Sevdası Yitik Öğretmenler

yazar-65

Öğretmenlik evvela samimiyet, sonra mesuliyettir. Öğretmen saadet pınarları sunan kişidir. Öğretmen şefkat satar, sevgi yudumlar. Yeni neslin geleceğe hazırlanmasında şuur kaynağı öğretmendir. Tarihi şekillendiren en önemli köşe taşlarının başında öğretmen gelir. Toplumlar öğretme eyleminden mahrum kaldıklarında öğretmensizliğin ne tür densizlikler açtığını fark ederler. Eğitilmemiş toplumların bireyleri ancak anarşi çıkarır. Egosuna tevhidi yerleştiremeyenler sosyal yaşamda vahdeti inşa edemezler. Eğer bir toplum muvahhid bireylerden oluşmazsa her türlü hukuksuzluğun önü açılır. Azgın benlikler tüm haksızlıkları kendilerine hak kabul ederler. Haksızlığın hak sayıldığı yere zulüm diyarı denir. Dinsel genetik kodlarımızla konuşursak zulüm diyarına Daru’l-Harb adı verilir. Tüm öğretmenlerin ortak görevi Daru’l-Harb’i barış, huzur, adalet, güvenlik, güzellik, hayır ve estetiğin hâkim olduğu bir zemine yükseltmektir. Bu kıvamı yakalamış ülkeye Daru’l- İslam denir. İslam; barışın ve kurtuluşun evrensel adıdır; tevhit eksenli bütün dinlerin makro ve mikro idealinin mütemmim kavramıdır. Bazılarının sandığı gibi Daru’l-İslam, şeriat devleti falan değildir. Hukuk ve adaletin, iman ve azmin, saygı ve tahammülün, barış ve evrensel birlik bilincinin, dünya vatandaşı olma sorumluluğunun hücrelere kadar sindiği ülkeye Daru’l- İslam denir. İşte bu nedenle tüm eğitimciler Daru’l- İslam hedefini yakalamak için çabalamalıdır. Bir eğitimcinin temel vazifesi asil şahsiyetler inşa etmek, adil kişiliklere mimar olmak ve dürüst fertlerin egemenliğini yerleştirmek olmalıdır. Sorumluluğunun farkında bulunan öğretmene asrın beyin yapıcısı demek de doğrudur. Beyin yapmak, varlığı yeniden biçimlendirmektir; varlığa anlam katmaktır.

Gerçeğe yabancı dimağlar öğretmenin elinde hakikata dost zihinler haline gelir. “Kendim için istediğimi başkası için de istemeliyim.” diyebilmeyi taze beyinlere öğretmenler yerleştirebilir. Öğretmen nasıl olmalıdır ki bahsi geçen sözleri gerçekten yaşayabilsin ve yaşatabilsin. Bunun formülü çok açık: Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür olmak. Yani düşüncesi ideolojik sapmalarla hastalıklı, hak/gerçeklik duygusu dogmalarla örülü ve zihinsel tasavvuru yobazlıkla çevrili olan biri öğretmen olamaz. Şeklen öğretmen kılığına girer ancak özde öğretmenlik yapamaz. Kemalizm, sosyalizm, sosyal demokrasi, liberalizm, İslamcılık,  milliyetçilik, mezhepçilik, bölgecilik ve tüm cılıklarla cülüklerden kişi ne kadar uzaksa o nisbette özgürdür. Öğretmenin temel mantalitesi hür düşüncedir. Fikir serbestisini reddeden kimseden öğretmen olmaz. Öğretmenler odasında oturup bu öğrencilerden adam olmaz, bu ülkeye demokrasi fazla gelir kabilinden modern fetva veren çağdaş müftülerden olsa olsa Pişekar olur, Hacıcavcav olur. Ayda bir kitap dahi okumayan ancak her naneden anladığını zanneden tiplerde öğretmen kimlik kartı görmek bir faciadır. Öğrencisine şefkat ve merhamet kanatlarını açması gereken yerde öğrencisinden zoraki de olsa saygı bekleyen bahtsızlara öğretmen diyemem. Eğitim politikalarının yanlışlığı, materyalist bakışın topluma hâkim olması, Kur’an İslam’ının irtica yaftasıyla illegaliteleştirilmesi, Cumhuriyet’in atanmış seçkinler rejimi gibi lanse edilmesi eğitimcilerin eğitimsizlik ve kültürsüzlüğüne neredeyse bahane edilecek duruma getirilmiştir. “Ben maaşım kadar çalışırım.” deyip de maaşının zekatı kadar da çalışmayan kimseye öğretmen denilebilir mi? Hele bu tip bir hergeleye vatansever, barışçıl, demokrat, adam gibi adam yakıştırması yapılır mı? Böylesi hilkat garibelerine memleketin gidişatı hakkında seninde sözün var, sen de konuş denilir mi? Denilirse ne olur. Ahanda bugünkü eğitim manzarası olur. Eğitimin haysiyetine kurşun sıkan bir kısım eğitimsizler ve sorumsuzlar, Abdurrahman Çelebi olarak hala okullarımızda göbek kaşımakla meşguldür. Yoklukları rahmet olacak bu tiplerin varlığı zahmet olmaktadır. Sorunun en büyüğü bazı öğretmenlerin seviye kaybına uğramasıdır. Bir kısım öğretmenler hocalık vasıflarını kaybettiler. Yani akademik bilgi seviyeleri yoktur, imanları taklitten ibarettir, sözde ibadetleri vardır, objektif bakışı hiç tanımazlar, sıradanlaşmışlığın en sıradan sürüleri arasına katılmış olduklarının farkında bile değillerdir.

Ülkemin çocukları kaybedilirken vicdanında kendine en hafifinden bile pay çıkarmayan birine öğretmen demediğim gibi insan da demem. Sevdası yitmemiş öğretmenleri özlüyoruz. İnşallah onların öğrencileri olan hakiki muallimlerin sırtında bu ülke istikbalin öncüsü olacak ve ikbalimiz semayı kuşatacaktır. Öğretmenler Günü’nün tüm öğretmenlerimize bir özdenetim muhasebesi olması dileğiyle gerçek öğretmenlerimin ellerinden öperim…

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.