"Sendikalaşma devleti korkutuyor"

"Türkiye'de en büyük sendika, sendikasızlar sendikasıdır" diyen Büro Memur Sen Konya Şube Başkanı Servet Buzcu, "Çünkü memurların sendikalaşmasından devlet korkuyor, halk korkuyor hatta çalışanlar dahi korkuyor" dedi.

Çetin TOFAN

İlk olarak 1965 yılında işçilere tanınan grevli ve toplu sözleşme hakkıyla başlayan sendikacılığın 40 yıllık macerasını gazetemize değerlendiren Büro Memur Sen Konya Şube Başkanı Servet Buzcu, devletin; memurların sendikalaşmasından korktuğunu öne sürdü. Kamu sendikalarının şuanda dernek hüviyetinden ileri gitmediğine dikkat çeken Buzcu "Bu nedenledir ki, kamu sendikaları işe yaramaz bir görüntü vermektedir. Etkin olmadığı içinde 3 büyük konfederasyon olmasına rağmen en büyük sendika, sendikasızlar sendikasıdır" dedi. Sendikalara devletin yanı sıra sokaktaki vatandaş hatta çalışanların dahi karşı olduğunu ileri süren Buzcu, "Türkiye'deki en büyük sorun merkeziyetçiliktir. Oysa her bölgenin sorunu aynı olsa bile, sosyal, ekonomik ve kültürel yapısından dolayı çözüm yolu farklı olabiliyor. O nedenle, sendikalar bölgeselleşmeli ve yerelleşmelidir" diye konuştu. Farklı amaçlar için kurulan sendikaların zamanla konfederasyon temsilcileri tarafından belli siyasi mecralara çekilmeye çalışılmasının, konfederasyonların görevlerinin farklılaşmasına neden olduğunu vurgulayan Buzcu, konuşmasını şöyle sürdürdü: 2005 yılı itibariyle 1 milyon 584 bin 490 kamu görevlisi sendikalara üye olma hakkına sahip. Fakat bunların sadece 747 bin 617'si mevcut konfederasyonlar bünyesindeki sendikalara üye. Oysa yapılan toplu görüşmeler sendika üyesi olan olmayan herkesi kapsıyor. Mademki çalışan sendikaya üye olmak istemiyor, toplu görüşmeler sonrası elde edilen kazanımlardan muaf tutulmalıdır. Yada sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Murat Başesgioğlu tüm kamu çalışanlarından sendikalara dayanışma aidatı kesilmesi için söz verdiği yasal düzenlemeyi en kısa sürede gerçekleştirmelidir.

Gelişmiş ülkelerde demokrasinin yerleşmesi ve gelişmesinde en büyük etken olarak sivil toplum örgütlerinin (sendikalar) gösterildiğini belirten Buzcu, "Yine gelişmiş ülkeler 1 kişi ortalama 9 sivil toplum örgütüne üye. Yani bu insanlar bizim atasözümüzün gereğini yerine getiriyorlar. (Bir elin nesi var, iki elin sesi var)" şeklinde konuştu.

Yerel Haberleri

Baba-Çocuk İkilisi M1 Konya’da Bir Araya Geliyor
SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?