Selçuk Üniversitesi’nden bir ilk daha

Selçuk Üniversitesi dünyada ilk kez “Mevlana ve Mevlevilik Araştırmaları” yüksek lisans programı açtı

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Selçuk Üniversitesi’ndeki Mevlana Araştırmaları Enstitüsü bünyesinde Mevlana ve Mevlevilik Araştırmaları Anabilim Dalı’nın kurulması kararını onaylarken, Mevlana ve Mevlevilik Araştırmaları’nın yüksek lisans programı olarak açılması teklifini de kabul etti. Buna göre farklı lisans programları mezunları artık Mevlana ve Mevlevilik Araştırmaları konusunda yüksek lisans yapabilecek.

BÖYLE BİR KONUDA İLKİ GERÇEKLEŞTİRMEKTEN DOLAYI GURURLUYUZ

Mevlana ve Mevlevilik hakkında bundan sonra daha periyodik ve sistemli araştırmaların yapılabileceğini söyleyen Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hakkı Gökbel, “Hazırladığımız kapsamlı ve gerekçeli dosyaların Üniversitemiz Senatosu tarafından kabul edilip YÖK’e başvurulması neticesinde hem Mevlana ve Mevlevilik bir Anabilim Dalı olarak onaylanmış hem de yükseklisans öğrencisi alma taleplerimiz sonuç vermiştir. Artık bu anabilim dalına yüksek lisans öğrencisi alabileceğiz. Bu alanı bir meslek olarak seçmek isteyen yeni araştırmacılara imkan sağlayacağız ve somut veriler ortaya çıkacak. Enstitümüzün kuruluşu gibi araştırmalarımızın bilim dalı haline gelmesi de dünyada bir ilk oldu ve Selçuk Üniversitesi olarak bunun gururunu yaşıyoruz. Gerek üniversitemiz ve gerekse ülkemizin farklı üniversitelerinden sahanın uzmanı bilim adamlarının vereceği ders ve seminerlerle Mevlana hakkında yeni ve daha doğru bilgilerin üretilmesi için araştırmacıların yetiştirilmesine gayret sarf edilecektir.” dedi.

MEVLANA’YA GÖNÜL VERENLERE KAPILARIMIZI AÇIYORUZ

Yıllardan bu yana kendilerine yapılan yüksek lisans taleplerini artık karşılayabileceklerini söyleyen Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Doç.Dr. Nuri Şimşekler ise “Enstitümüz kurulduğu günden bu yana yüksek lisans programına başlamak isteyen birçok öğrenciye bünyemizde yükseklisans programı olmadığı için cevap veremiyorduk. Ama artık yurt dışı ve yurt içinden yüksek lisans taleplerini kabul edebileceğiz. Mevlana ve Mevlevilik alanına gönül verip araştırma yapmak isteyen kişilere kapılarımızı açacağız. 2013 yılının Şubat ayında yüksek lisans için öğrenci almaya başlayacağız. İlk etapta farklı bölümlerden 25-30 öğrenciyi almayı planlıyoruz.” dedi.  Mevlana ve Mevlevilik alanının daha çok Edebiyat, İlahiyat, Güzel Sanatlar Fakülteleri ile Devlet Konservatuarlarında lisans eğitimi alan öğrencileri ilgilendirdiğini belirten Doç.Dr. Şimşekler, kontenjanın % 20’lik kısmının dört yıllık herhangi bir lisans programından mezun olanlara ve aynı şartları taşıyan yabancı öğrencilere ayırmayı planladıklarını belirterek ihtiyaç halinde Farsça ve Osmanlıca hazırlık sınıfı da koyabileceklerini söyledi.

MEVLANA VE MEVLEVİLİK DAHA DOĞRU VE KAPSAMLI ANLATILMALI

Mevlana hakkında artık sistemli ve periyodik çalışmaların artacağını söyleyen Doç.Dr. Şimşekler, “2005 yılında UNESCO, Mevlevi kültürünü, semayı ve müziğini koruma altına almış ve ‘Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne başyapıt olarak eklemişti. Bu alanda UNESCO bizden somut adımlar atılmasını talep etmektedir. 2005 yılında Mevlana Araştırma ve Uygulama Merkezi olarak kurduğumuz ve 2010 yılında Enstitü haline getirdiğimiz kurumumuz ve devamında YÖK’ten olur aldığımız Anabilim Dalı ve Yüksek Lisans programı, ülkemizde bu alandaki en somut adımlar olmuştur. Almaya başlayacağımız yüksek lisans öğrencilerimizle birlikte artık bir bilim olarak kabul edilen Mevlana ve Mevlevilik hakkında profesyonel ve uzman kişiler yetişecektir. Bu alanda ülkemizde birçok Mevlevihane restore ediliyor. Zaten önümüzdeki hedeflerden biri de Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü işbirliğinde burada yüksek lisans programında yetişen bazı öğrencilerin bu Mevlevihanelerde istihdam edilmesi olacak. Ayrıca en önemli hedeflerimizden biri de ülkemizin farklı üniversitelerinde sahayla ilgili farklı bilim dallarında yapılan lisansüstü çalışmaların koordin edilmesini sağlamak ve bu şekilde daha sistemli bir çalışma içine girilmesine zemin hazırlamak olacaktır.” dedi.

ENSTİTÜ’NÜN MİSYONU

Son 15-20 yıldır Mevlana ve Mevleviliğe artan ilgi neticesinde bu alanla ilgili daha çok popüler bilgilerin ve semanın ilgi gördüğünü belirten Doç. Dr. Şimşekler “Tabi ki bunlar Mevlana’yı ilk olarak anlama yolunda gerekebilir, ancak onun düşüncelerinden istifade edebilmek için öncelikle eserlerinin bütün olarak değerlendirilmesi, yüzyıllar boyu hakkında yapılan Farsça ve Osmanlıca kaynak eserlerin günümüze kazandırılması, günümüz batı dünyasında yazılan eserlerin incelenerek varsa yanlışları bunların ortaya konması ve yine 700 yıllık bir kültür zenginliğimiz olan Mevleviliğin tarih içerisinde yetiştirmiş olduğu şair, yazar, sanatçı ve musıkişinasların eserlerinin bir araya getirilerek tasnif edilmesi Enstitümüzün ve burada yetişecek bilim adamlarının en önemli misyonlarından biri olacaktır. Mevlana, daha doğru ve kapsamlı araştırılıp anlatılmalıdır.” dedi. Doç. Dr. Şimşekler Selçuk Üniversitesi olarak özellikle 1985 yılından günümüze kadar Mevlana ile ilgili rektörlük nezdinde bu çalışmaların kurumsallaşması adına çok çaba sarf edildiğini, bugün ise bu sürekli ve azimli çalışmaların sonuç verdiğini belirterek Konya adına bütün rektörlere, şimdiki Rektör Prof. Dr. Hakkı Gökbel’e ve geçmişte emeği geçen bilim adamlarına şükranlarını sunmanın bir vefa borcu olduğunu dile getirdi.

 

 

Yerel Haberleri

SEZON ÖNCESİ KRİTİK İNCELEME
TARİHİ CAMİLERDE SAF TUTTULAR
MİLYONLUK VURGUN ENGELLENDİ
Lazerle Göz Çizdirme Dönemi: Hangi Yöntem Size Uygun?
ARANAN ŞAHISLARA SIKI TAKİP