içen babaların, çocuklarında kanseri önleyen gençliği yok olmaktadır. Hamileliğinde sigara içen hanımların bebekleri %10-15 eksik kilolu doğdukları gibi zeka eksiklikleri de görülür.


3. Sigaranın gençlik üzerindeki etkileri nelerdir?


Sigaranın gençler üzerinde kısa vadede yaptığı etkiler, genellikle solunum yollarında yoğunlaşmaktadır. Ergenlik çağındaki sigara bağımlılarında ortaya çıkan nefes darlığı önemli bir problemdir.


Ayrıca, sigara diğer uyuşturuculara bir basamak olmaktadır. Sigara kullanan gençlerin büyük bir kısmı içki de içmeye başlamaktadırlar. Sigara içmeyen gençlere göre sekiz kat daha fazla uyuşturucu kullanma riski taşımaktadırlar. Sigara içen gençlerde davranış bozukluğu da görülmektedir, bunlar; kavgacılık, belli bir çeteye girme olarak ortaya çıkmaktadır. Sigaraya alışan gençler, başka bir uyuşturucu kullanmasa bile, sigara bağımlısı yetişkinler haline gelmekte ve sağlıklarını tehdit eden kimyasal maddelere bir ömür boyu maruz kalmaktadırlar.


Sigara içen kişilerin akciğerleri görevlerini tam olarak yapamazlar. Sigaraya ne kadar erken başlanırsa, akciğerler o kadar çabuk fonksiyon kaybına uğrayacaktır, akciğer kanseri riski de aynı oranda artacaktır. Kişi sigara içmeye ne kadar devam ederse, kansere yakalanma riski o kadar artar.


Yetişkinlerde sigara kullanımı, kalp hastalıklarına ve felce yol açmaktadır ama bu durum gençlerde zaman zaman görülmektedir.


Sigara enerjisinin ve sağlığının zirvesinde olan bir genç insanın fiziksel kondisyonunu giderek düşürecektir. Spor yapan bir genç, nefes nefese kalıp, giderek hareketsizleşecektir.


5. Sigara Üreticilerinin Raporları


Gençlik Stratejileri


"Şimdiye kadar, bizim markamızın kullanılıyor olmasından hiçbir rahatsızlık duymadık. Bizim reklamımız için hiç de kötü değil."


Brown & Williamson Sigara Firmasının avukatı Addison Yeaman'ın, sigara şekerleri üreten bir fabrikaya yazdığı 1946 tarihli mektuptan.


"Bizim işimizin temel hedefi lise öğrencileridir."


Lorilard Raporu


"Araştırmalara göre, gençler sigara markası seçimlerini daha çocukluklarında, beş yaşından itibaren beliriliyorlar... Genç sigara kullanıcılarının bağımlılığı hakkındaki araştırmalar, onların ilk başta bağımlı olmayacaklarını düşündüklerini, ancak pişman olduklarında ise çoktan bağımlı olduklarını gösteriyor."


Brown &Wilkinson Araştırma Raporu


"Ergenlik çağındaki çocukların tatlı sevdikleri bilinen bir gerçektir. Bu durumda sigaralara bal konulması düşünülebilir."


1975 RJ Reynolds Raporu


"Camel büyümesini garantiye almak için, yeniliklere açık olan ve geleceğin sigara işini temsil eden, 14-24 yaş grubunu hedeflemelidir.”


R. J. Reynolds'un 1977-1986 Pazarlama Hedefleri Raporu:


"Araştırmalar, 14-18 yaş grubunun giderek artan bir oranda sigara içtiğini göstermektedir. RJ Reynolds bu pazarı iyi değerlendirmeli ve bu gruba yönelik yeni bir ürün piyasaya sürmelidir, böylece endüstrideki payımız uzun bir süre büyüyecektir."


Imperial Tobacco Şirketinin Raporu 18 Ekim 1977:


"Ergenlik çağındaki çocuklar, özgürlüklerini bir sembolle ortaya koyma eğilimindedirler, sigara yetişkinlikle özdeşleştiği için ve yetişkinler sigarayı çocuklara yasakladığı için, en önemli semboldür."


"Sigaraya yeni başlayanların bugün hissettikleri, endüstrinin geleceği için bir göstergedir, araştırmanın bu bölümüne çok dikkat edilmesi gereklidir. Proje 16 sigara alışkanlığının oluşumuyla ilgili her şeyi öğrenmeyi hedeflemektedir. Lise öğrencilerinin sigara için bugün düşündükleri gelecekteki tütün kullanımları için bir öngörüdür."


"Özellikle 12-13 yaş grubunun bu konu hakkındaki görüşlerine önem verilmelidir."


"Ergenlik çağındakilere yönelik reklamlar yapılmalıdır, bu reklamlar yapaylıktan uzak ve dürüstçe yapılmalıdır."


Philip Morris'in Richmond'daki Pazarlama Müdürü Robert B. Seligman'a Araştırmacı Myron E. Johnston tarafından yollanan rapor, 1981:


"Bugün 13-19 yaş arasında olanlar, yarın için potansiyel ve sürekli müşteri olacaklardır ve sigara tiryakilerinin çok büyük bir yüzdesi bu yaşlarda sigaraya başlamaktadırlar. Kırmızı Marlboro'nun başarısı büyük ölçüde bu yaş grubundaki müşterilerine bağlıdır. Kırmızı Marlboro büyüme çabası içinde olan çocukların büyüklük göstergesi haline gelmiştir. 13-19 yaş grubunun sigara içeme alışkanlığı Philip Morris için çok önemlidir."


Philip Morris'in Richmond'daki Pazarlama Müdürü Robert B. Seligman'a Araştırmacı Myron E. Johnston tarafından yollanan rapor, 1981:


"Artık 13-19 yaş arası sigara kullanıcılarına eskisi kadar güvenmemeliyiz. Çünkü, bu gruptaki büyük pazarımız, okullardaki sigara kullanımının azalmasıyla pay kaybetmekte."


6. Hamilelik döneminde sigara içme..


Sigarayı bırakmak için sebepler saymakla bitmez. Eğer bir bebek istiyorsanız ya da hamileyseniz, sigarayı bırakmak için daha önemli bir sebep olamaz. Doğacak bebeğin sağlığı sizin için her şeyden önemli olmalıdır. Şu gerçekleri asla unutmayın:


Sigara ve Bebeğin Kilosu


Hamileyseniz ve sigara içiyorsanız, henüz doğmamış bebeğinize de sigara içiriyorsunuz demektir! Sigara içen annelerin bebekleri, içmeyen annelerin bebeklerine göre daha zayıf doğmaktadır. Eğer, hamilelik sırasında çok sigara içerseniz (bir paketten fazla), bebeğinizin kilosu daha da düşük olacaktır. Daha da kötüsü, nikotin bebeğinizin gelişimi için çok gerekli olan oksijeni yok edecektir. Bebeğin gelişimi tehlikeye girecektir. Sigara içen bir annenin zayıf ama önemli bir sağlık problemi olmayan bir bebek dünyaya getirdiğini düşünelim. Doğumdan sonra, bebek kilo alacaktır ama yedi yaşına geldiğinde, yaşıtlarından çok daha zayıf, daha kısa boylu olacaktır. Zekasının düşük olma ihtimali de çok yüksektir. Okula başladığı zaman, sigara içmeyen annelerin çocukları daha çabuk okuma-yazma söküp daha başarılı olurken, bu zavallı çocuk annesinin sigara içmesi yüzünden her konuda yaşıtlarından daha geri kalacaktır.


Sigara ve Bebek Ölümleri


İstatistiklere göre, sigara içen annelerin düşük yapma ve ölü doğum yapma oranı içmeyenler göre %50 daha fazladır. Ayrıca, sigara içenlerin bebekleri 21/2 oranında aniden ölüm riski taşır. Eğer hamile olmadan önce sigarayı bırakırsanız, tüm bu riskler dört ay içinde yok olacaktır.


Sigara ve Sağlınız


Anne olmak çok zor bir iştir. Çok sorumluluk gerektirir. Her anlamda sağlığınız iyi olması gereklidir. Sigara içen insanlar, içmeyenlerden daha çok hastalanır, hemen hemen hepsinde ciddi sağlık sorunları çıkar ortaya. Dünyada, her yıl akciğer kanserinden ölen sigara tiryakisi kadın sayısı 30.000'dir. Sigarayı hemen bırakırsanız, çocuklarınızla geçireceğiniz yılları arttırmış olacaksınız unutmayın.


Sigara ve Aile Sağlığı


Sigara dumanı, pasif içiciler için de en az aktif içiciler kadar zararlıdır. Bu durum, çocuklar için daha da endişe vericidir. Onların bünyesi daha zayıftır ve henüz gelişme çağında oldukları için, oksijene, temiz havaya olan ihtiyaçları yetişkinlerinden daha fazladır. Lütfen, çocuklarınızın yanında sigara içmeyin. Onları kendi ellerinizle zehirlemeyin.


Sigarayı Bırakarak Kazanacaklarınız


Siz sigarayı bırakınca, bebeğinizin kazanacakları sizin için yeterli değil mi? Onun sağlıklı doğması, sağlıklı büyümesi anne-baba için büyük bir hazinedir. Evinizde sigara tüketimi sona erdikten sonra, çok kısa bir süre içinde hem siz hem de tüm aileniz daha temiz ve sağlıklı bir ortamda yaşamaya başlayacaksınız. Kısa sürede, hiç sigara içmeyenler gibi sağlığınıza kavuşacaksınız.


Sigara bırakmak çok kolay bir iş değildir, ama asla imkansız değildir! Kendinize bırakmak için bir tarih ve bir yol belirleyin. Aileniz için yapabileceğiniz daha iyi bir şey olamaz.


Not


Sigarayla Savaşanlar Vakfı olarak uyguladığımız tedaviye hamile olan bayanların katılma imkanı maalesef yoktur.


Uygulanan tedaviye sadece hamile olan bayanlar değil, kalp pili kullanan hastalar ve yeşil reçeteli hastalar da bu kapsama dahildir.


* Bu durumda sigarayı kendi kendinize bırakmanız gerekir. Bu konuda size yardımcı olacağını düşündüğümüz ipuçlarını öğrenmek için tıklayınız.


7. Pasif içicilik ve sonuçları..


Sigara dumanının zararları saymakla bitmez ve sadece sigara içenler için değil içmeyenler için de çok zararlıdır. Sigara, puro ya da pipo içen bir kişinin yanında duran kişi hem yanan tütününün hem de sigara içen kişinin dışarı verdiği dumanı solur ve oldukça büyük bir zarar görür.


Her yıl binlerce pasif içici, sigara dumanın verdiği zararlardan dolayı hastalanarak, hayatını kaybetmektedir.


Zehirli Duman


Pasif içiciler, sigara içen kişilerin yanında durarak 3.700 çeşit kimyasal gazdan zarar görmektedirler. Bunların büyük bir kısmı zehirlidir, geriye kalan kısmı da kanserojen benzopyrene ve formaldehyde gazlarıdır.


Sigara dumanına ne kadar çok maruz kalırsanız, kalp krizi geçirme ve akciğer kanseri olma riskiniz o oranda artar.


Risk Altındaki Bebekler ve Çocuklar


Ne yazık ki, çocuklar için risk çok daha ciddidir. Çünkü, akciğerleri henüz gelişmektedir ve onlar yetişkinlerden daha fazla ve hızlı nefes alıp veririler. Sigara dumanına maruz bırakılarak, pasif içici durumuna düşürülen çocuklarda, kulak ve boğaz enfeksiyonları, bronşit ve zatürree sıklıkla görülen hastalıklardır.


* Sigara şirketleri ve yetkilileri tarafından yapılan itiraflar..


1961 yılında BAT (İngiliz Amerikan Tütün Şirketi) Bilim Adamı Sir Charles Ellis tarafından sigara tiryakilerine yapılan açıklama:


"Sigara içmeyi sağlayan şeyleri anlamak için öncelikle bağımlılığın ne olduğunu bilmemiz gerekir."


13 Şubat 1961, BAT raporu, "Sigara İçmenin Etkileri ve Battelle Kontratı için İleri bir Araştırma Yapılması için Öneri", Sir Charles Ellis, Araştırmanın Yöneticisi.


"Şunu hatırlatmamın iyi olacağını düşünüyorum ki, nikotin ihtiyacının genetik özellikleriyle ilgili araştırma sonuca ulaşmak üzeredir".


Brown & Williamson Araştırmacısı R.B. Griffith'in 1963 yılı raporu:


"Nikotin bağımlılık yapmaktadır. Biz nikotin satıcıları olarak, bağımlılık yapan bir uyuşturucu satıyoruz..."


Brown & Williamson Raporu, 17 Temmuz 1963


"Eğer, nikotin kullanımı kronik tiryakilere yasaklanırsa bile, hipotalamus'un kortikotropin salgılaması çok azalacağından dolayı bu kişiler zayıf bir endokrin sistemine sahip olacaklardır. Böyle zayıf düşmüş bir vücut, sürekli sigara içerek, psikolojik dengesini sağlamaya çalışır. Bu bilinçsiz istek, bireyin nikotin bağımlılığını açıklamaktadır."


19 Şubat 1969 Philip Morris araştırmacısı Dr. Helmut Wakeham:


"Sigara bir ürün değildir, bir ambalajdır. Ürün nikotindir... Bir nefes sigarayı bir nikotin kamyonu gibi düşünmeliyiz."


1970'lerin başı, Philip Morris firmasından William L. Dunn'ın kısa notu:


"Biz tütün endüstrisi değil nikotin endüstrisi işindeyiz."


BAT Firması genel başkanının şirket yöneticileriyle yaptığı bir toplantı tutanaklarından, 1971:


"Nikotin bağımlılığı, pH dengesinin düzenlemesiyle kolaylıkla sağlanabilir."


1973 R.J. Reynolds'un bilim araştırmacısının "RJ Reynolds markasının gençliğe yönelik pazarında daha fazla satışa ulaşması için"yaptığı araştırmayla ilgili notu:


"Carolyn Levy'e bu araştırmayı sürdürmesi için onay verdim... Araştırmaya devam edeceğiz. Eğer, nikotinin sonuçları morfin ve kafein sonuçlarıyla benzerlik gösteriyorsa, araştırmayı gömmek istiyoruz. Bu nottan sadece iki kopya var, bir tanesi ekteki, diğeri de bendeki."


1977 Philip Morris Raporundan:


"Çok az tüketici, nikotinin bir zehir olduğunun yada ne kadar bağımlılık yaptığından haberdar değil."


8.  Sigara ile ilgili istatistikler..


Türkiye'de Sigara Tüketimi


1990-1995 YILLARI


İki yabancı markalı sigara fabrikası faaliyete geçti. Açılışında bütün devlet erkanı oradaydı. Bütün “billboard”lar, gazeteler, dergiler, satış noktaları neredeyse her yer sigara reklamı ile donatıldı. Bine varan araç, on bini aşan personelle dağıtım ağı kuruldu. Tüketimi körüklemek için bedava sigaralar dağıtıldı.Başta bayiler olmak üzere her yere promosyonlar yağdırıldı. Tıp fakültesi mezuniyet balosunu Marlboro düzenledi. Üniversitelerin özel günlerinin değişmez sponsoru sigara idi. “Camel Trophy” - “Marlboro Adventure” gibi organizasyonlar sürekli gündemde tutuldu. Bir çok gazeteci- televizyoncu tanıtım için başta Amerika olmak üzere seyahatlere götürüldü. Çıkarılmak istenen kanun veto edildi, sonra gündeme bile alınmayıp, bir dönem görüşülemeden kadük oldu.


Patlama Yapan Sigara Tüketimi


* 1993 yılında yıllık tüketim 4.7 milyar paket / 22 Trilyon TL


* 1994 yılında yıllık tüketim 5.4 milyar paket / 61 Trilyon TL


* 1995 yılında yıllık tüketim 5.7 milyar paket / 95 Trilyon TL


Sosyal Sonuçlar


* 5 yılda (11-19 yaş arası) 5 milyon genç sigaraya başladı.


* Sigara içme yaşı 11’lere indi.


* Sigara, son derece prestij kazandı, bilinç altlarına yerleşti.


* Sigara içmek doğal bir davranış oldu. Hiçbir kapalı yerde, sigara içen hiçbir kimseyi uyaramazdınız.


* Savaşılması imkansız görünen sosyal ve ekonomik bir dev imajı oluşturuldu.


SİGARA ÜLKEMİZİN 1 NUMARALI SORUNUDUR !!!


Türkiye'de Sigaradan Ölümler


Peki sigaradan daha öncelikli sorun var mı? Bir toplumsal sorunu neye göre sıralamalıyız. Şüphesiz ölçümüz insan hayatı ve sağlığına verdiği zarar ölçü olarak alındığında: Hiçbir şey, sigara kadar ülkemizde insanlarımıza zarar vermemektedir. Ölçümüz insan hayatıdır.


Her yıl ülkemizde 100.000 insanımızı erken yaşlarda sigaraya kurban vermekteyiz eğer önlem alınmazsa önümüzdeki 20 yılda bu sayı 250.000'e çıkacak.


Her yıl ülkemizde 100 bin kişinin ölmesi karşısında kılı kıpırdamayanlar var. Her yıl 100 bin kişi ne anlama geliyor?


Her gün 1 uçak düşüyor ve 300 kişi ölüyor.


Her yıl yüz bin nüfuslu bir şehrimize bir atom bombası atılıyor


Her gün içi dolu 6 otobüs uçuruma yuvarlanıyor kimse sağ kalmıyor.


Sigarayı Daha Başka Nasıl Tanıyabiliriz?


Ülkemizde en çok ölüme sebep veren diğer toplumsal sorunlarla karşılaştıracak olursak, sigarayı daha iyi tanıyabiliriz. Ülkemizde sonucu ölüm olan toplumsal belli başlı diğer sorunlarla karşılaştırılacak olunursa :


Bilinen terör, yılda 2-3 bin insanımızın


Trafik terörü yılda 6-7 bin insanımızın


Sigara terörü yılda 100 bin insanımızın hayatına mal olmaktadır.


Sigaranın yol açtığı ölümler; trafik, terör, iş kazaları vb. tüm ölümlerin toplamından beş kat daha fazladır.


SİGARA SADECE ÜLKEMİZİN SORUNU DEĞİLDİR..


Dünyada Sigaradan Ölümler


Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünyada en büyük sağlık sorunun sigara olduğunu ilan etmiştir.


Dünyada her yıl 4.9 milyon insan sigaradan hayatını kaybediyor. Eğer, gerekli önlemler alınmazsa bu sayı, önümüzdeki 20 yılda 10 milyona çıkacak.


9. Sigara nasıl bulundu?


19. Yüzyıldan Önce Tütün Kullanımı


1492'den önce: Amerika kıtasının yerlileri tedavi ve dini amaçlarla tütün üretimi yapıyorlardı.


1492: Kristof Kolomb Amerika'yı keşfetti. Avrupa'ya döndüğünde yanında bu kıtada daha önce hiç görülmemiş olan tütün tohumları ve yaprakları vardı. Kolomb'un mürettebatından Rodrigo Jerez tütün içerken görüldü ve şeytan tarafından ele geçirildiği iddia edilerek hapis cezasına çarptırıldı.


1535: Montreal Adasına ulaşan Jacques Cartier oradaki yerli halkın kendisine tütün sunmasından sonra günlüğüne "vücutlarını, ağızları ve burunları sanki birer bacaymışlar gibi tütene kadar, dumanla dolduruyorlar", "biz de onları taklit ettik, ancak duman biber gibi acıydı ve ağzımızı yaktı" diye yazmıştı.


1556: Fransa ilk defa tütünle tanıştı ve Jean Nicot kısa zamanda tütün içmeyi popüler hale getirdi (19. Yüzyıl bilim adamları "nikotin" olarak tanınan kimyasal maddeye onun adını verdiler). 1565 yılına gelindiğinde, tüm Avrupa'ya yayılan tütün alışkanlığı, ünlü İngiliz aristokratı ve şairi Sir Walter Raleigh'nin tütün içmeye başlamasıyla, İngiltere'ye de girdi.


1610: Japonya'da tütün üretimi ve içimi yasaklandı.


1612: Amerika'da Virginia'da ilk defa ticari tütün ekimi yapıldı ve başarıya ulaştı. Amerikalı tütün ekicisi John Rolfe daha sonra ünlü Kızılderili kızı Pocahontas'la evlendi. On yıl içinde, tütün Virginia eyaletinin en önemli ihraç maddesi haline geldi. Tütün ekimi için köle iş gücü kullanılmaya başlandı.


1618: Virginia 20.000 libre tütün üretti.


1622: Virginia, bir Kızılderili saldırısında kolonisinin üçte birini kaybetmesine rağmen 60.000 libre tütün üretti.


1627: Virginia, 500.000 libre tütün üretti.


1629: Virginia tütün üretimini üç katına çıkararak 1.500.000 libre tütün üretti.


1634: Maryland kuruldu. Maryland'de de tütün üretimine başlandı. Rus Çarı tütün içimini tüm Rusya'da yasakladı. Tütün içerken yakalananların ceza olarak burnu kesiliyor, suçun tekrarı halinde ölüme mahkum ediliyorlardı.


1660: Tütün üreticisi olan Virginia ve Marland kolonilerinde kölelik başladı. Sayıları azalan beyaz uşaklar yerini kölelere bıraktı. Köle fiyatları tütün fiyatlarına göre belirlenmeye başlandı.


1676: New France Kolonisinde sokakta tütün içmek ve tütün taşımak yasaklandı. Bir süre için, perakende satışta yasaklandı ancak halkın kendileri için tütün yetiştirmeye başlamasıyla, Kanada'nın tütün endüstrisi düşüş gösterdi.


1732: Virginia'nın en zengin tütün üreticisi Robert King öldü. Öldüğünde 300.000 dönüm arazisi ve 700 kölesi vardı.


1739: Fransa, Kanada'dan tütün ithal etmeye başladı.


1761: İngiliz doktor John Hill, "Cautions Against the Immodetrate Use of Snuff" (Aşırı Enfiye Kullanımına Dikkat) isimli ve tarihte bilinen ilk tütün-kanser araştırması olan raporunu yayınladı.


1775: Virginia ve Maryland'in tütün üretimi 100 milyon libreye ulaştı.


19. Yüzyıl


1800: ABD'nin köle nüfusunun yarısından fazlası Virginia ve Maryland'deydi. Bu iki eyaletteki toplam zenci köle sayısı 395.000'di.


1800'lerin başı: Puro tüketimi, enfiye tüketimiyle rekabet etmeye başladı. Tütün çiğneme ve pipo kullanımı ortaya çıktı.


1854: 1856 yılında sona eren Kırım Savaşı başladı. İngiliz ve Fransız askerleri Türk tütünüyle tanışıp, onu Avrupa'ya götürdüler.


1878: Kanada'nın Ontorio bölgesinin rahibi Albert Sims "The Sin of Tobacco Smoking and Chewing Together With an Effective Cure for These Habbits" (Tütün İçme ve Çiğneme Günahı ve Bu Alışkanlıkları Bırakmak İçin Etkili Tedavi) isimli kitabını yayınladı.


1881: ABD'de, John Bonsack ilk sigara yapan makinenin patentini aldı. Böylece ABD, günde 120.000 sigara üretmeye başladı. Bir makine 48 kişinin yaptığı işi yapıyordu. Üretim maliyeti düştü ve güvenli kibritin de icadıyla, sigara tüketimi bir anda patladı.


1889: Saint John Hastanesi sigaranın zararlarını ve gırtlak kanserine neden olduğunu anlatan bir kitap yayınladı.


1891: Kanada'nın British Colombia eyaletinde, 15 yaşından küçüklerin tütün içmesi yasaklandı.


1895: Sadece Kanada'da 66 milyon adet sigara satıldı.


20. Yüzyıl


1903: Kanada, İngiltere ve Amerika'da sigaranın zararları ciddi bir şekilde ele alınmaya başlandı, Kanada'da sigaranın yasaklanması için meclise kanun tasarısı verildi.


1914: Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla, sigarayı yasaklama hareketi sekteye uğradı hatta tüm dünyada, cephedeki askerlere tütün yollama kampanyaları başladı.


1920'ler: Tüm dünyada sigara kullanımı hat safhaya ulaştı, bir yılda tüketilen sigara sayısı milyarları buldu.


1930: Almanya'nın Köln Üniversite'si bilim adamları sigara ve kanser arasındaki ilişkiyi istatistiksel olarak ortaya çıkardı.


1934: İlk mentollü sigara üretildi.


1938: John Hopkins Üniversitesi doktorlarından Raymond Pearl sigara içenlerin, sigara içmeyenlere oranla daha genç yaşta öldüklerini belirtti.


1939: Almanya Polonya'yı işgal etti ve İkinci Dünya Savaşı başladı. Cephedeki askerlere sigara taşınmaya başlandı.


Bu sırada Alman bilim adamları sigara ve kanser arasındaki ilişkiyi daha derinlemesine inceleyen yeni bir istatistiksel rapor yayınladı.


1943: Dünya yetişkin nüfusunun yaklaşık %60-%80'nin sigara içiyordu.


1944: Amerikan Kanser Derneği, sigaranın sağlığa zararlı olabileceğini belirtti. Akciğer kanseri ve sigara arasındaki ilişkinin henüz kesinlik kazanmadığını ama gene de dikkatli olunması gerektiği hakkında halkı uyardı.


1947: Kanadalı doktor Norman Delarue akciğer kanseri hastalarının %90'ının sigara tiryakisi olduğunu gösteren bir araştırma yayınladı.


10. Yeni hayatınıza hoş geldiniz.


En sevdiğiniz koltuğa oturun, rahatlayın, bir çay ya da kahve için. Bir sigara yakın. Arkanıza yaslanın ve rahatlayın. Dumanı içinize çekin, dışarı verin. Keyfini çıkarın. Üzülmeyin nasıl olsa, sigarayı yarın bırakacaksınız, ya da öbür gün, ya da öbür hafta, belki öbür ay ... Bu tamamen size bağlı, bunu sizin için bir başkası yapamaz. Kendi kendinize yapmak zorundasınız. Herkes kendi kararını kendisi vermek zorunda, herkesin bağımlılık durumu farklı. Ancak, her sigara tiryakisinin akciğerleri aynı karanlık görünüşe sahip ve vücutları acı içinde.


Sigara içen herkes onun zararlarını biliyor. Tüm tavsiyeleri, uyarıları duyuyor, hatta her pakete baktığında onun sağlık için zararlı olduğunu okuyor. Sigaranın zararları ile ilgili kampanyaları istemese de fark ediyor. Ancak bunların hiç biri yeterli olmuyor. Üstelik, halka açık yerlerde, kapalı mekanlarda, devlet dairelerinde ve pek çok iş yerindeki sigara yasakları da tiryakilerin günlük sigara tüketimini azaltmıyor. Çünkü, onlar her zaman bir yolunu bulup istedikleri kadar sigara içiyorlar.


Kısacası, eğer bir kişi sigarayı bırakmaya hazır ya da kesin kararlı değilse, sigara içmek için geçerli bir sebep ve uygun bir mekân mutlaka yaratıyor. Sigarayı bırakamamış tüm tiryakiler bilir bunu. Bazen de sigarayı bırakmak isteyen bir tiryaki, bir gün hiç içmedikten sonra, "bütün gün dayandım, artık bir sigara içebilirim" der ve her şey yeniden başlar. Sigaraya yeniden başlamak için "çok gerildim, çok stres altındayım, bir sigaraya ihtiyacım var" gibi bahaneler de ileri sürülür. "Birkaç sigaradan ne olur" düşüncesi de bu konuda çok etkilidir.


Sigarayı bırakmak için, ilk önce karar vermelisiniz. GERÇEKTEN! Bu kararı kesin olarak verdiyseniz, sigarayı hayatınızdan sonsuza dek çıkarabilirsiniz.


Alışkanlığınız ya da ondan nasıl kurtulacağınız konusunda ne yazık ki bir genelleme yapmak pek mümkün değil. Sizin sigara içme sebepleriniz ya da sigara tüketiminiz bir başkasınınkiyle aynı değildir. Örneğin, bir tiryaki hep aynı markayı hiç değiştirmeden içebilir, bir başkası ise sürekli değişik markaları kullanabilir. Ne zaman içtiğiniz, nasıl içtiğiniz, nerede içtiğiniz ve ne kadar içtiğiniz tamamen size özeldir.


Sigara içilmemesi gereken bir durumda, bir tiryaki uzun süre çok da fazla çaba göstermeden dayanabilir, bir başkası bu duruma hiç tahammül edemeyerek, kendisine hemen sigara içecek bir ortam yaratabilir. Bunun genel bir kuralı yoktur.


Herkesin kendi kişiliği, metabolizması ve tercihleri vardır. Bir başkası bir diğerine müdahale edemez ya da kimse kimseye benzemez. Dolayısıyla, sigarayı bırakma kararı da tamamen kişiseldir.


Ancak şunu unutmamalısınız ki; bu kararı verdiğinizde kârlı çıkacak olan sizsiniz, böylece sağlıklı ve daha rahat bir hayata ulaşacağınızı bilin. Biz bu haberde size, sigaranın tüm yüzlerini, devasa paralar dönen ve sizin sağlığınız pahasına zengin olan bir endüstriyi, ayrıca bu kötü alışkanlıktan kurtulabilmeniz için neler yapabileceğinizi sunduk. Sigarasız bir hayat ya da sağlıksız bir hayat. Tercihi yine  siz yapacaksınız. “Yeni hayatınıza hoş geldiniz” diyelim mi?



Türkiye’nin sigara gerçeği



Türkiye Toraks Derneği Tütün ve Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Esra Uzaslan, Türkiye’de günde 200-250 kişinin sigaradan kaynaklanan nedenlerle öldüğünü belirtti.


Türkiye’de sigara içen 17 milyon kişinin günde 40 milyon doları, yılda ise yaklaşık 15 milyar doları sigaraya verdiklerini belirten Esra Uzaslan, “sigaraya başlama yaşı 12’ye kadar düştüğü Türkiye’de eğitim düzeyi arttıkça sigara alışkanlığı da artmaktadır” dedi.






 

Türkiye Toraks Derneği Tütün ve Sağlık Çalışma Grubu Başkanı Esra Uzaslan, Türkiye Toraks Derneği’nin, 3-4 Aralık tarihlerinde Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Oditoryumu’nda gerçekleştireceği “Tütün ve Kontrolü” konulu sempozyumun tanıtımı için basın toplantısı yaptı.

Dünyada 1.3 milyar kişinin sigara içtiğini ve her yıl 4.9 milyon kişinin sigara nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Uzaslan, sigara içenlerin yüzde 15’inin gelişmiş, yüzde 85’inin de gelişmekte olan ülkelerde yaşadığını bildirdi.


Türkiye’nin tütün üreten, ihraç-ithal eden ve tüketen bir ülke olduğunu anımsatan Uzaslan, ülkede erişkin nüfusun yüzde 51’inin sigara içtiğini ve sigara içme yaşının 12’ye kadar indiğini anlattı.


“DENEYEN 4 KİŞİDEN 3’Ü TİRYAKİ OLUYOR”


Türkiye’de tütün kullanımının toplumun her kesiminde yaygın olduğunu ifade eden Uzaslan, “Türkiye’de sigara salgını var” dedi. Sigaraya başlama nedenlerini, “akran etkisi, ulaşılabilirlik, rol modeller, görsel basın, film, klip, gizli reklam ve promosyonlar” olarak sıralayan Esra Uzaslan, sigarayı bir kez deneyen 4 kişinin 3’ünün sigara tiryakisi olduğuna işaret etti.


Fiyatının ucuz olması, tane ile satılması, gençlerin aile ve arkadaş ortamından rahatça edinebilmelerinin sigara tüketiminde etkili olduğunu kaydeden Uzaslan, kırsal alandaki kadınlar arasında sigara içiminin çok az olduğunu ancak kentlerde kadınların sigara içim oranının yükseldiğini, hatta eğitimli ve kültürlü kadınlar arasında sigara içme alışkanlığının arttığını söyledi.


Uzaslan, Türkiye’nin 1990-1999 yılları arasında Bulgaristan ve Pakistan’dan sonra sigara tüketiminin en fazla arttığı üçüncü ülke olduğunu ifade ederek, Türkiye’nin dünya tütününün yüzde 4’ünü ürettiğini bildirdi.


Kapalı mekanlarda sigara içilmesine devam edilmesinin büyük bir sorun olduğunu anlatan Uzaslan, pasif içicilerin kanser olma riskinin de çok yüksek olduğunu söyledi. Türkiye’nin Tütün Kontrol Çerçeve Sözleşmesi’ni imzaladığını, sigara ile ilgili kanunun da iyi hükümler içerdiğini anlatan Uzaslan, ancak kanunun uygulanmasının yeterli olmadığını kaydetti.


“ÖLÜMLER 6 KAT ARTTI”


Tütün endüstrisinin sigarayı popüler kültürün bir parçası haline getirmek için filmleri, televizyonu, müzikleri ve interneti araç olarak kullandığını dile getiren Uzaslan, şöyle devam etti:


“Ülkemizde sigara içen 17 milyon kişi günde 40 milyon doları, yılda ise yaklaşık 15 milyar doları sigaraya vermektedir. Bu, 17 milyon kişinin 4 milyonu hayatından 7 yıl, 4 milyonu ise 22 yıl kaybederek ölecektir. Ülkemizde her yıl yaklaşık 100 bin kişi sigarayabağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Sigaranın yol açtığı hastalıklar nedeniyle ülkemize verdiği yıllık ekonomik zarar ise 2.7 milyar dolardır. Sigara yetişkin kişileri erken yaşta verimli çağlarında öldürerek de ülke ekonomisine zarar vermektedir. Türkiye’de 3 milyon KOAH hastası bulunmaktadır. Her yıl 50 bin yeni akciğer kanseri olgusu ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de 1965-1997 yılları arasında sigara içimi ile ilgili hastalıklardan ölümler 6 kat artmıştır. Pnömoni, astım, tüberküloz hastalıklarının artışı ve alevlenmelerinde de sigara rol oynar. Ülkemizde sigaranın oluşturduğu 24 hastalığın tanı ve tedavi maliyeti bir milyar dolar olarak hesaplanmaktadır.”


“HER GÜN BİR UÇAK DÜŞÜYOR”


Türkiye’de günde 200-250 kişinin sigara ve ona bağlı nedenlerden öldüğünü belirten Uzaslan, “Bir uçağın 250 kişi taşıdığını varsayalım. Türkiye’de her gün sigara nedeniyle bir uçak düşüyor ve insanlar ölüyor. Böyle bir haber gazetelerde günlerce yer alırdı. Ama sigara nedenli ölümler bu kadar yer almıyor” diye konuştu.


Sigara ile mücadelede kalıcı çözümün ancak geniş kapsamlı ulusal tütün kontrol stratejilerinin geliştirilmesi ve program halini alarak sürekliliğinin sağlanması ile olabileceğini anlatan Uzaslan, Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı Ulusal Tütün Kontrol Programı’nı bir an önce uygulamaya geçirmesini istedi.


Uzaslan, 2 gün sürecek sempozyumda, sigara ve zararları, sigarayı bırakma yöntemleri, ulusal olarak yapılması gerekenler konularında görüş alışverişinde bulunulacağını anlattı.


Derneğin Yönetim Kurulu Üyesi Eyüp Sabri Uçan da, Türkiye’de son 10 yılda sigara tüketiminin yüzde 50 arttığını belirterek, “Sigara, tüm kanserlerin yüzde 70’inin, akciğer kanserlerinin yüzde 90’ının teknedeni. Sigara içmeyen kadınlar da kocalarının dumanlarından etkilenip hastalanıyorlar” dedi.Uçan, sigaranın öldürdüğü bilinerek satılan tek ürün olduğunu kaydetti.

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?